Haber Detayı

12 bin yıllık gizem çözüldü: Atalarımız dondurucu soğuktan nasıl korundu?
Güncel chip.com.tr
13/02/2026 11:00 (6 saat önce)

12 bin yıllık gizem çözüldü: Atalarımız dondurucu soğuktan nasıl korundu?

Oregon çöllerindeki bir mağarada bulunan minik deri parçaları, insanlık tarihine dair bildiklerimizi kökten değiştiriyor. Buzul Çağı'nın amansız şartlarında hayatta kalmaya çalışan göçebelerin, sadece ateşle yetinmeyip profesyonel birer terzi gibi giysi diktiği kanıtlandı.

Yaklaşık 12.400 yıl önce Dünya, bugünkünden çok daha sert ve amansız bir yerdi.

Kuzey Yarımküre, özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’nın bazı bölgeleri, dondurucu bir soğuğun pençesinde titriyordu.

İnsanlar henüz toprağı işlemeyi veya hayvanları evcilleştirmeyi öğrenmemişti ve hayatta kalmak için doğanın sunduğu kısıtlı imkanlarla yetinen göçebe topluluklar olarak yaşıyorlardı.

Mamutların ve dev kurtların hüküm sürdüğü bu vahşi coğrafyada, insanoğlunun en büyük düşmanı açlıktan ziyade kemikleri sızlatan “Erken Dryas” dönemi soğuklarıydı.Oregon’un yüksek çöllerindeki mağaralarda yapılan yeni bir keşif, bu dondurucu iklimde atalarımızın nasıl hayatta kaldığına dair gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Yüz binlerce yıl öncesine ait teknolojilerin genelde organik ve çürümeye yatkın malzemelerden yapıldığı için günümüze ulaşamıyor.

Ancak bu mağaralarda bulunan ve sadece birkaç santimetrekarelik alanı kaplayan iki küçük geyik derisi parçası, bildiğimiz tarihi değiştirdi.

Bu parçalar, insanlık tarihinin bilinen en eski dikilmiş deri kalıntıları olarak kayıtlara geçti.

Bu minik deri parçaları, atalarımızın soğukla sadece ateşle değil, “terzilik” yaparak da mücadele ettiğini kanıtlıyor.Bilim insanları, modern insanın yaklaşık 45 bin yıl önce kuzey enlemlerine kalıcı olarak yerleştiğini belirtiyor.

Bu bölgelerde hayatta kalmak, vücut ısısını koruyacak gelişmiş teknolojiler olmadan imkansız.

Oregon’daki buluntular sadece dikilmiş derilerden ibaret değil, kazı ekibi aynı zamanda küçük hayvanları avlamak için kullanılan tuzak mekanizmaları da buldu.

Tavşan gibi küçük avların diyetin temelini oluşturduğunu düşündüğümüzde, bu tuzaklar antik avcı-toplayıcıların düşünülenden çok daha karmaşık bir teknolojiye sahip olduğunu gösteriyor.Neden geyik derisi?Ancak asıl farkı yaratan, giyim tarzındaki devrim oldu.

Araştırmacılar, katmanlı ve vücuda oturan giysilerin rüzgara ve soğuğa karşı en büyük kalkan olduğunu vurguluyor.

Soğuk bir ortamda doğru kıyafete sahip olmak, bazen bir öğün yemekten bile daha kritik bir öneme sahip.

Mağarada bulunan geyik derisi parçaları, geyiğin hem işlenmesinin kolay olması hem de tavşan kürküne göre çok daha iyi yalıtım sağlaması nedeniyle tercih edildiğini düşündürüyor.

Bu insanlar sadece deriyi yüzmekle kalmadı, lifleri örerek ipler oluşturdu, iğneler geliştirdi ve kendilerine korunaklı elbiseler dikti.Bu keşif, insan dehasının zorluklar karşısında nasıl parladığını bir kez daha kanıtlıyor.

Dünya dramatik bir şekilde soğuduğunda, türümüz geri çekilip yok olmak yerine doğayı kendine uydurmayı başardı.

Hayvanları hem besin hem de hammadde olarak kullandık, bitki liflerinden aletler ürettik ve terziliği icat ettik.

Bu minik deri parçaları, aslında atalarımızın sadece hayatta kalma çabasını değil, aynı zamanda çevrelerine uyum sağlama konusundaki inanılmaz yaratıcılığını temsil ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri