Haber Detayı
ABD Trump’la aslına dönüyor!
Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz...
Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz: - Türkiye’de hangi ilde ne tür bir operasyon var? - Trump bu sabah nereyi ele geçirme kararı aldı?
Dün Türkiye’nin payına İzmir’den uyuşturucu operasyonu düştü. 1.6 ton uyuşturucu hammaddesi ele geçirildi.
Ülkenin doğusundan batısına uyuşturucu operasyonları ayrı bir yazı konusu.
Dünyanın payına ise İran’a vergi operasyonuyla Grönland’ı ele geçirme yöntemleri düştü!
Önümüzdeki hafta ikinci kez göreve gelişinin birinci yılı dolacak olan Trump’ın geriye kalan üç yılda dünyayı ne kadar yoracağını kestirmek zor.
Mesele Trump’ın öngörülemez oluşu değil, dünyanın ona karşı siyaset üretememesi. *** Madalyonun öteki yüzü ise şu: ABD Trump’la aslına dönüyor!
Bir başka deyişle ABD, yerine göre kadifeye sardığı, yerine yöre kılıflar geçirdiği sömürgeci siyasetini, “aracısız” icra etmeye girişiyor.
Artık “barış gönüllüleri” yok.
Baskın birlikleri var!
Artık “yumuşak güç” yok.
Caydırıcı güç var!
Artık “Daha iyi bir din getiriyoruz” yok. “Dininiz imanınız benim” var!
Artık “Uygarlık getiriyoruz” yok.
Bildiğimizi okuyoruz var!
Artık “Demokrasi getiriyoruz” yok. “Devletleri bitiriyoruz” var!
Yukarıda sıraladıklarımız Ameri-kan tarihinin bir özeti!
Sömürgeciliğin gemi azıya almış, okyanuslar aşarak kıtalara hükmettiği 15.-18. yüzyıllarda Hıristiyanlığı yaymak, yayılmanın ucundaki görüntüydü.
Kenya Devlet Başkanı Jomo Kenyatta bunu şöyle özetler: “Beyazlar geldiğinde onların elinde İncil, bizimse topraklarımız vardı.
Zamanla bize gözlerimizi kapatıp dua etmesini öğrettiler.
Bir süre sonra İncil bizim elimizdeydi, topraklarımızsa beyazların olmuştu.” 19., 20. yüzyılda “Uygarlık getiriyoruz” , sömürgeciliğin ana söylemi oldu.
İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy ’un, “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” dizesi buna göndermedir! 21. yüzyılda ise “demokrasi getiriyoruz” , üstelik de sonsuzundan!
Afganistan’a böyle girdiler, ülkeyi 150 yıl geriye götürüp ansızın çekip gittiler. “Bizi bırakma” diye haykıran işbirlikçileri uçakların tekerleğine tutunup metrelerce yüksekten yere düştü. *** Trump bütün “ön kabulleri” kaldırdı! “Kolombiya’ya operasyon kulağıma çok hoş geliyor” diyor. “Grönland’ın önüne iki seçenek koyuyorum, gönüllü mü teslim olacaklar zorla mı” diyor. “Gazze şeridini turizm merkezi yapıp keyif çatacağımız bir video hazırlayın” diyor. “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” diyor.
Suriye’yi paramparça ettikten sonra, “Kendi başının çaresine bak” diyor! 31’i BM nezdinde oluşturulmuş 66 uluslararası kuruluştan çekilip “Bunlar gereksiz” diyor!
Yazının başındaki vurguya dönersek, şu günlerde İran’a gözünü dikti.
Molla rejiminin göstericilere ateş açmasına o kadar üzülmüş ki “Biraz daha ileri gidersen müdahale edeceğim” diyor.
Ankara’ya ulaşan haberler bu ayın sonuna dek İran’a yönelik bir operasyonun olabileceği yönünde.
Dün, İran’daki Amerikan vatandaşlarının Türkiye’ye ya da Ermenistan’a geçmesini istedi.
İsrail de böyle bir kararı iştahla bekliyor.
İran’da mollalar tüm İran halkının gerçekleştirdiği devrimi çaldılar, Humeyni rejimini kurup ihraç da edeceğiz dediler.
Şimdi kendi rejimlerini koruma derdine düştüler!
Kadınlar ve gençlerden sonra esnaf da sokağa çıktı.
Ancak rejim, sokağa çıkana “Amerikan uşağı” damgası vurup tetiğe basıyor!
Bu açıdan bakınca belki de İran rejimini Trump koruyacak!
Karanlık savaşlar dönemine girdik.
Süreci zalimlerin ve baskıcı rejimlerin gücü değil, daha insanca bir yaşam isteyenlerin iradesi belirleyecek.