Haber Detayı

Hakim Bey Apartmanı davasında şikâyetçi olmuştu: Malatyalı depremzede, Şire Pazarı kurasına alınmadığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu
Türkiye cumhuriyet.com.tr
09/01/2026 16:33 (13 saat önce)

Hakim Bey Apartmanı davasında şikâyetçi olmuştu: Malatyalı depremzede, Şire Pazarı kurasına alınmadığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu

6 Şubat depremleri sonrası yıkılan ve rezerv alan ilan edilerek yeniden yapılan Şire Pazarı'nda hak sahibi olmasına rağmen çekilen kuraya dahil edilmeyerek kendisine yer verilmediğini belirten depremzede Yusuf Öner, Hakimbey Apartmanı davasında şikayetçi olduğu gerekçesiyle bilinçli olarak mağdur edildiği iddiasıyla ilgililer hakkında suç duyurusunda bulundu. Öner, ailesinden diğer hak sahiplerine benzer süreçleri yaşadığını ileri sürdü.

Şire Pazarı'nda hak sahibi olmasına rağmen yeni yapılan binada kendisine yer verilmediğini belirten Yusuf Öner, hak arama girişimlerinden sonuç alamadığını, yetkililer hakkında Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Hakimbey Apartmanı’nda ablasını kaybettiğini hatırlatan Öner, bu dava sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile karşı karşıya geldiğini, Şire Pazarı’nda yaşadığı hak kaybının da bu nedenle kasıtlı şekilde gerçekleştirildiğini ileri sürdü. “DÜKKÂNIM İÇİN 10 YIL KREDİ ÖDEDİM” “Normalde bir tane dükkân aldım.

Mülkiyet olarak benim dükkânımdı.

O zaman 10 yıllık kredi çektim, zor şartlarda ödedim.

Mülkiyetim olsun, ileride bana yararı olur diye aldım” diyen Öner, şunları söyledi: “Buranın daha ilk, buranın yıkılmasıyla ilgili bir sıkıntı oldu.

Biz hak sahipliğine başvurduğumuzda, burada Şire Pazarı’na dâhil edilip, aslında burası ayrı bir yerdi, benim dükkânımın olduğu bu köşe Şire Pazarı sanılıp büyük bir yanlışlıkla, tespit yapılmadan yıkıldığını anladık.

Daha sonra kendileri, 'Zaten biz çarşının hepsini yıkacaktık, o yüzden sıkıntı yapmayın.

Biz sizi de işte orayı zaten Şire Pazarı’yla, 52’ye 2 ada ile, 52’ye 1 adayı birleştireceğiz.

Bundan dolayı bunu sıkıntı yapmayın, sizi hak sahibi yapalım, yine yerinizde dükkânlarınızı verelim' dediler.

Biz de tamam dedik.” “KURAYA ALINMADIM, DÜKKÂNI OLMAYANA DÜKKÂN VERİLDİ” Kendisinin kuraya hiç dâhil edilmediğini, dükkânı olmayana dükkan çıktığını söyleyen Öner, şöyle konuştu: “Daha sonrasında kuralar çekildi.

Ben Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne gittim, bana kuradan dükkân çıkmadığı söylendi.

Ondan sonra ben bu durumu kabullenecekken, çevre yolu tarafında benim dükkânım olduğu sırada, burada dükkânı olmayan bir şahsa dükkân verildiğini fark ettim.

Kendilerine 'Burada bu kişinin dükkânı yoktur' dedim.

Başta kabul etmediler ama sonradan ben ısrarla bu işin üzerine gidince kendileri kabul ettiler. 'Yanlışlık olmuş, o kişiye biz dükkân vermişiz.

Biz o kişinin dükkânını alacağız, orada bir düzenleme yapacağız' dediler.

Daha sonrasında fark ettim ki beni dâhil ettiklerini söyledikleri kurada benim ismim yok.

Kendileri de bunu kabul ettiler. 'Ya işte bir yanlışlık olmuş, biz seni kuraya almadık.

Kurada bir hata oldu ama biz bunu düzeltelim, işte şikâyetçi olma' dediler.

Beni aylardır oyalamaktalar.” “DÜKKÂN VERİLMEYECEĞİNİ SÖYLEDİLER” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’yle yaptığı görüşmelerde kendisine açıkça dükkân verilmeyeceğinin söylendiğini belirten Öner, şunları kaydetti: “Daha sonrasında kendileriyle bu iki üç gün önce görüştüğümde bana buradan dükkân vermeyeceklerini, kuraları iptal etmeyeceklerini, burada herhangi bir hakkım olmadığını belirttiler.

Kendilerine kuranın iptali için, yeniden çekilmesi için, adaletli bir şekilde dağıtım yapılması için başvuruda bulundum.

Ancak bunu reddettiler.

Ben de dün, 8.01.2026 tarihinde Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na, burada kurada sahtekârlık olduğunu, hile olduğunu, kuraların yanlış olduğunu, hak sahibi olduğum yerin kurasına dâhil edilmediğimi ve bana dükkân verilmediğini belirten bir dilekçe verdim.

Çevre Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm bölümüne de dün dilekçemi verdim.

Kuraların ivedilikle iptal edilmesi, teslimlerin durdurulması talep ettim.” “HAKİM BEY APARTMANI DAVASI NEDENİYLE KASIT VAR” Yaşadığı sıkıntıların temelinde Hakim Bey Apartmanı davası olduğunu düşündüğünü dile getiren Öner, şöyle devam etti: “Hakimbey Apartmanı’nda ben kardeşlerimi kaybettim.

Elazığ depreminde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün sorumlularının ihmalleri vardı bunda.

Bariz ihmaller karşısında ben şikâyetlerimi basında, resmî mercilerde belirttim.

Ben Hakimbey Apartmanı davasında kendilerine şikâyetçi olduğum için, çeşitli mercilere şikâyette bulunduğum için burada bilinçli olarak üzerime gelindiğini düşünüyorum.” AİLE FERTLERİ DE MAĞDUR Aile fertlerinin de aynı tür sıkıntılar yaşadığına söyleyen Öner, “Burada abimin, İsmet Öner’in üç tane dükkânı var.

Yengenin, abinin.

Onlardan sadece bir tanesini vermişler.

Diğer ikisi için yine kurada yanlışlık var ve 'vermeyeceğiz' diyorlar.

Abim Ankara’ya gitti bununla ilgili.

Malatya sorumlusu kişiyle görüştü.

Orada dilekçesini veriyor. 'Biz düzeltmeyeceğiz' denilince dilekçesini veriyor.

İlgili şahıs kendisini akşam saat yedide arıyor. 'Sen nasıl böyle bir dilekçe verirsin?

Bundan sonra bizimle muhatap olamazsın.

Bizim işlerini çözmek için mahkemeye git.

Burada herhangi bir hakkın olmayacak' gibisinden ifadelerde bulunuyor” dedi. “MÜLKİYET HAKKIM YOK EDİLİYOR” Yaşananların bilinçli olduğunu, mülkiyet hakkının bir şekilde yok edildiğini ileri süren Öner şunları söyledi: “Savcılığa verdiğim dilekçede, Hakimbey Apartmanı davası şikâyetlerimden dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde bana karşı bir kasıt olduğunu, bundan dolayı bilinçli olarak buranın kurasına katılmadığımı belirttim.

Buna benzer şekilde abimin dükkânları, yine aynı şekilde babama ait olan Çöşnük’teki arsası bir anda yer değiştirdi.

Babam itiraz edince düzelttiler.

Yani Hakimbey Apartmanı’nın yerinde, ruhsatsız bir şekilde inşaata başlandı. 78 kişinin öldüğü Hakimbey Apartmanı’nın bulunduğu yerde, Malatya’da ilk yıkılan bina olmasına rağmen, hiç haberimiz olmadan ruhsatsız bir şekilde inşaata başlandı.

Bunlara nasıl izin veriliyor?

Bunun sebebinin benim bu sorunlardan şikâyetçi olmam ve bundan rahatsız olmaları olduğunu düşünüyorum.

Burada benim mülkiyet hakkım engelleniyor.

Mülkiyetim bir şekilde yok edilmeye çalışılıyor.

Ben gerekli mercilere, bakanımıza sesleniyorum.

Benim buradan mülkiyetimi istiyorum.”

İlgili Sitenin Haberleri