Haber Detayı
Suriye Ordusu SDG’yi süpürüyor
Halep’in merkezini işgalden kurtaran Suriye Ordusu, terör örgütü Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’ni Fırat’ın batısından tamamen temizlemek üzere yeniden harekete geçti. Örgütün işgali altındaki bölge askeri alan ilan edildi.
Suriye Ordusu Harekât Heyeti, 13 Ocak’ta yayımladığı haritalı duyuruyla Fırat Nehri’nin batısında kalan ve SDG kontrolünde bulunan bölgeleri “kapalı askerî alan” ilan etti.
Açıklamada, terör örgütü SDG, PKK’lı unsurlar ve devrik rejim kalıntılarının bu bölgelerde yığınak yapmayı sürdürdüğü belirtilerek, söz konusu hattın Halep’e yönelik saldırılarda kullanılan kamikaze insansız hava araçlarının çıkış noktası olduğu ifade edildi.
Duyuruda sivil halka çağrı yapılarak, “SDG örgütünün mevzilerinden uzak durulması” istendi.
Açıklamada, “Bu bölgede bulunan tüm silahlı grupların Fırat’ın doğusuna çekilmeleri gerekmektedir.
Canlarınızı koruyun!” denildi.
Suriye Ordusu, bölgenin suç teşkil eden eylemler için kullanılmasını engellemek amacıyla “gerekli tüm önlemlerin alınacağını” vurguladı.
Haritalı paylaşımda Meskene ve Deyr Hafir’in de yer aldığı geniş bir hat askerî alan olarak işaretlendi.
Askerî alan ilanıyla eş zamanlı olarak Deyr Hafir çevresinden çatışma haberleri gelmeye başladı.
Yerel saha kaynaklarına göre, SDG unsurları Halep kırsalında Um Tina köyünü Deyr Hafir’e bağlayan köprüleri patlayıcılarla havaya uçurdu.
Aynı saatlerde Deyr Hafir çevresindeki köylerin ağır topçu ateşine maruz kaldığı bildirildi.
Bölgeden yapılan paylaşımlarda, çatışmaların özellikle Deyr Hafir hattında yoğunlaştığı, Suriye ordusunun bu hatta yönelik askerî hazırlıklarını artırdığı aktarıldı.
Suriye ordusuna yakın kaynaklar tarafından yayınlanan “acil” duyurularda, Deyr Hafir’den Maskana’ya kadar uzanan bölgede askerî operasyonun başlatıldığı bildirildi.
Açıklamada, askerî harekâtın SDG’nin Mart mutabakatının derhâl uygulanmasına yönelik talepleri reddetmesi ve bir gün önce yapılan “bölgenin teslim edilmesi” çağrısını görmezden gelmesi üzerine başlatıldığı ifade edildi.
Duyuruda, SDG’nin çatışmalarda ABD menşeli askerî teçhizatı kullanmasına izin verilmediği belirtilirken, örgütün koalisyondan herhangi bir hava desteği almadığı da özellikle vurgulandı.
GECE BOYU ÇOK CEPHELİ ÇATIŞMA 13 Ocak gecesi çatışmalar yalnızca Deyr Hafir hattıyla sınırlı kalmadı.
Ayn İsa hattında SDG/YPG’li teröristler tarafından El-Salibi ve El-Muşrifah bölgelerinden iki ayrı sızma girişimi gerçekleştirildiği, bu girişimlerin Suriye tarafınca püskürtüldüğü bildirildi.
Tişrin Barajı çevresinde de Suriye ordusu ile SDG/YPG’li teröristler arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı.
Baraj hattındaki bir sızma girişiminin engellendiği aktarılırken, Deyrizor cephesinde Ebu Hamam çevresinde ve Tel Abyad’ın batı kırsalında da aralıklı çatışmaların sürdüğü kaydedildi.
Halep’te Rus tankları kullanıldı Bölgedeki yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Suriye Ordusu’nun Halep ve çevresindeki operasyonlarda kullandığı askerî araçların büyük bölümü Rus menşeli sistemlerden oluşuyor.
Kaynaklar, Suriye Ordusu’nun kendi üretimi zırhlı personel taşıyıcılar dışında sahada kullanılan tüm askerî araçların Rus yapımı olduğunu aktardı.
Tank envanterinin ise tamamen T serisi tanklardan oluştuğu belirtilirken, sahada T-55, T-62 ve T-72 tipi tankların kullanıldığı ifade edildi.
Hicri: İsrail’in parçasıyız Suriye’de terör örgütü PYD/SDG ile ittifak halinde hareket eden İsrail destekli ayrılıkçı Dürzi grubun lideri Hikmet el-Hicri, İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesine röportaj verdi.
Şam yönetimini hedef alan Hicri, Tel Aviv’e övgüler dizdi.
Suriye’nin geleceğinin “bölünme” yönünde şekilleneceğini ileri süren Hicri, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin “El Kaide’nin devamı niteliğinde, DEAŞ benzeri bir yapı olduğunu ve azınlıkları yok etmeyi hedeflediğini” savundu.
Temmuz 2025’te Süveyda’da yaşanan çatışmalardan “İsrail’in yardımı sayesinde kurtulduklarını” belirten Hicri, Türkiye başta olmak üzere bazı ülkelerin de Suriye yönetimine açık destek verdiğini ifade etti.
İsrail’i “uluslararası hukuk devleti” olarak tanımlayan ayrılıkçı lider, hedeflerinin Suriye’den ayrılarak bağımsızlık elde etmek olduğunu belirtti. “Sadece özerklik değil, bağımsız bir Dürzi bölgesi talep ediyoruz” diyen Hicri, bu sürecin dış bir garantör gözetiminde ilerleyebileceğini öne sürdü.
Bölgenin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Hicri, “Kendimizi İsrail devletinin varlığının ayrılmaz bir parçası, İsrail ile ittifak kurmuş bir kol olarak görüyoruz.
İsrail, gelecekteki düzenlemeler için tek garantör ve yetkili kuruluştur” iddiasında bulundu.
Suriye’nin gelecekte bölüneceğini savunan Hicri, “Suriye bölünmeye, bağımsızlık ve özerklik temelinde yeni yapılar oluşturmaya doğru gidiyor.
Gelecek budur” ifadelerini kullandı.
Hicri ayrıca, İsrail ile aralarında bir insani koridor bulunmadığını, bu durumun Süveyda’ya yönelik yardımların ulaştırılmasını zorlaştırdığını da dile getirdi.