Haber Detayı

Kazma kürekle gelen mülksüzleştirme: İsrail arkeolojiyi bir silah olarak mı kullanıyor?
Dünya aydinlik.com.tr
30/01/2026 11:57 (1 saat önce)

Kazma kürekle gelen mülksüzleştirme: İsrail arkeolojiyi bir silah olarak mı kullanıyor?

İsrail, Doğu Kudüs'ün Silvan beldesinde yürüttüğü arkeolojik kazıları sadece tarihi bulgular için değil, Filistinli toplulukları yerinden etmek ve bölgenin kimliğini değiştirmek için stratejik bir araç olarak kullanıyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Silvan beldesi, son yıllarda arkeoloji ve turizm kisvesi altında yürütülen sistematik bir Yahudileştirme operasyonunun merkez üssü haline geldi.

Vadi Hilve Mahallesi’nde yoğunlaşan faaliyetler, bölge sakinlerini yerinden ederken yerleşimci örgütlerin hakimiyet alanını genişletiyor.

Uzmanlar ve arkeologlar, kazı çalışmalarının bilimsel bir arayıştan ziyade, bölgenin kadim Yahudi şehri olduğu anlatısını pekiştirmek ve Filistin varlığını silmek amacıyla kurgulandığına dikkat çekiyor.

ELAD: DEVLET DESTEKLİ YERLEŞİMCİ STRATEJİSİ 1986 yılında kurulan ve açılımı "Davud Şehri’ne Doğru" anlamına gelen Elad örgütü, bölgedeki mülksüzleştirme faaliyetlerinin başat aktörü konumunda.

İsrail devletinden milyonlarca dolar destek alan örgüt, Silvan’daki mülkleri ele geçirmek için "Sahipsiz Emlaklar Kanunu"nu kullanmak, aracılar vasıtasıyla gizli alımlar yapmak ve yargı baskısını devreye sokmak gibi yöntemlere başvuruyor.

Vadi Hilve'nin yaklaşık yüzde 40'ında kontrolü ele geçiren örgüt, işlettiği "Davud Şehri" arkeolojik sit alanı üzerinden turistlerin zihnine tek taraflı bir tarih anlatısı işliyor. 'ARKEOLOJİ SADECE TOPRAK DEĞİL, ANLATI YARATIR' Arkeoloji odaklı sivil toplum kuruluşu Emek Şave'nin Dış İlişkiler Koordinatörü Talya Ezrahi, arkeolojinin toplulukları yerinden etmek için kullanılan "çok güçlü bir araç" olduğunu vurguluyor.

Ezrahi, "Arkeoloji sadece bir arazinin statüsünü değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda bir anlatı da yaratır.

Son 30 yılda arkeolojik alanların, yerleşim yerlerini meşrulaştırmak ve genişletmek için ideolojik kurumlarca kullanıldığını görüyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Ezrahi'ye göre, Ariyel Şaron döneminden bu yana kurulan özel hükümet mekanizmaları, bu yerleşimci örgütlerin başarısının ardındaki asıl güç.

BİLİMSELLİKTEN UZAK, İDEOLOJİK KAZILAR İsrailli arkeolog Alon Arad, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da yürütülen kazıların çok küçük bir kısmının bilimsel amaç taşıdığını belirtiyor.

Arad, kazıların sadece Yahudi geçmişine odaklanıp diğer dönemlere ait bulguları görmezden geldiğini veya onlara zarar verdiğini savunuyor.

Elad örgütünün arkeolojiyi bir meşruiyet kalkanı olarak kullandığını belirten Arad, bu durumu şu çarpıcı benzetmeyle açıklıyor: Elad'ın durumu; çevre araştırmalarına fon sağlayan petrol şirketleri veya tütün şirketleri gibi.

İnsanları oraya getirip kazıları gösterdiklerinde, bulunanın ne olduğu önemini yitiriyor; sadece örgütün anlatmaya çalıştığı hikaye meşrulaşıyor.

Arad, İsrail'deki pek çok arkeoloğun uluslararası etik kurallara bağlı kalmadığını ve Doğu Kudüs'ü Yahudileştirme çabalarına alet olarak arkeoloji bilimine karşı hareket ettiklerini vurguluyor.

Bu kazılar, Mescid-i Aksa'nın güney duvarına sadece 30 metre mesafede yürütülmeye devam ediyor. 

İlgili Sitenin Haberleri