Haber Detayı

Et fiyatını ithalat da düşüremedi
Toplum aydinlik.com.tr
21/01/2026 22:00 (3 saat önce)

Et fiyatını ithalat da düşüremedi

Hükümet ithal hayvan getirdi ancak fiyatlar düşmedi. Kesimlik hayvanlar büyük firmalara gitti. Köylerde ise hayvan sayısı azaldı. Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yöneticisi Abdülkadir Karahan, “Sen üreticiye damızlık düve vereceksin ki üretim yapsın." dedi.

Kasap reyonlarında köftelik kıyma 1000 liraya ulaştı, dana kuşbaşı 1000 lirayı aştı. 2025’i şap hastalığı nedeniyle sıkıntılı geçiren besiciler, maliyetler nedeniyle yeni yılda da zor günler yaşıyor.

Üreticiye “Et fiyatları neden yüksek?” diye sorduk, “Maliyete göre ucuz bile!’ dediler.

Hayvan ve köylerdeki üretici sayısının her geçen gün azaldığını belirten Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Karahan, çözümün ithal hayvan değil genç üreticilerde olduğunu vurguladı.

Eski Kars Akyaka Ziraat Odası Başkanı Engin Yıldırım da krediye ulaşımı engellenen üreticiye destek çağrısı yaptı.

Ziraat Yüksek Mühendisi Abdülkadir Karahan, bölgede kesimlerin 600 liraya yakın olduğunu belirterek, “Bu bile az.

Yem fiyatlarına göre et fiyatları şu anda ucuz.

Hayvan 550 liraya kesildiğinde yem 700 liraydı.

Şu ada kesimler 600 lira ama yem 1000 lira…” dedi.

SAHADA HAYVAN YOK Et fiyatlarının ucuzlaması için girdi maliyetlerinin frenlenmesi gerektiğine vurgu yapan Karahan, şöyle konuştu: “Şu anda girdilerin artmamasının derdindeyiz.

Arpayı 10 liradan alıyorlar, posasını yani yemi 1000 liraya satıyorlar.

Et fiyatlarının yükselmemesi mümkün değil.

Hayvan sayımız düşüyor.

Kim üretim yapıyor ki!

Hayvancılık terk ediliyor.

Şu anda köylerimizdeki üretici sayısı azaldı.

Maliyetlerin altında kalan adam, hayvancılık yapamıyor ki.

Erzincan’da üretimde yüzde 60 düşüş var.

Verilere bakmayın siz.

Adam hayvanını kestiriyor, kayıttan düşmüyor.

Bakanlık da ‘hayvan var’ diyor.

Sahada hayvan yok.” ÇÖZÜM GENÇ ÜRETİCİDE  ‘Genç üretici yok’ diyen Karahan, gençleri yeniden kazanmak için yapılması gerekenleri de şöyle anlattı: “Bizim üreticimiz 55-75 yaş aralığında. 30-40 yaşında üretici yok.

Gençleri köyde tutmanın tek çaresi sigortalarının devlet tarafından karşılanması.

Küçük işletmeleri yok ettiler, köylerde insan kalmadı.

Zorunlu olarak göçüyorlar.

Bu işin dönüşü yok.

Şehirden köye insanı getirmek çok zor.

Nasıl gelirler?

Bağ-Kur primlerini ödeyeceksin, çobanlık parasını vereceksin ki bu insanlar köyde kalsın.

Primi 10 bine çıkarmışsın, bu adam bu parayı nasıl yatırsın?

Nasıl geçimini sağlasın?

Nasıl çocuğunu okula yollasın?

İnsanlar kazanmadığı yerde durmaz. “Eksi 40 derecede you açılmayan bir köyde niye dursun da üretim yapsınlar?

Hastanade, postanede çalışıyorlar ama 4 hayvan bakmıyorlar.

Gençleri köyde tutamazsak bu işin sonu yok.” ‘ İthalat, çözüm değil sorun oldu’ Abdülkadir Karahan ithalat politikalarının çözüm değil sorun olduğunu belirtti. “Limanlarda hayvanlar büyük şirketlere gidiyor.

Üreticinin ithal hayvanı gördüğü yok.

Kimlere gittiğini bilmiyoruz.” diyen Karahan, şöyle devam etti: “Gelen hayvanlar, besilik, kesimlik hayvanlar.

Sen üreticiye damızlık düve vereceksin ki üretim yapsınlar.

Hayvanı besle-kes, yarın yine getir!

Ürettin mi çoğalttın mı?

Yok.

İthal yanlış zaten.

Üretelim ki hayvan sayısını artıralım.

Toplama suyla, ithalatla bu değirmen dönmez.” ‘Faturayı çiftçiye kesmeyin’ Eski Kars Akyaka Ziraat Odası Başkanı Engin Yıldırım da şap hastalığı nedeniyle ürün kayıpları yaşandığını belirtti, şöyle konuştu: “Çiftçi desteklemelerinde eksiklikler var.

Borcu olan çiftçi şu anda hazine destekli sübvansiyonlu kredi kullanamıyor.

Çiftçi üretirken desteklenmeli. ‘Çiftçiye yeterince veriyoruz!’ değil.

Verebileceğin kadar vermelisin.

Üretimi artırmak için bütçe ayırmalıyız.

Ayrılan bütçe üretimle geri döner.

Geçen yıl, don ve dolu felaketleri yaşadık.

Borcu olan bir tek çiftçi mi?

Hangi çiftçi afet olsun ister.

Faturayı neden çiftçiye kesiyorsunuz.

Çiftçinin de bayrağı düşerse gıda güvenliğimiz tehlikeye girer. “İthalatla çözüm bulamayız.

Hem kendimizi doyurmalıyız hem de katma değer yaratmalıyız.

Bölgede yulaf tohumuna ulaşılamıyor.

Dışarıdan kalitesiz olanı yüksek maliyetle getiriyorlar. “Bölgemizdeki veteriner fakülteleri ile meslek örgütlerini birleştirmeliyiz.

Sahada çiftçiyle akademisyenleri birleştirelim.

Sorunları birlikte çözelim. “Tarım Kredi Kooperatifleri niye var?

Kooperatifleşelim diyoruz ama Tarım Krediler marketçilik yapıyor.

Çiftçiden düşük fiyata alıp tüketiciye yüksek fiyata ürün satıyor. “Çiftçi kazanırsa üretir.”

İlgili Sitenin Haberleri