Haber Detayı

TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Sürdürülebilir büyüme katkısını üretim ve ihracattan almalıyız
İş dünyası dunya.com
22/01/2026 00:00 (2 saat önce)

TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Sürdürülebilir büyüme katkısını üretim ve ihracattan almalıyız

Türkiye İhracatçılar Mecli­si (TİM) olarak cumhu­riyetimizin ikinci yüzyı­lına, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ile başladık. Bu vizyonu gerçekçi bir hedefe dönüştürebilmek için ih­racatı her yıl çift haneli büyüt­meliyiz. Fakat ihracat açısından son üç yıl hayli zor geçti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa GÜLTEPE2023’te küresel talepteki daralma nede­niyle istediğimiz oranda ihracat artışı elde edememiştik. 2024 ve 2025’te ise özellikle emek yo­ğun sektörlerde rekabetçiliğimi­zin zayıflamasının olumsuz yan­sımalarını fazlasıyla hissettik.

Enflasyonla mücadele programı kapsamında uygulanan “düşük kur-yüksek faiz” politikası nede­niyle maliyetlerimiz dünya orta­lamalarının çok üzerinde arttı.İhracatı tabana yayma noktasında zorlanıyoruzOrtalama işçilik maliyetleri­miz 650 dolardan bin 400 dolar seviyelerine yükseldi.

Üretim maliyetlerinde Asya’daki rakip­lerimizden yüzde 60-65, Doğu Avrupa’daki ülkelerden yüzde 15-20 pahalıyız.

Dolayısıyla fi­yat tutturamadığımız için özel­likle hazır giyim, tekstil, deri, demir-çelik, mobilya ve çimen­to cam seramik başta olmak üzere birçok sektörde rekabet­çiliğimiz zayıfladı.Bütün zorluklara rağmen 2025’te yıllık mal ihracatımızı yüzde 4.5 artırarak 273.4 milyar dolara çıkardık.

Hizmet ihraca­tımızın ise 122 milyar doları aşa­cağını tahmin ediyoruz.

Böylece hem mal hem de hizmet ihraca­tında bugüne kadarki en yüksek değerlerimize ulaşmış olduk.Ba­şat sektörlerdeki dağılıma bak­tığımızda ihracatı tabana yayma konusunda sıkıntılarımızın de­vam ettiğini söyleyebiliriz.

Hal­buki ihracatta sürdürülebilir bü­yüme için tüm sektörlerden katkı almamız gerekiyor.

Nitekim mev­cut tablo net ihracatın büyüme­ye katkısını da olumsuz etkiliyor.

Son dört çeyrekte net ihracat bü­yümeye negatif yönde katkı ver­di.

Her platformda ifade ettiğimiz gibi sağlıklı ve sürdürülebilir eko­nomik büyüme için katkıyı tüke­timden değil üretim ve ihracattan almamız gerekiyor.

Dolayısıyla üretimi ve ihracatı yeniden büyü­menin lokomotifi yapacak ham­leleri hızla hayata geçirmeliyiz.Hizmet ihracatında daha güçlü bir performans varÖte yandan, mal ihracatında zorlanmamıza rağmen hizmet ihracatında daha güçlü bir per­formans sergiliyoruz. 2024’ü 117.2 milyar dolarlık hizmet ih­racatıyla kapatmıştık.

Bu yılı 122 milyar doların üzerine çıkacağı­mızı tahmin ediyoruz.

Cari açığın daha fazla artmaması için hiz­met ihracatının katkısını olduk­ça önemsiyoruz. 2024’te hizmet ihracatı 61 milyar dolar net fazla vermişti.

Bu yıl bu katkının daha da artacağını söylemiştik.Mevcut gelişmeler ışığında kü­resel ticarette 2026 yılının da zor geçeceğini söyleyebiliriz.

Jeopo­litik risklerin yanı sıra ticaret sa­vaşları ve korumacılık önlemleri 2026’da ticaretin yönünü belirle­yen unsurlar olacak.

Küresel risk­lerin ve korumacılık önlemlerinin arttığı bu süreçte yeniden reka­betçi üretim ve ihracat koşulları­na dönmemiz hayati önem taşıyor.

Dolayısıyla ihracatı önceleyen po­litikaları hızla devreye almalıyız.

Rekabetçiliğimizi kazanabilir­sek Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 için öngörülen 282 milyar dolarlık mal ihracatı hedefini ra­hatlıkla yakalayabiliriz.Dünyayı tüketmeden dünya için üretmekTürkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefimizi ikiz dönüşüm dediğimiz; dijital ve ye­şil dönüşüme ise stratejik bir ko­nu olarak bakıyoruz.

Sürdürülebi­lir ve yeşil üretimle ilgili kurumsal olarak irili ufaklı çok sayıda proje yürütüyoruz.

Ayrıca ilgili bakan­lıklarımız, Avrupa Birliği (AB) ve üniversiteler başta olmak üzere farklı kurumlarla iş birlikleri ve çözüm ortaklıkları yapıyoruz.Avrupa Yeşil Mutabakatı doğ­rultusunda sürdürülebilirlik stratejik bir öncelik olarak tüm çalışmalarımızın merkezinde yer alıyor.

AB pazarındaki konu­mumuzu güçlendirmek için ye­şil dönüşüm konusunda hızlı ha­reket etmemiz gerektiğini bili­yoruz.

Bu anlayışla TİM olarak “Dünyayı tüketmeden dünya için üretmek” mottosuyla dört yıl ön­ce eylem planımızı tamamladık. 27 ihracatçı sektörümüzün tü­mü aynı hassasiyetle çalışarak, sürdürülebilirlik eylem planları­nı tamamladı.

Bu planlar çerçe­vesinde gerçekleşen faaliyetleri, Sürdürülebilirlik İzleme ve Ko­ordinasyon Platformumuz (SÜR­DİZ) aracılığıyla takip ediyoruz.Ayrıca, ECOTİM Programımız ile ihracatçı firmalarımıza sür­dürülebilirlik altyapısı kurma ve yönetme desteği sağlıyoruz.

TİM-TÜBİTAK Yeşil İnovas­yon Teknoloji Mentörlük Prog­ramı kapsamında KOBİ’lerin ye­şil dönüşüm sürecinde ihtiyaç duydukları mentorluk hizmetini veriyoruz.

GREENTİM platfor­mumuzla, firmalarımıza ücretsiz karbon ayak izi hesaplama ve ra­porlama imkânı sunuyoruz.Yeşil ve dijital dönüşüm kapsamında çalışmalarımız varAB fonu ile desteklenen GOAL projemiz kapsamında, ihracatçı firmalarımızın yeşil ve dijital dö­nüşüm süreçlerine yönelik eğitim­ler, mentorluk desteği ve karbon ayak izi ölçüm çalışmaları gerçek­leştiriyoruz.

InnovationGUIDE projemizle ise İspanya, Hollanda ve Malta’dan ortaklarımızla birlik­te, kırsal bölgelerde faaliyet göste­ren start-upların inovasyon eko­sistemlerine erişimini sağladık.2026’da devreye girecek Sınır­da Karbon Düzenleme Mekaniz­masından (SKDM) etkilenecek sektörler başta olmak üzere tüm ihracatçılarımızın bu dönüşüme hazırlıklı olmasını sağlamak için üniversiteler, sanayi kuruluşları ve uluslararası finans kuruluşla­rıyla iş birliği içinde çalışarak sü­recin her aşamasında firmaları­mıza rehberlik ediyoruz.Sosyal dönüşüm ile üçüz dönüşümden bahsediyoruzTİM’in de paydaşı olduğu ha­zır giyim, tekstil, kimya ve lojistik sektörlerinin karbon ve su ayak iz­lerinin azaltılmasına öncülük et­mek üzere hazırlanan “Yeşil Eko­nomiye Geçiş Projesi”nin üç yıllık uygulama sürecini kasım ayında başlattık.

AB ve Sanayi ve Tekno­loji Bakanlığı tarafından destekle­nen proje toplamda 7 milyon euro bütçeyle gerçekleştirilecek.İkiz dönüşüme sektörlerimizin rekabetçiliğini artırmanın yanı sıra ekolojik dengenin korunma­sında üstümüze düşen bir görev ve çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunun gereği olarak yaklaşıyoruz.

Hatta artık sosyal dönüşümün de eklen­mesiyle üçüz dönüşümden bah­seder duruma geldik.Kadın ihracatçılarımıza yönelik projeler geliştiriyoruzSosyal dönüşüm kısmında da kadın girişimcilerin rekabet gü­cünü artırmak ve ihracat ai­lemize yeni firmalar kazandır­mak için TİM WINGS projemiz­le kadın ihracatçılarımıza yönelik projeler geliştiriyor, onlara eğitim ve mentörlük olanakları sağlıyo­ruz.

İnovasyon ve sürdürülebilir­liğin gücünü birleştiren bu yolcu­lukta, Türkiye’yi küresel ölçekte bir marka hâline getirmek için ka­rarlılıkla ilerliyoruz.Kat edilen mesafeden gurur duymakla bir­likte, daha büyük başarılara ulaş­ma kararlılığıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu çalışmalar, sa­dece Türk ihracatçılarının ulusla­rarası rekabet gücünü artırmakla kalmayacak, aynı zamanda daha yaşanabilir bir dünya inşa etme amacımıza hizmet edecek.İhracatta sürdürülebilir büyüme için tüm sektörlerin katkısı önem taşıyor.

Sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için katkıyı tüketimden değil, üretimden ve ihracattan almalıyız.

Dolayısıyla üretimi ve ihracatı yeniden büyümenin lokomotifi yapacak hamleleri hızla yapmamız gerekiyor. sürdürülebilir büyüme için tüm sektörlerin katkısı önem taşıyor.

Sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için katkıyı tüketimden değil, üretimden ve ihracattan almalıyız.

Dolayısıyla üretimi ve ihracatı yeniden büyümenin lokomotifi yapacak hamleleri hızla yapmamız gerekiyor.İhracatın menzilini genişletiyorÜrünü alıcıya en hızlı, en güvenilir ve en uygun maliyetle ulaştırabilmenin rekabette önemli bir avantaj unsuru olarak öne çıktığı günümüzde özellikle raf ömrü kısa ürünlerde hızın ne kadar belirleyici olduğunu ihracatçılar çok iyi biliyor.

Uzak pazarlara giderken de hava kargo çoğu zaman tek seçenek haline geliyor.

Bu nedenle hem hız hem maliyet, firmalarımız için büyük önem taşıyor.

Tam da bu noktada Türk Hava Yolları (THY) ile güçlü bir iş birliğimiz var.İhracatçılarımızın ürünleri indirimli fiyatla ve hızlı bir şekilde ulaştırabilmeleri için bugüne kadar THY ile altı kez protokol imzaladık.

DHL Express Türkiye ile de bu yıl önemli bir iş birliği başlattık.

İş birliği kapsamında DHL Express Türkiye, ihraç ürünlerimizi Avrupa, Amerika, Asya Pasifik, Afrika ve Ortadoğu’da bulunan 28 ülkeye sevkiyatını yüzde 61’e varan oranlarda indirimli fiyatlarla gerçekleştirecek.Finansmana Türk Ticaret Bankası desteğiFinansman kaynaklarımızı çoğaltma hedefiyle Türk Ticaret Bankası’nı ihracat ailemize kazandırmıştık.

Yeniden yapılandırma çalışmalarını tamamladığımız bankamızın resmi açılışını mayıs ayında gerçekleştirdik.

Türk Ticaret Bankası bundan böyle sadece kredi veren bir kurum olmanın ötesinde ihracatçının finansmana erişimini kolaylaştırırken, teminat sorunlarına alternatif çözümler sunan bir çözüm ortağı gibi çalışacak.

Bankamız 2025 yılı sonu itibarıyla şube sayısını 11’e çıkarırken, bin firmamıza, toplamda 75 milyar liralık finansman desteği sağlamış olacak.

İlgili Sitenin Haberleri