Haber Detayı

Zonguldak’ta ne oluyor?
Hakan topkurulu aydinlik.com.tr
04/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Zonguldak’ta ne oluyor?

Zonguldak’ta ne oluyor?

Dünya Bankası memuru, sağ muhafazakâr görünümlü Turgut Özal’dan, diğer Dünya Bankası memuru, bu kez sol görünümlü Kemal Derviş’e kadar ve takip edenlerden Ali Babacan ve bugün Mehmet Şimşek, kömür işletmelerinden ellerini çekmediler.

Ne istiyorlar “kara elmas”tan?

Yukarıda saydığımız isimlerin farklı postları olsa da ortak özellikleri neoliberal olmalarıdır.

IMF politikalarının uygulayıcılarıdır.

Neoliberalizmin temel ilkesi olan “devleti küçültmek” yani milli devlet düşmanlığı ortak eylemlerindendir.

İşte Zonguldak’ta olanın esası budur. “İthal kömür ucuz, biz pahalıya çıkarıyoruz!” bahanesi ile işletmeyi kapatıp, onun yerine “ucuz!” diyerek ithalat yapmak.

Diğer gerekçe ise “Devlet işletmeleri verimsiz çalışıyor!” diyerek işletmeleri özelleştirmek.

Her iki gerekçenin ortak yönü devleti küçültmektir.

Şimdi bakalım gerçek nedir?

Gerçekten ithal kömür ucuz mudur?

Ucuz ya da pahalıya nereden bakarsak doğru bakmış oluruz?

Türkiye’de yüksek kalorili kömür yani taş kömürü Zonguldak’tan çıkarılmaktadır.

Bu kömür esas olarak demir çelik sektöründe, cevherden demir elde etmek için Karabük Demir Çelik işletmelerinde kullanılmaktadır.

Diğer kullanım alanı ise elektrik üretimidir.

Elektrik üretimi için Türkiye’de en çok kullanılan enerji kaynağı kömürdür.

EPDK’nın en son yayınlanan elektrik üretim kaynağı tablosuna baktığımızda, kömürden elde edilen enerjinin toplamda yüzde 33 olduğunu görürüz.

Elektrik üretiminde ikinci sırada ise yüzde 22,19’luk pay ile doğal gazın geldiğini görüyoruz.

Buradan şu sonuca varabiliriz.

Elektrik üretmek için kömüre ihtiyacımız var.

Yani kendimiz pahalı diye üretmezsek, ithal etmek zorundayız.

Peki ithal ettiğimiz zaman durumumuz nedir? 2025 yılı itibarıyla TÜİK rakamlarına göre Türkiye 92 milyar dolar dış ticaret açığı vermiştir.

Sonuçta Türkiye ithalat yapabilmek için dövize ihtiyaç duyan bir ülkedir.

Peki dövizi kaç paraya buluyoruz?

Buna cevabı Sayın Nihat Zeybekçi veriyor: “100 bin dolar olarak yılbaşında Türkiye’ye giren para, yıl sonunda 125 bin dolar olarak Türkiye’yi terk ediyor.

Buna dayanmak zor.” Yani neymiş, 92 milyar dolar dış ticaret açığını kapatmanın maliyeti yıllık olarak dövize yüzde 25 faiz vermekmiş.

Böyle bir faiz dünyada hiçbir yerde yok.

Yani Türkiye’de kömür çıkarmak yerine, dışarıdan ithal etmek tek başına ucuzluğu sağlamıyormuş.

Gelelim ikinci maliyete; işsizliği yüzde 7,7’ye düşürdüğünüzü açıklıyorsunuz.

Halbuki gerçek bu değil.

İşsizliğin azalmış gibi görünmesinin nedeni iş aramaktan vazgeçenlerin rakamına baktığımızda açıkça görünüyor. 2025 Kasım ayında iş gücüne dahil olmayanlar (iş aramaktan vazgeçenlerde dahil) 30 milyon 837 bin kişi iken 1 ay sonra Aralık 2025’te 31 milyon 206 bin kişiye çıkıyor.

Yani 369 bin kişi artıyor.

İş aramaktan vazgeçenler nedeniyle işsizlik düşmüş gibi görünüyor.

Ama gerçekte işsizlik artıyor.

Bir de madenlerin kapatılması ya da özelleştirilmelerine bu açıdan bakmak gerek.

Siz basit işletme mantığı ile zarar ediyor diye madeni elden çıkardığınızda, karşınıza işsizlik maliyeti çıkacaktır.

Bulunduğu yerleşimden göç, sosyal yardım yada en kötüsü işsiz insanın başvurabileceği adli olaylar.

Bunun için de güvenlik artırıcı maliyetler.

Bunun yanında, pahalı diye kendi vatandaşınıza ödemediğiniz işçilik parasını başka ülkenin işçisine ödersiniz.

Olaya basit mikro işletme mantığı ile baktığınızda haklı görünebilirsiniz.

Fakat olaya makro, yani toplumsal kâr açısından baktığınızda karşınıza tahmininizin üstünde bir maliyet çıkacaktır.

Zonguldak’ta daha çok kömür çıkarmak için yatırım yapılmalıdır.

TKİ ocakları kamu malıdır.

Özelleştirme, bu ocakların çalışanlarının ve Zonguldaklıların zararınadır.

İlgili Sitenin Haberleri