Haber Detayı
‘Çocukların özgüveni ilham vericiydi’
Dansçı, koreograf, dans ve hareket terapisti Ekin Bernay, Hatay’a gitti, depremzede çocuklar için hareket atölyesi düzenledi. Çocukların önce eğitmeni oldu, sonra ablası ve en sonunda da sürpriz Manifest gösterilerinin seyircisi!
Amerikalı gazeteci ve yazar Hunter S.
Thompson, Ekin Bernay’ın Hatay’da çocuklarla yaptığı dans atölyesini izleseydi bir toplum eleştirisi içeren o meşhur “ABD çizginin dışına çıkmaktan korkan dansçılar nesli yetiştiriyor” tespitini yaparken dansçı benzetmesini kullanmakta belki de tereddüt ederdi...
Ekin Bernay başarılı bir dansçı, koreograf ve aynı zamanda dans ve hareket psikoterapisti.
Gönüllü faaliyetler yürüten Yeniden Antakya Platformu’nun davetlisi olarak kısa bir süre önce Hatay’a gitti ve orada depremzede çocuklarla birlikte hareket ve dans atölyeleri gerçekleştirdi.
Şu sıralar ‘Human Was’ (İnsan Neydi) adlı performansının hazırlıklarını sürdüren sanatçıyı stüdyosunda ziyaret ettik; Hatay’daki atölyeyi ve yeni performansını konuştuk.◊ Yeniden Antakya’nın sizi Hatay’a davet etmesinin bir temeli var...
Dans terapisi eğitimi aldım, ardından Londra’daki Roehampton Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım.
Mezun olduktan sonra 8-9 sene dans ve hareket psikoterapisti olarak klinik çalıştım.
Otizm okullarında ve şizofreni hastalarının hastaneden sonra gittikleri ortak yaşam evlerinde çalıştım.
Oradaki yaşam alanlarında grup terapilerini yapıyordum.
Haftada bir müzik, dans...
Tabii klinik bir sistem içinde...◊ Türkiye’ye döndükten sonra devam ettiniz mi?14 yıl Londra’da kaldım ve 2 yıl önce döndüm.
Burada daha çok sanatçı olarak üretim yapmayı seçtim.
Çünkü klinik çalışırken sanat yapmak çok zor ve yorucu.
Sanat yaparken düzenini esnetmen gerekiyor.
Zamana ihtiyacın oluyor.
Klinik taraf çok şey istiyor.
Sorumlulukların var.
Söz verdiğin yer ve saatte orada olmalısın.◊ Ama Hatay’dan davet gelince sanırım hiç tereddüt etmediniz...Yaşanan o acıdan sonra zaten uzun süredir oraya gitmek, orada bulunmak istiyordum.
Doğru zamanı bekliyordum.
Daha önce de birkaç kez gitmeye çalıştık ama farklı sebeplerden olmamıştı.
Sonuçta ne zaman çağırırlarsa giderim.
Buradan da duyurayım, çağırın, hepsine gelirim. ‘DUYAN GELDİ, ARKADAŞINI GETİRDİ’ ◊ Nasıl bir atölye gerçekleştirdiniz?Bir dans terapisi seansı yapmadık.
Çağdaş dansçı Diren Ezgi Yıldızkan’la bir hareket atölyesi yaptık.
Ama bir dans terapisti eğitimi ve bilinciyle...
O yaklaşımla birlikte farklı hassasiyetler oluyor.
Oradaki alanı kurmak, iletişimi sağlamak, onları güvende hissettirmek gibi...◊ Nerede yaptınız atölyeleri?Koç Umutkent adlı konteynır kentte yaptık.
Oradaki okulun büyükçe bir sınıfında ve biraz da okulun bahçesinde.◊ Çocuklar nasıl katıldı atölyeye?
İsteyenler geldi.
Çoğu da istedi.
Duyan geldi, bir sonraki seansa arkadaşını getirdi.◊ Tepkiler nasıldı?“Bir daha sizi ne zaman göreceğiz” diye sordular.
Gerçekten bir ihtiyaç var.
Hepimizin enerjimizi biraz daha oraya vermemiz lazım.◊ Çocukların yaşadığı hem bedensel hem de zihinsel bir travma.
Atölye sırasında buna dikkat ettiniz mi?Daha hassas davrandık.
Bazı şeyleri dışında tuttuk atölyenin.
Keyifli, hafif ve konforlu şekilde birlikte olabileceğimiz bir alan açmak istedik.
Çocuklar çok özgüvenli ve cesurlardı.
Bir paraşüt egzersizimiz vardı.
Hep beraber büyük bir paraşütü tutuyoruz ve yukarıya aşağıya kaldırıp indirerek rüzgâr yapıyoruz.
Paraşütün altına girmek, üstüne atlamak istediler...
O kadar hızlı sallıyorlar ki neredeyse uçuracaklardı beni.◊ Neleri seviyorlar?
Manifest grubunu çok seviyorlar.
Manifest’in kesinlikle oraya gitmesi lazım.
Manifest danslarından oluşan bir gösteri yaptılar bize.
Çok tatlıydı o neşenin onlarda öyle yankılandığını görmek...
İlham vericiydi o özgüvenleri.◊ Sizi nasıl yolcu ettiler?Fotoğraf çektirmek isteyenler, sarılanlar...
Hemen ablaları, aileleri oluyorsunuz.◊ Süreç sizi nasıl etkiledi?
Çok iyi geldi.
Ama bunun “Gittim, çok iyi oldu” gibi bir yerden anlaşılmasını istemem.
Değerli bir şey yaptığımızı hissettim.
Bu yüzden dans terapisi okudum.
Orada geçen 2-3 saat bile kıymetli.
Bazen insanın aklında yıllarca o anlar, karşılaşmalar kalabiliyor. ‘DANSIN ÖZGÜRLEŞTİRİCİ VE DÖNÜŞTÜRÜCÜ BİR TARAFI VAR’ Ekin Bernay imzalı ‘Human Was’ performansı 15 Mayıs Cuma 20.30’da, 16 Mayıs Cumartesi günüyse 16.30 ve 20.30’da Arter’de sahnelenecek. 12 performansçı hâlâ insanken tutunabileceğimiz hisleri ve yüzleşmemiz gereken gerçeklikleri sahneye taşıyor.◊ Dans, hareket insanı özgürleştiriyor mu? ?Eğer profesyonel olarak yapıyorsanız zaten o diliniz oluyor.
Başka türlü bir şekilde var olamıyorsunuz.
Akademik açıdan bakacak olursam; hiç dans etmeyen insanlarla da çalıştım.
Hiç dans etmeyeceğini düşündüğün bir insanda da bambaşka bir şey görüyorsun.
Çok büyük çözülmelere, kendi içerisinde çok büyük keşiflere sebep olabiliyor.
Dönüştürücü ve özgürleştirici tarafı kesinlikle var.◊ ‘Human Was’ın provalarını izlerken yaşadıklarına anlam veremeyen bir grup insanın mücadelesine tanıklık ettiğimi hissettim.Bunu hissetmeniz benim için harika.
Bugün yaşadığımız dünyayla ilgili duygularımı koymak istedim performansa.◊ Performansı izleyenlerin salondan nasıl duygularla ayrılmasını istiyorsunuz?Çok karanlık bir yerde bırakmak istemiyorum insanları.
Evet, iç açıcı bir durumda değiliz.
Çok büyük kaygılar var.
Bu da tedirginlikte biriz demek.
Biraz o duyguda birleşmek, içini dökmek birbirine...
Sonrasında da huzurlu bir yere götürmek istiyorum ama bir vaat değil...