Haber Detayı

Şahname’den kahramanlık hikâyeleri! Demirci Kavalar zulme meydan okuyor
Kültür sanat aydinlik.com.tr
07/03/2026 00:00 (4 saat önce)

Şahname’den kahramanlık hikâyeleri! Demirci Kavalar zulme meydan okuyor

Emperyalizmin saldırılarına direnen İran, gücünü köklü tarihinden ve destanlarından alıyor. Firdevsi’nin kaleme aldığı Şahname’de Dahhak’ın zulmüne direnen Demirci Kavalar bugün de emperyalizmle mücadele ediyor.

Dünyanın en köklü tarihini ve medeniyet mirasını taşıyan İran, insanlığın ön cephesinde yer alıyor.

ABD ve İsrail’in tehditlerine ve saldırılarına boyun eğmeyen İran aslında gücünü tarihi mirasından alıyor.

İran edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Şahname’nin ikinci bölümü kahramanlık hikâyelerine ayrılır.

Bu hikâyelerden en meşhuru da Demirci Kava’nın Dahhak’la mücadelesidir.

Saltanatı bin yıl süren Dahhak, zulmüyle tanınır.

Dahhak’ın sahte adaletine boyun eğmeyen Demirci Kava’nın bıraktığı mücadele kararlılığı bugün de yaşıyor.

Kava ve Feridun’un işgalciliğe ve zulme karşı gösterdiği direniş aslında İran halkının onurlu duruşunun edebi bir yansıması.

DAHHAK’A BOYUN EĞENLER Destanda, halkına zulmeden ve omuzlarındaki yılanları her gün gençlerin beyinleriyle besleyen Kral Dahhak anlatılıyor.

Halkın tepkisinden korkan Dahhak, ülkenin ileri gelenlerini toplayarak kendisini aklamak ister.

Dönemin önde gelenlerinden kendisini aklayacak ve iyi bir hükümdar olduğunu ifade eden bir tutanak tutmalarını ister: “Şimdi benim hakkımda bir zabıt tutun.

Orada, iyilikten başka bir şey yapmadığımı, doğru sözden başka bir şey söylemediğimi ve adalette kusur etmediğimi belirtin!” Soylular ve bilgeler korkuya kapılarak bu sahte belgeyi imzalar.

DEMİRCİ KAVA’NIN İSYANI Sarayda bu tutanak onaylanırken, on yedi oğlunu Dahhak’ın yılanlarına kurban veren sıradan bir işçi, Demirci Kava (Kave) sarayın kapısına dayanır.

Son oğlu da elinden alınmak istenen Kava, korkudan sinmiş soyluların aksine padişahın karşısına dikilerek hakkını şu sözlerle arar: “Ben kimseye zararı olmayan bir demirci parçası olduğum halde padişah başıma ateşler yağdırıyor.

Sen bir padişahsın ve ejder yapılısın, ama yine de bana karşı adaletli olman gerekir!” YIRTILAN BELGE VE DİRENİŞ BAYRAĞI Dahhak, büyüyen tepkiyi dindirmek için Kava’nın son oğlunu ona bağışlar ancak karşılığında saraydakilerin imzaladığı o tutanağı onun da onaylamasını ister.

Kava, tutanaktaki sahtekarlığı reddeder ve saraydakilere dönerek, “Ey devin köleleri!

Sizin yüreğinizden Tanrı korkusu silinmiş, hepiniz cehennemin yolunu tutmuş, gönlünüzü devin sözüne bağlamışsınız!

Ben ne padişahtan korkarım ne de bu tutanağı imzalarım!” diye bağırır.

Kava, belgeyi yırtıp ayaklarının altında çiğner.

Saraydan çıkarak, demir döverken ateşten korunmak için kullandığı meşin önlüğü bir mızrağın ucuna geçirir ve halkı şu sözlerle isyana çağırır: “Feridun’un tarafını tutun, Dahhak’ın boyunduruğundan kurtulun...

Şu değersiz deri sayesinde dost ve düşman birbirinden ayrılacaktır!” DEMAVEND DAĞI’NDA BİTEN SALTANAT Sıradan bir işçinin meşin önlüğü, sarayların karşısında direnişin sembolü olan “Kava’nın Bayrağı”na dönüşür.

Bu bayrak etrafında toplanan halk, Feridun’un önderliğinde büyüyen bir isyanla Dahhak’ın saltanatını yıkar.

Dahhak, Demavend Dağı’nın derinliklerinde sonu görünmeyen bir mağaraya ağır çivilerle zincirlenir.

Destan, zalimin sahte belgelerinin tarihe karıştığını, geriye ise haklı direnişin kaldığını şu dizeyle özetler: “Dünyada senden sonra da yaşayacak olan şey sözdür!

Sen sözü hor görme.” Kıssadan hisse Şahname’de yer alan hikâyeler bugüne de ışık tutuyor.

Giderek saldırganlaşan ve yalnızca Batı Asya’yı değil bütün insanlığı hedef alan emperyalizmin ne kadar “adaletli” ve “ideal” bir düzen olduğuna “şahitlik” edenler yok değil.

İster korkudan ister çıkar ilişkilerinden olsun pek çok aydın Batı’nın saldırgan tutumuna karşı sessizliğini koruyor.

Ancak tarih susanları değil Demirci Kava gibi öncülerin kahramanlıklarını yazıyor.

İlgili Sitenin Haberleri