Haber Detayı
Grönland’ın gölgesinde Davos
Davos zirvesi bu yıl ABD-AB arasındaki gerginliğin ortasında yapılıyor. Grönland’ı ilhak planı ABD için hala masadayken, Avrupa ise gümrük vergilerine misilleme planları yapıyor. Dünya Ekonomik Forumu da ‘jeoekonomik çatışma’ tanımını öne çıkartıyor.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) yıllık toplantılarının 56'ncısı dün “Diyalog Ruhu” temasıyla Davos'ta başladı.
İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen ve 23 Ocak'a kadar sürecek zirvede, 130 ülkeden 3 bine yakın katılımcı bekleniyor.
Zirveye 65'i devlet ve hükümet başkanı, 55'i ekonomi ve maliye bakanı, 33'ü dışişleri bakanı, 34'ü ticaret ve sanayi bakanı ve 11'i merkez bankası başkanı olmak üzere 400 civarında üst düzey kişi ve siyasi liderin katılımı öngörülüyor.
Davos'u gölgeleyen tek kriz Grönland değil; İran, Ukrayna, yapay zekanın balon olduğu endişeleri ve Trump'ın ABD Merkez Bankasının yeni başkanını seçmesi de katılımcıların gündeminde.
Bu yıl zirveye, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda akademisyenin yanı sıra küresel iş dünyasının önde gelen temsilcileri de katılacak.
Fakat “Diyalog Ruhu” teması çok büyük bir çatlağın ortasında değerini kaybetmiş gözüküyor.
Keza Atlantik Cephesi içinde tehditler havada uçuşuyor. ‘AVRUPA MİSİLLEME YAPMASIN’ ABD, Davos'a şimdiye kadarki en büyük heyetini gönderdi.
Heyetin içinde yer alan Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupa’ya uyarılarda bulundu.
Bessent, Davos’ta gazetecilere verdiği demeçte, Avrupa hükümetlerinin misilleme yapmasının “çok akılsızca” olacağını söyleyerek, “Başkan’ın bunu Nobel Ödülü nedeniyle yapacağı iddiası tamamen asılsız.
Başkan, Grönland'ı ABD için stratejik bir varlık olarak görüyor.” ifadelerini kullandı.
SATIN ALMA GÖRÜŞÜLECEK ABD Başkan Donald Trump, WEF’te Grönland'ı satın almayı görüşeceğini söyledi.
Danimarka'nın ülkeyi koruyamayacağını iddia eden Trump, Florida'da gazetecilere şöyle konuştu: “Onu almamız gerekiyor.
Bunu yapmaları gerekiyor.
Danimarka onu koruyamıyor, onlar harika insanlar.
Liderlerini tanıyorum, çok iyi insanlar, ama oraya gitmiyorlar bile.” Trump ayrıca sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile “iyi bir telefon görüşmesi” yaptığını ve Davos'ta Grönland konusunda “çeşitli tarafların” katılacağı bir toplantı düzenlenmesini kabul ettiğini belirtti.
JEOEKONOMİK ÇATIŞMA Zirve öncesi WEF’in yayınladığı Küresel Riskler Raporu 2026’da “Jeoekonomik Çatışma” tanımı öne çıkarıldı.
Rapor “Jeoekonomik Çatışma”yı 2026 yılının bir numaralı küresel riski olarak tanımladı.
Analizdeki “parçalanma” ve “ekonomik silahlanma” vurguları da bu raporun verilerine dayanıyor. ‘DÜNYA DEĞİŞTİ’ İTİRAFI Davos’ta konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen, 1961'deki ilk WEF yıllık toplantısından bu yana dünyanın tamamen değiştiğini söyleyerek konuşmasına başlıyor.
Bu yılın teması olan "Diyalog Ruhu"nu överek, bunun her zamankinden daha parçalanmış ve daha çekişmeli bir dünyada daha da önemli olduğunu belirtiyor.
Leyen, 1961 yılının, dönemin ABD Başkanı Nixon'ın altın ve dolar arasındaki bağı kopardığı Nixon şokunun yaşandığı yıl olduğunu hatırlatıyor Avrupalı yetkili bu hamlenin, yıkıcı olsa da yeni bir küresel düzenin ortaya çıkmasına ve "Avrupa'ya bağımlılıklarını azaltması için keskin bir ders" verilmesine yol açtı, diyor.
Leyen, bugün dünya çok farklı olabilir, ancak dersin aynı olduğunu, yani "jeopolitik şokların bir fırsat olarak değerlendirilebileceğini ve değerlendirilmesi gerektiğini" belirtiyor.
Avrupalı yetkili, bugün yaşanan sarsıcı değişikliklerin, yeni bir Avrupa bağımsızlığı biçimi oluşturmanın "zorunlu" olduğunu da ekliyor. ‘NEOLİBERAL KÜRESELLEŞME SONA ERDİ’ Ünlü yatırım danışmanlık şirketi Bain & Company Makro Trendler Grubu Genel Müdürü Karen Harris de “Büyük Dönüşüm”ün ortasında yeni bir küreselleşme sonrası dönemin başladığını söylüyor.
Harris küreselleşmenin sonunun geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Davos'ta Dünya Ekonomik Forumu başlarken, son olaylar ışığında her zamankinden daha çarpıcı olan şey, 2025 yılının nihayetinde neoliberal küreselleşmenin sona erdiği ve küreselleşme sonrası dönemin başladığı yıl olarak hatırlanacak olmasıdır.
Dünya, ‘Büyük Dönüşüm’ olarak adlandırdığımız yeni, onlarca yıl sürecek bir dönemin başlangıcında gibi görünüyor ve 2025 yılı, bu dönüşümün hızlandığı bir dönüm noktası olarak hatırlanacak gibi görünüyor.”