Haber Detayı

10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası: ‘Normal bir hayat yaşıyorum ve bunu ağlayarak anlatmak zorunda değilim’
Kelebek hurriyet.com.tr
10/05/2026 07:00 (2 saat önce)

10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası: ‘Normal bir hayat yaşıyorum ve bunu ağlayarak anlatmak zorunda değilim’

Biri yıllarca tekerlekli sandalyesiyle profesyonel spor hayatının içinde, hep göz önündeydi... Diğeriyse görünmeyen bir engelle yaşıyor ve kendini sürekli açıklamak zorunda kalıyor... Farklı deneyimlere sahip olsalar da Selin Şahin Erdem ve Gamze Çelebi Özdoğan’ın dikkat çektiği nokta aynı: “Toplumun engelliliği ancak karşısındakinin ‘acınası’lığı üzerinden kabul etmesi.” Sosyal medyada ürettikleri içeriklerle bu bakışı değiştirmeye, farkındalık yaratmaya çalışan iki isimle konuştuk.

Selin Şahin Erdem‘TÜRKİYE’DE ENGELLİ BİREYİN EVLENMESİ HÂLÂ BİR TABU’ Henüz 3 yaşındayken geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeyle yaşamaya başlayan Selin Şahin Erdem (33) yeni düzenine alışmaya çalışırken hayatına basketbol giriyor.

Bir davetle başladığı yolculuk onu kısa sürede milli takıma taşıyor.

Uzun yıllar tekerlekli sandalye basketbolunda milli sporcu olarak forma giyen Erdem, 2019’da branşında yurtdışına transfer olmayı başarmış ilk sporcu olarak İtalya’ya gidiyor.

Erdem bir yıldır da sosyal medyada içerik üretiyor.◊ 3 yaşındayken trafik kazası geçiriyorsunuz ve uzun soluklu bir tedavi sürecine başlıyorsunuz değil mi?1995 yılında geçirdiğim trafik kazası sonucu omurilik felci oldum.

O günden sonra, hayatımın çok büyük bir kısmı, yaklaşık 20 yılı tedavi süreçleriyle geçti.◊ Basketbol oynamaya nasıl başladınız? 2011 yılında, lise son sınıftayken öğretmenlerimin yönlendirmesi ve arkadaşlarımın desteğiyle tekerlekli sandalye basketboluyla tanıştım.

Sonra bir etkinlikte Beşiktaş tekerlekli sandalye takımının o dönemki genel menajeri Erdem Göksel’le tanıştım.

Kendisi beni maça davet etti.

O atmosferden çok etkilendim.

Maçtan sonra kulübe davet edildim ve kısa sürede basketbola başladım.◊ Basketbol bakış açınızda neleri değiştirdi?

Basketboldan önce engelli bireylere karşı mesafeli, hatta önyargılıydım.

Engelli bir insanın nasıl yaşadığına, ne yapabildiğine ya da ne yapamayacağına dair gerçek bir fikrim yoktu.

Hatta bu yüzden engellilerin olduğu ortamlardan uzak durmayı tercih ediyordum.

Takım içindeki engelli bireylerin hayatlarını -evlenen, çocuk sahibi olan- görünce ‘normal hayat’ dediğimiz şeyin aslında bizim için de mümkün olduğunu fark ettim.◊ Alanında yurtdışına transfer edilen ilk milli sporcumuz oldunuz.

İtalya günleri nasıl geçti?

İtalya’ya gittikten yaklaşık 6 ay sonra pandemi başladı.

Takım arkadaşlarım ülkelerine döndü, ben tek başıma küçücük bir kasabada mahsur kaldım. 2 ay kadar yalnızdım.

Uzun uğraşlar sonucu Türkiye’ye getirildim ama burada da uzun süre karantinada kaldım.

Döndükten kısa bir süre sonra da basketbolu bıraktım. ◊ Bazı videolarınızda gelen kötü yorumları paylaşıyor, nadiren bunlara cevap veriyorsunuz.

Bu yorumlardan olumsuz etkileniyor musunuz?

Çoğu zaman gülüp geçiyorum.

Engelimle ilgili kendimle dalga geçebiliyorum.

Bunu kabullenmiş olmam, mizahla anlatabilmem başka bir engelli bireyi bile rahatsız edebiliyor.

Çünkü insanlar engelli bireyden hâlâ acı çeken, mutsuz bir profil bekliyor.

Ama ben öyle biri değilim.

Normal bir hayat yaşıyorum ve bunu ağlayarak anlatmak zorunda değilim. ◊ Videolarınızda eşinizin engelli olmayışıyla ilgili çok fazla yorum gördüm... 2022’de evlendim.

İnsanlar genelde “Ailen karşı çıkmadı mı” ya da “Eşinin ailesi ne dedi” gibi sorular soruyor.

Türkiye’de engelli bireyin evlenmesi hâlâ bir tabu.

Bir grup “Engelli, engelliyle evlenmeli” diyor, diğer grup “Engelli, engelsiz biriyle evlenmeli ki hayatı kolay olsun”...

Eşimle dışarıdayken insanlar bize bakıyor ama evli olduğumuzu akıllarına getirmiyorlar.Gamze Çelebi Özdoğan‘KIZIMA ROL MODEL OLMALIYIM DİYE DÜŞÜNDÜM’ Otobüste otururken ‘sizin gibi’ görünen, tekerlekli sandalyesi, bastonu ya da yürüteci olmayan biri yanınıza geliyor ve “Ben engelliyim, bana yer verir misiniz” diyor, tepkiniz ne olurdu?

Ortopedik engelli olan Gamze Çelebi Özdoğan’ın (32) anlattıklarına göre tepkilerin yüzde 90’ı pek de olumlu olmuyor...◊ Bir trafik kazası sonucu ortopedik engelli oluyorsunuz.

Çocuk yaşta sonradan bir engele sahip olmanın ayrı zorlukları var mı? 10 yaşında bir trafik kazası geçirdim.

Kazada ayak bileğim koptu ve geri dikildi. 4 aya yakın hastanede yattım.

Yazları benim için eziyetti, yazın gelmesinden nefret ederdim.

Bikini, şort, etek, elbise giymek istiyordum ama bacağımı gören insanlar hep sorular sordular: “Yandı mı, kaza mıydı?” Bir yerden sonra artık insanı yormaya başlıyor bu durum.

O yüzden biraz içe kapandım.

Hep insanların beni dış görünüşüme göre yargılayacağını düşündüm.

Benim birini sevme hakkım yok, benim biriyle buluşma hakkım yok, denize girme hakkım yok gibi düşündüm.◊ Kırılma noktanız ne oldu? 7 yaşındaki kızımın doğumu etkili oldu.

Kızımın kendisini sevmesini, olduğu gibi kabul etmesini istiyordum.

O zaman ona rol model olmalıyım diye düşündüm.

Ama ilk resmi hayata geçişim içerik üretmeyle beraber oldu.

Kendimi ve bedenimi daha görünür kılma isteğim bu kararı almamda etkiliydi.◊ Biz de sizi sosyal medyada paylaştığınız bir videodan tanıdık.

Orada dışarıdan engelli olduğunuz belli olmadığı için otobüste yer rica ettiğiniz kişiyle yaşadığınız bir polemikten bahsediyordunuz...

Yalan söylediğimi düşünüyorlar.

Çünkü baktığınız zaman onların deyişine göre normal, sağlıklı görünüyorum.

Zaten hastalık ve tedavi anlamında zorlu koşullar yaşıyoruz.

Bir de ikinci, üçüncü bir şahsa sürekli kendimizi kanıtlama ihtiyacı duyuyoruz.

Mesela otomatik olarak kodlanmışım; bir iş görüşmesine giderken gereksiz sorularla muhatap olmamak için aksamaya çalışıyorum.

Ücretsiz kartımı basarken de oradaki insanlar baktığında sormasın diye...◊ Neden böyle bir ‘kodlanmanız’ var sizce?

Toplum acıyabileceği bir engelli istiyor.

Bana acıyamıyorlar.

Eğer bir bastonun ya da tekerlekli sandalyen yoksa engelli olma hakkını kaybediyorsun. “Bu engelli değil ki.

Niye makyaj yapabiliyor, niye saçını tarıyor, niye gülüyor, niye çocuğunu kursa götürebiliyor?” Bir konsere gidebilmek için öncesinde iki gün boyunca evden çıkmıyorum ki konserde rahat hareket edebileyim.

Konserden sonra da iki gün yürüyemiyorum.

Yani benim sosyal hayata karışmam demek bile aslında gündelik yaşamımda birçok şey yapamamam demek.◊ Modellik yapmak istediğinize dair bir paylaşımınız vardı...Modellik fikri de içerik üretmeye başladıktan sonra benzer bir noktadan çıktı.

Çünkü bugün engelli modeller çoğunlukla sadece Engelliler Haftası’nda görünür oluyor.

Bunun değişmesi gerektiğine inanıyorum.

İnsanların baktığında sadece ‘kusursuz’ bedenleri değil, ‘değişmiş’ bedenleri de görmeye alışmasını istiyorum.

İlgili Sitenin Haberleri