Haber Detayı
‘Kanser çetesi’ iddiası savcılıkta
İzmir’de kanser hastalarının, devlet hastanelerindeki bazı doktorlar tarafından, menfaat karşılığı özel onkoloji merkezlerine yönlendirildiği öne sürüldü.
Uzun yıllar onkoloji alanında çalışan ve ismini paylaşmak istemeyen bir kaynak, gördüklerini Aydınlık’a anlattı.
Mahlas olarak “Mehmet” adını kullanan kaynak, iddialarla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.
Mehmet, uzun süre devlet hastanelerinde, 8 yıl boyunca da özel bir onkoloji merkezinde çalışmış.
Ortada bir “kanser çetesi” olduğunu savunan Mehmet, kanser hastalarının, devlet hastanelerinde görevli bazı doktorlar tarafından, belirli özel onkoloji merkezlerine yönlendirildiğini iddia etti.
Bu yönlendirmelerin tesadüf olmadığını, tatil, para gibi bir menfaat ilişkisi yürüdüğünü öne süren Mehmet, “Bir iki kişinin işi değildi.
Yıllarca süren, oturmuş bir sistemdi.” dedi. ‘DEVLETİN CİHAZLARINI KULLANDILAR’ Özel bir onkoloji merkezinde devletin imkanlarından faydalanıldığını ve SGK’nın dolandırıldığını anlatan Mehmet, “2012–2020 yılları arasında bu merkezde tomografi cihazı bulunmuyordu.
Ama hastaların tetkikleri yapılıyordu.
Nasıl?
Devlete ait tomografi cihazları kullanılıyordu.” dedi.
Mehmet, bazı özel onkoloji merkezlerinin belirli devlet hastanelerini adeta “alan” gibi paylaştığını, buralardan kendilerine hasta devşirdiklerini ilri sürdü.
ESKİ CİHAZLA TEDAVİ Özel merkezlerde 1990’dan kalma, üretimi artık yapılmayan radyoterapi cihazlarıyla hastaların sözde tedavi edildiğini söyleyen Mehmet, “Bu cihazlar çok eski teknolojiliydi ve tedavi için artık uygun değildi.
Yalnızca tümörlü dokuyu değil, sağlıklı hücreleri de etkiliyordu.
Hasta güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyordu.” iddiasında bulundu.
Mehmet, yönlendirmelerden cihaz kullanımına, menfaat ilişkilerinden hasta listelerine kadar savcılığa ayrıntılı beyan verdiğini ifade etti ve şu soruların yanıtlanmasını istedi: “Devletin cihazları kimlerin bilgisi ve onayıyla kullanıldı?
Eski ve riskli cihazlarla tedavi iddiaları neden yıllarca denetlenmedi? 8 yıl boyunca denetim ve kontrol mekanizmaları neden devreye girmedi?”