Haber Detayı
Dört yıldızlı sahte bayrak itirafı
ABD ve Israil, bölge ülkelerini savaşa sokmak için sahte bayrak operasyonlarına başladı. Türkiye, Azerbaycan ve Suudi Arabistan’da yaşananların ardından CENTCOM Komutanı’ndan itiraf gibi bir açıklama geldi.
Washington ve Tel Aviv hattında panik var.
Körfez ülkeleri yatırımlarını çekme kararını tartışıyor.
İsrail’de sirenler çalmaya devam ediyor.
Hürmüz’de gemi yani enerji trafiği durdu.
İran’da ise halk bombaların altında ABD-İsrail’e karşı eylemlere kesintisiz şekilde devam ediyor.
Bu ortamda Pentagon’dan yapılan açıklamalarda şaşkınlık ifadeleri gizlenemezken, ABD-İsrail bölge ülkelerini savaşa sokmak için sahte bayrak (false flag) operasyonlarına başladı.
Önce Güney Kıbrıs, sonra Hatay ardından da Azerbaycan….
İNGİLTERE: KIBRIS’A ATILAN İHA İRAN’DAN GELMEDİ Sahte bayrak kokan ilk operasyon Kıbrıs’ta denendi.
Birkaç gün önce İngiltere Savunma Bakanı Jon Healy, GKRY’de bulunan Akrotiri askeri üssüne İHA’larla saldırı düzenlendiğini açıkladı.
İsrail ve Batı basını bunun İran’dan geldiğini iddia etti.
Ardından İngiltere Savunma Bakanlığı yapılan soruşturma sonunda saldırının İran’dan gelmediğini açıkladı.
HATAY’DA KIŞKIRTMA NATO’nun Türkiye’yi hedef aldığını iddia ettiği füzenin düşürülmesi sonrasında, önleyici füze parçaları Hatay Dörtyol’a düştü.
Batı basını İran ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek için “İran füzelerinin hedefi Türkiye’ydi” propagandasına başladı.
Ve tabi o meşhur, NATO’nun 5. maddesi de gündeme getirildi.
Fakat İran ordusu ve yetkilileri, Türkiye’yi hedef alan bir füzenin atılmadığını açıkça aktardı.
Ankara’nın da düşük tonda açıklamaları yaratılmak istenen krizi önledi.
Ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte 5. maddenin tartışılmadığını böyle bir konunun olmadığını açıklamak zorunda kaldı.
AZERBAYCAN’A İHA Sahte bayrak operasyonlarının en dikkat çekeni ise Nahçıvan’da yaşandı.
Nahçıvan’da havalimanına ve bir okulun yakınına iki İHA düştü.
Azerbaycan bunu bir terör saldırısı olarak nitelendirip İran’ı kınasa da Tahran, bu İHA’ların kendileri tarafından atılmadığını ve Azerbaycan’ın egemenliğine saygı duyduğunu açıkladı.
İran Silahlı Kuvvetleri, faile işaret etti: “Bu tür eylemlerin Siyonist rejim tarafından Müslüman ülkelerin ilişkilerini bozmak için çeşitli yollarla gerçekleştirilmesinin geçmişi vardır ve yapılan incelemelere göre, İran İslam Cumhuriyeti’ni suçlamak amacıyla bu eylem söz konusu rejim tarafından gerçekleştirilmiştir.” Savaşın başlarında Suudi Arabistan’ın en büyük petrol şirketi olan Aramco hedef alındı.
İran bu saldırıda dahlinin olmadığını açıkladı.
Birkaç gün önce Katar ve Suudi Arabistan’da bombalı saldırılar planlayan Mossad ajanlarının yakalanması da “sahte bayrak” operasyonlarını ele veriyor.
CENTCOM: KOPYALADIK İHA ile ilgili bir dikkat çekici nokta ise ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklama.
CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper, Amerikan kuvvetlerinin şu anda ele geçirilen ve tersine mühendislik uygulanan İran tasarımından türetilen bir insansız hava aracı kullandığını açıkladı.
Cooper İHA’nın adının LUCAS (Düşük Maliyetli İnsansız Savaş Saldırı Sistemi) olduğunu söyleyerek, “LUCAS... vazgeçilmez.
Bu, İran’ın orijinal bir insansız hava aracı tasarımıydı.
Onu ele geçirdik, içini boşalttık, Amerika’ya gönderdik, üzerine küçük bir ‘Made in America’ yazısı koyduk, buraya geri getirdik ve şimdi İranlılara ateş ediyoruz.” ifadelerini kullanıyor. ‘BİZE TUZAK KURMUŞ OLABİLİRLER’ Körfez ülkelerinde de saldırılarla ilgili şüpheler artıyor.
Suudi Arabistan merkezli Independent Arabia’nın Genel Yayın Yönetmeni Adhvan el-Ahmari, Körfez ülkelerini hedef alan saldırıların tamamının İran tarafından düzenlenmediğini söyledi.
Ahmari, ABD ile İsrail’in Körfez ülkelerini savaşa dahil etmeyi amaçlayan bir “tuzak” kurmuş olabileceğine dair endişelerin bölgede giderek güçlendiğini belirtti. “Bazıları bu savaşın Körfez ülkelerini suça ortak etmek ve İran’la karşı karşıya getirmek için kurulmuş bir Amerikan-İsrail tuzağı olduğuna inanıyor.
Bence bu ihtimal her geçen gün güçleniyor” diyen Ahmari, Washington’un kısa sürede savaşı bitirdiğini ilan ederek bölge ülkelerini İran’la baş başa bırakabileceğini vurgulayarak meseleyi daha da ciddi bir boyuta çekti.
KÖRFEZ YATIRIMLARI ÇEKMEYİ TARTIŞIYOR İran’ın sert karşılığı Körfez’deki Arap ülkelerini hem askeri hem siyasi hem de ekonomik olarak büyük bir tedirginliğe soktu.
İngiliz Financial Times’ın (FT) haberine göre Körfez ülkeleri Batı’ya yaptığı yatırımları çekmeyi tartışıyor.
FT’ye konuşan bir Körfez yetkilisi, bu durumun etkilerinin yabancı devletlere veya şirketlere verilen yatırım taahhütlerine, spor sponsorluklarına, işletme ve yatırımcılarla yapılan sözleşmelere veya mevcut varlıkların satışına kadar yayılabileceğini belirtti.
Yetkili bölgenin dört büyük ekonomisinden üçünün (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar) hissedilen bu baskıları ortaklaşa tartıştığını ifade etti ancak bu devletlerin isimlerini vermekten kaçındı.
ABD’li eski Bakan’dan itiraf: Trump sahte bir zafer ilan edebilir İsrail’e desteği ile bilinen eski ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Trump’ın işin içinden çıkmak için “zafer” ilan edip savaşı bitirmek zorunda kalabileceğini aktardı.
Önceki gün Bloomberg’e konuşan Blinken İran’ın ABD-İsrail’e karşı bir yıpratma savaşı yürüttüğünü söyleyip şu önemli itiraflarda bulundu: “İranlılar bizi, savunma amaçlı birçok füze önleyiciyi veya hatta fırlatma rampalarını imha etmek için kullanılan saldırı füzelerini çoktan tüketmiş olduğumuz bir duruma soktular.
Tekrar ediyorum, kesin rakamları bilmiyorum, ancak bu kaynaklar sonsuz değil.
Üretim süreleri çok uzun.
Ve elbette, birçok durumda, 20 bin dolar değerindeki insansız hava araçlarını düşürmek için çok pahalı silah sistemleri kullanıyoruz.
Bu, uzun süre devam ederse kötü bir ekonomik formül olur.
İkinci ve üçüncü dereceden sonuçlardan bahsetmişken, beni endişelendiren bir diğer şey de şu: Cephaneliğimizi o kadar tüketebiliriz ki, yeniden kazanılması çok uzun zaman alabilir.
Bu da bizi örneğin Çin veya Rusya karşısında dezavantajlı duruma düşürebilir.” ABD KORE’DEKİ PATRİOTLARI TAŞIYACAK ABD-İsrail’in savunma zaafiyetini kanıtlayan bir diğer durum da Güney Kore’den geldi.
Güney Kore hükümeti kaynaklarına atıfta bulunan medya raporları, Patriot sistemlerinin Orta Doğu’da yeniden konuşlandırılmak üzere hazırlandığını ve bunları taşımak için ağır ABD askeri nakliye uçaklarının Osan’a uçtuğunu belirtti.
Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun dün, ABD’nin mobil füze önleme sisteminin birimlerinin Güney Kore’deki diğer yerlerden Osan Hava Üssü’ne taşındığına dair haberlerin ardından, parlamento oturumunda soruları yanıtladı.
Cho, ABD ve Güney Kore ordularının, İran’a karşı savaşta kullanılmak üzere Güney Kore’de bulunan bazı ABD Patriot füze savunma sistemlerinin yeniden konuşlandırılması olasılığını tartıştıklarını söyledi. 22. dalga: Minab’ın intikamı İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Gerçek Vaat 4 Operasyonu çerçevesinde yapılan 22. dalga füze fırlatma aşamasının tam başarıyla tamamlandığını kamuoyuna duyurdu.
DMO’ya göre, operasyonun bu kritik evresinde stratejik hedeflere yönelik ağır darbe vuruldu.
Operasyonunun 22. dalgasının, cuma sabahı Minab Okulu’nda İranlı çocukların katledilmesine misilleme olarak yapıldığı belirtildi.
Operasyon kapsamında Fars Körfezi’nden Tel Aviv’e kadar uzanan bir koridorda yer alan Amerikan ve İsrail stratejik hedefleri; Hayber, Hürremşehr 4 ve Fatih füzeleriyle ateş altına alındı.
Devrim Muhafızları, saldırıların şiddetinin artırılarak genişletileceğini vurguladığı açıklamada, saldırıların ana hedefleri arasında Fars Körfezi ülkelerinde konuşlu Amerikan ve İsrail askeri üslerinin yanı sıra Tel Aviv, Ben Gurion Havalimanı ve Hayfa’daki stratejik askeri merkezlerin bulunduğu bildirildi. ‘Rusya İran’a ABD kuvvetlerinin yerlerini söylüyor’ WashIngton Post’un özel haberinde Rusya’nın, İran’a ABD kuvvetlerinin yerlerinin istihbaratı verdiği yazıldı.
İstihbarat bilgilerine yakın üç yetkiliye göre, Rusya, İran’a Orta Doğu’daki Amerikan güçlerine saldırmak için hedef belirleme bilgileri sağlıyor.
Gazeteye göre bu da ABD’nin bir diğer büyük düşmanının -dolaylı olarak bile olsa- savaşa katıldığının ilk göstergesi.
Haberde şu ifadelere yer verildi: Daha önce haberlerde yer almayan bu yardım, hızla genişleyen çatışmaya artık Amerika’nın nükleer silahlara sahip başlıca rakiplerinden birinin ve üstün istihbarat yeteneklerinin de dahil olduğunu gösteriyor.
Konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen üç yetkili, savaşın cumartesi günü başlamasından bu yana Rusya’nın İran’a ABD askeri varlıklarının, savaş gemileri ve uçakları da dahil olmak üzere, yerlerini ilettiğini söyledi.”