Haber Detayı

Tenis tarihinin en büyüğü: Novak Djokovic
Bahri doğukan şahin aydinlik.com.tr
01/02/2026 00:02 (8 saat önce)

Tenis tarihinin en büyüğü: Novak Djokovic

Tenis tarihinin en büyüğü: Novak Djokovic

Novak Djokovic, Melbourne’de yeni bir rekora daha imza attı.

Avustralya Açık yarı finalinde Jannik Sinner’i beş setlik bir mücadele sonunda 3-2 mağlup ederek finale çıkan Sırp raket, 39 yaşına sayılı günler kala tenis tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

Bir turnuva, bir maç ya da bir finalden çok daha fazlasıydı Djokovic’in kortta yaptıkları: Zamana meydan okumanın, düşüş yorumlarını boşa çıkarmanın ve “bitmedi” demenin sahadaki karşılığıydı.

REKORLARI ALT ÜST EDEN ADAM Djokovic’in Avustralya Açık’la kurduğu ilişki, spor tarihinin en sıra dışı istatistiklerinden biri.

Melbourne Park, onun için yalnızca bir turnuva değil, kariyerinin mihenk taşı.

Burada kazandığı 10 şampiyonluk, erkekler tenisinde tek bir Grand Slam’de ulaşılan en yüksek sayı.

Sert zeminde oynanan turnuvada yıllar boyunca Roger Federer’i, Rafael Nadal’ı, Andy Murray’i ve yeni neslin en parlak isimlerini geride bırakmayı başardı.

Sinner karşısında geriden gelip kazanması da tesadüf değildi elbette.

Novak Djokovic, Grand Slam’lerde beş sete giden maçlarda tarihin en yüksek kazanma oranlarından birine sahip.

Kariyerine baktığımızda 24 Grand Slam şampiyonluğu ile bu alanda açık ara lider olduğunu görüyoruz.

Toplamda ise 101 şampiyonluğu ve 1 Olimpiyat altın madalyası bulunuyor Nole’nin.

Haftalarca, aylarca ve hatta yıllarca dünya 1 numarası kalan Djokovic, toplamda 400 haftayı aşan, başka hiçbir tenisçinin yaklaşamadığı bir rekora da imza atmıştı.

Yıl sonu dünya 1 numarası olarak bitirdiği sezon sayısı ise sekiz.

Her Grand Slam’i en az üç kez kazanan tarihteki tek erkek tenisçi.

Tenisin dört büyük sahnesinde de mutlak bir hâkimiyet kurabilmiş nadir figürlerden biri değil, tek örnek.

TECRÜBE VE SOĞUKKANLILIK Djokovic’i yalnızca kupalarla anlatmak da eksik kalıyor.

Onu çağdaşlarından ve hatta yeni nesil raketlerden ayıran şey, oyunu okuma ve uyarlama yeteneği.

Fiziksel gücün, esnekliğin ve zihinsel direncin neredeyse kusursuz bir bileşimi.

Jannik Sinner karşısındaki yarı final de bunun somut bir örneğiydi: Gençliğin hızına karşı tecrübenin soğukkanlılığı kazandı.

Bugün oynanacak finalde karşısında Rafael Nadal’ın veliahtı olarak görülen İspanyol raket Carlos Alcaraz olacak.

Bir anlamda iki ayrı tenis çağının randevusu olacak bir karşılaşma.

Alcaraz, enerjisi, yaratıcılığı ve korkusuz oyunu ile yeni dönemin simgesi.

Djokovic ise fizik ve mental gücüyle yaşına meydan okuyan, hâlâ oyunun merkezinde duran ve standardı belirleyen isim.

Bu final, yalnızca bir kupa mücadelesi değil, tenisin nereden geldiği ve neye evrildiğiyle alakalı bir düello olacak.

Finalde kazansa da kaybetse de Novak Djokovic uzun yıllar boyunca tenisin en büyüğü olarak hafızalarda kalacak.

İlgili Sitenin Haberleri