Haber Detayı

‘Aylan’ kaybolan insanlığın adı
Kültür sanat aydinlik.com.tr
21/01/2026 00:00 (1 saat önce)

‘Aylan’ kaybolan insanlığın adı

Yönetmen Berhan Mete Arkın’ın Zagreb’de ödül kazanan kısa filmi ‘Aylan’, dünyada giderek artan duyarsızlığa dikkat çekiyor. Film hakkındaki sorularımızı yanıtlayan Arkın, ‘Göç meselesi politik olduğu kadar insani bir mesele ve ben bunu tek bir vicdan üzerinden anlatmak istedim.’ dedi.

Son dönemde büyük bir ilgi gören kısa filmler hayatın olağan akışında pek de fark edilmeyen insani çelişkileri gözler önüne seriyor.

Bu filmlerden birisi de Zagreb’de ödül kazanan “Aylan” filmi oldu.

Festivalde senaryo aşamasında ödüle layık görülen kısa film, sınırda görev yapan bir askerin aldığı emir ile vicdanı arasındaki çelişkiyi ele alıyor. 2015 yılında Bodrum açıklarında Suriye’den Yunanistan’a gitmek isterken hayatını kaybeden Aylan bebeğin adının verildiği film duyarsızlaşmayı sorguluyor.

Kısa filmin yaratıcısı Berhan Mete Arkın’la ‘Aylan’ filmini ve onun çağrıştırdıklarını konuştuk. ‘GÖÇÜ VİCDAN ÜZERİNDEN ANLATMAK İSTEDİM’ - Filme “Aylan” adını verdiniz.

Aslında bu isim filmin konusunda ziyade bir duyarlılığın sonucu gibi.

Aylan, vatanlarından koparılan ve göç yolunda ölen pek çok insanın sembolü oldu.

Neden bu temayı seçtiniz? “Aylan” ismi benim için tek bir hikâyeyi değil, kolektif bir hafızayı temsil ediyor.

O görüntüyle birlikte dünya bir an durdu ama sonra her şey devam etti.

Filmde tam olarak bu unutma hâlini, sıradanlaşmayı ve duyarsızlaşmayı sorgulamak istedim.

Göç meselesi politik olduğu kadar insani bir mesele ve ben bunu istatistikler ya da büyük söylemlerle değil, tek bir vicdan üzerinden anlatmak istedim.

Aylan, bir çocuğun adı olduğu kadar, sınırlar içinde kaybolan insanlığın da adı. ‘VİCDANI DİNLEMENİN BEDELİ ÇOK AĞIR’ - İnsanın öz ahlâkı ve emirler ya da zorunluluklar da diyebiliriz, aslında bu ikisi arasındaki çelişkiyi anlatıyor film.

Peki vicdani tercihleri belirleyen ne oluyor?

Bardağın dolu tarafına mı yoksa boş tarafına mı bakmak lazım?

Film biraz dolu tarafını mı gösteriyor bize?

Film benim için vicdanın ne olduğu değil, ne zaman sustuğu ile ilgili.

Emirler insanı sadece yönlendirmiyor, aynı zamanda koruyor; çünkü sorumluluğu görünmez kılıyor.

Filmdeki ana karakterin yaşadığı şey, bir seçim anından çok bir uyanış.

Film bardağın dolu tarafını göstermiyor; aksine, bardağın içinde ne kaldığını sorguluyor.

Vicdan hâlâ orada ama onu dinlemenin bedeli çok ağır.

Film tam da bu bedelin altını çiziyor. ‘SEYİRCİYİ OLAYIN İÇİNDE TUTMAK İSTEDİM’ - Film kısa metraj olmasına rağmen bir uzun metraj havası veriyor aslında.

Sade ama vurucu bir tarzı var diyebilir miyiz?

Kesinlikle.

Hikâyeyi hızlandırmak yerine yavaşlatmayı seçtim.

Çünkü şiddet aniden değil, bekleyerek geliyor.

Az diyalog, tekrar eden eylemler ve mekânın baskısı bilinçli tercihlerdi.

Seyirciyi bir olayın tanığı yapmak yerine, o olayın içinde tutmak istedim.

Bu yüzden film kısa ama zaman olarak ağır.

Bitince değil, sessizlik çöktüğünde etkisini şiirsel görsellerle aktarmak istedim. - Zagreb Film Festivali’nde ödül aldınız.

Şimdiki hedef neresi?

Zagreb Film Festivali’nde senaryo aşamasında yaptığımız sunum ile birinci olduk.

Şimdi filmi tamamladım.

İzmir, İstanbul, Slovenya ve İtalyadaki festivallere göndermeye başladım.

Haber bekliyorum. ‘KÜÇÜK BİR DUYARLILIK BÜYÜK FARKLAR YARATABİLİR’ - Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Okurlara söylemek istediğim şey, sessiz kalmamak.

Dünyadaki büyük olayları tek başımıza değiştiremeyebiliriz ama her birimizin vicdanı ve farkındalığı önemlidir.

Filmimi çekerken bilmediğim bir dilde, bilmediğim bir ülkede, mekan ve hava koşullarına rağmen yoluma devam ettim.

Sonu, Filistinli grup Le Trio Joubran’ın Safar parçasıyla tamamlamak, hem hikâyeyi hem de yaşadığım yolculuğu daha anlamlı kıldı.

Küçük bir duyarlılık bile büyük farklar yaratabilir.

BERHAN METE ARKIN HAKKINDA Berhan Mete Arkın, 1996 yılında İzmir’de doğdu. 2019 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Sinema ve Dijital Medya bölümünden mezun oldu.

Mezuniyetin ardından “Cinema Studies” (Sinema Çalışmaları) adlı İngilizce bir deneme kitabı yayımladı.

Daha sonra 2020 yılında İstanbul’da film sektöründe Netflix ve GAIN gibi dijital platformlarda yardımcı yönetmen ve kamera asistanı olarak çalıştı. 2023 yılında İzmir’de müzik klipleri yönetti. 2024 yılında Slovenya’da Nova Gorica Üniversitesinde ‘Film’ alanında yüksek lisans eğitimine başladı.

İlgili Sitenin Haberleri