Haber Detayı

Maden-İş uyardı: İthal kömür politikaları yeni bir Soma faciasına kapı mı aralıyor?
Gündem aydinlik.com.tr
12/02/2026 15:03 (9 saat önce)

Maden-İş uyardı: İthal kömür politikaları yeni bir Soma faciasına kapı mı aralıyor?

Türkiye Maden İşçileri Sendikası, ithal kömür uygulamalarının yerli üretimi daralttığını, iş güvencesini zayıflattığını ve madenciler üzerinde oluşan ağır stresin iş kazası riskini artırdığını belirterek yetkililere 'ihbar niteliğinde' uyarıda bulundu

Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden-İş) tarafından yapılan yazılı açıklamada, uzun süredir eleştirilen ithal kömür politikalarının tehlikeli boyutlara ulaştığı vurgulandı.

Açıklamada, ithal kömür uygulamalarının yalnızca yerli üretimi ve istihdamı zora sokmadığı, aynı zamanda maden işçilerinin psikolojisini, çalışma barışını ve dolayısıyla iş güvenliğini doğrudan etkileyen ciddi bir soruna dönüştüğü belirtildi.

Madenciliğin doğası gereği dünyanın en ağır ve en riskli işkollarından biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yerin yüzlerce metre altında çalışan bir emekçinin en büyük ihtiyacının kafasının rahat olması, geleceğinden emin şekilde işine odaklanabilmesi olduğu ifade edildi.

Sendikanın değerlendirmesinde şu ifadelere yer verildi: “Madencilik, doğası gereği dünyanın en ağır ve en riskli işkollarından biridir.

Bu işte çalışan bir emekçinin en büyük ihtiyacı; kafasının rahat, geleceğinden emin ve işine odaklanabilir olmasıdır.

Çünkü yerin yüzlerce metre altında yapılan işte en küçük dalgınlık, en küçük konsantrasyon kaybı telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir.” SAHADAKİ EKONOMİK DARALMA VE BELİRSİZLİK Açıklamada, sahadaki mevcut tablonun kaygı verici boyutları aştığı savunuldu.

İthal kömür nedeniyle üretimin daraldığı, bazı ocakların kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığı, vardiyaların azaltıldığı ve üretici firmaların konkordato ilan etmek zorunda kaldığı belirtildi.

İş güvencesine dair belirsizliklerin ve sürekli “yarın ne olacak” endişesinin madenciler üzerinde ciddi bir stres yükü oluşturduğu ifade edilen açıklamada, toplu sözleşme dönemlerinin başladığı ve işverenlerin ilk kez sıfır zam talebiyle masaya oturduğu kaydedildi.

Özellikle Soma’da üretim yapan şirketlerin, ürettikleri kömürü satmakta zorlandıkları, sattıkları kömürün bedelini tahsil edemedikleri ve ağır finansal sıkıntılar yaşadıkları aktarıldı.

Sendika, bir yandan emekçilerin haklarını savunmaya çalıştıklarını, diğer yandan işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olduklarını bildirdi.

Açıklamada, içinde bulunulan durum şu sözlerle tarif edildi:“İki ucu keskin bıçaklar ortasındayız, emekçimizin hakkını savunmak adına her türlü girişimi yapmaktayız fakat işsiz kalmakla da ayrıca sınanmaktayız.” 'STRES MADENDEKİ EN TEHLİKELİ GAZDAN DAHA ZEHİRLİ' Sendika, yaşanan ekonomik ve psikolojik baskının yalnızca sosyal bir mesele olmadığını, doğrudan iş sağlığı ve güvenliği sorunu haline geldiğini belirtti.

Bilimsel çalışmalara atıf yapılan açıklamada, yoğun stres ve kaygının dikkat dağınıklığına, dikkat dağınıklığının refleks zayıflamasına, bunun da iş kazalarına zemin hazırladığı ifade edildi.

Açıklamada şu değerlendirme yer aldı: “Madencilikte hata payı yoktur.

Madencilik yüzde yüz dikkat ister.

Zihni geçim derdiyle, kalbi işsizlik korkusuyla dolu bir madenciden odaklanma beklenemez.

Stres, madendeki en tehlikeli gazdan daha zehirlidir.

Güvensiz çalışma ortamı sadece teknik eksiklikten değil, psikolojik baskıdan da doğar.” 'BU BİR İHBAR NİTELİĞİNDEDİR' Türkiye Maden İşçileri Sendikası, açıklamalarının bütün yetkililere ve kamuoyuna yönelik bir ihbar niteliğinde olduğunu vurguladı.

İş kazası oranlarında düşüş yaşanmış olsa da riskin ortadan kalkmadığına dikkat çekilen açıklamada, Soma faciası hatırlatıldı.

Sendika, “Biz Soma’da asrın felaketini yaşamış bir ülkeyiz.

Acının, ihmallerin ve bu ihmallerin bedelini canla ödemenin ne demek olduğunu en iyi biz biliriz.

Kazaların azalmış olması riskin ortadan kalktığı anlamına gelmez.” ifadelerini kullandı.

İthal kömür politikalarının yalnızca yerli kömürü değil, madencinin moralini, motivasyonunu ve can güvenliğini de tehdit ettiği savunulan açıklamada, “İthal kömür sevdası, madencinin Azrail’i konumuna gelmiştir.” denildi. 'YENİ BİR FACİA YAŞANMASIN' ÇAĞRISI Sendika, uyarılarının felaket tellallığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bunun olası bir facianın önlenmesine yönelik bir çağrı olduğunu belirtti.

Sadece Soma’da değil, tüm işyerlerinde benzer risklerin bulunduğu ifade edildi.

Açıklamada, “Bir daha Soma gibi bir felaket yaşamak istemiyoruz.

Bir daha ocaklardan siren sesleri yükselmesini, evlere ateş düşmesini istemiyoruz.” sözlerine yer verildi.

ENERJİ POLİTİKALARINDA İNSAN HAYATI VURGUSU Türkiye Maden İşçileri Sendikası, enerji politikalarının maliyet hesabıyla değil, insan hayatı merkeze alınarak belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Yerli üretimi zayıflatan ve işçiyi belirsizliğe iten her uygulamanın dolaylı olarak iş kazası riskini artırdığı belirtilerek, somut adımlar atılıncaya kadar uyarıların süreceği bildirildi.

Açıklama, “Madencinin canı, ithal kömürden ucuz değildir.” ifadesiyle son buldu.

İlgili Sitenin Haberleri