Haber Detayı

Küçükoğlu: İnşaat malzemeleri ihracatında 7’nci sıradayız
İş dünyası dunya.com
22/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Küçükoğlu: İnşaat malzemeleri ihracatında 7’nci sıradayız

Türkiye inşaat malzemesi sektörü, pandemiden jeopolitik dalgalanmalara uzanan zorlu ve uzun süreçleri dayanıklı üretim yapısı ve yenilikçi çözümleriyle aşarak küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştı. Sektör, 2024 sonunda 29 milyar dolarlık ihracat hacmiyle küresel ölçekte 7’nci sırada yer alıyor.

Türkiye İnşaat Malzemecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun KÜÇÜKOĞLUTüm dünya için 2020-2024 dönemi, büyük bir sınavdı.

Pandemiyle birlikte başla­yan küresel türbülans; hammadde tedarikinde yaşanan sorunlar, lo­jistik zincirindeki kopmalar, enerji krizi, bölgesel savaşlar ve finansal dalgalanmalarla birleşince pek çok sektör derinden sarsıldı.

Bu süreçte, değişime uyum sağlayamayan ülke­ler ve sanayiler ciddi kayıplar yaşa­dı.

Biz ise inşaat malzemesi sanayi­cileri olarak; dayanıklı üretim yapı­mız, yenilikçi çözümlerimiz ve hızlı adaptasyon kabiliyetimiz sayesinde bu zorlu dönemi başarıyla yönettik.Pazar büyüklüğümüz 154 milyar dolarBugün geldiğimiz noktada, 2024 yılı sonunda inşaat malzemesi sa­nayimiz 154 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşmış durumda.

Deprem bölgesindeki yeniden yapı­lanma hareketinin de etkisiyle sek­törde yüzde 1.4 büyüme kaydettik.

Beş yıl önce 21 milyar doları gören yıllık ihracatımızı 29 milyar dola­ra yükselttik.

Bu rakamlar, sektörü­müzün hem dayanıklılığını hem de küresel rekabet gücündeki başarısı­nı açıkça gösteriyor.2025 yılı itiba­rıyla 200 ülkeye ihracat yapıyoruz ve dünyanın en büyük yedinci inşa­at malzemesi ihracatçısı konumun­dayız.

Yaklaşık 2 milyon kişiyi istih­dam eden sektörümüz, Türkiye’de toplam istihdamın yüzde 6.4’ünü karşılıyor.

Ülke ihracatı içindeki pa­yımız ise yüzde 11.

Tüm bu gösterge­ler, sektörün Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğunu or­taya koyuyor. 2025 yılında ise he­defimiz, 31 milyar dolarlık ihracat ve 165 milyar dolarlık toplam pazar büyüklüğüne ulaşmak.Türkiye için tarihi fırsatlar söz konusuBugün dünya yeniden şekille­niyor.

Tedarik zincirleri kısalıyor, üretim coğrafyaları değişiyor, böl­geselleşme yeniden önem kazanı­yor.

Bu dönüşüm, Türkiye için tari­hi bir fırsat.

Biz bu sürecin, ülkemiz ve sanayimiz için dört önemli ka­pı açacağına inanıyoruz.

Birincisi, Amerika Birleşik Devletleri paza­rı.

ABD, dünyanın en büyük inşaat malzemesi ithalatçısı.

Her yıl 152 milyar dolarlık ithalat yapıyor.

Tür­kiye’nin payı şu anda yalnızca 2 mil­yar dolar.

Yeni gümrük tarifelerin­de Türkiye’ye uygulanan düşük ver­gi oranları, önümüzdeki dönemde bu pazar payını 3-4 kat artırma po­tansiyeli taşıyor.

ABD pazarı, katma değerli ihracat hedefimiz açısından büyük bir fırsat alanı.İkinci kapı Avrupa Birliği.

Yaşla­nan nüfusu ve üretimde zorlanan yapısı nedeniyle AB, yakın dönem­de tedarik sıkıntısı yaşayacak.

Üs­telik AB’nin 2050 yılı karbon nötr kıta hedefi doğrultusunda 130 mil­yon konutun yüzde 97’si renovas­yona ihtiyaç duyuyor.

Bu hedefe ulaşmak için her yıl 56 milyar euro tutarında inşaat malzemesi gere­kecek.

Halihazırda ihracatımızın yüzde 26’sını, yani yaklaşık 8 mil­yar dolarlık kısmını Avrupa ülke­leri oluşturuyor.Eğer sanayimizi Yeşil Mutabakat koşullarına hızla adapte edebilirsek, bu rakamı 3 ka­ta kadar artırmamız mümkün.

Av­rupa’nın yeşil dönüşüm sürecinde Türk sanayisinin etkin rol alması, uzun vadeli rekabet avantajı yara­tacak.

Üçüncü fırsat, yeniden ya­pılanma dönemine giren bölgesel ülkeler.

Suriye, Irak, Ukrayna gi­bi savaş sonrası yeniden inşa ihti­yacı doğan ülkelerde, önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon doların üzerinde inşaat malzemesi talebi oluşması bekleniyor.

Türkiye, coğrafi konu­mu, üretim kapasitesi ve mühen­dislik gücüyle bu süreçte doğal bir lider ülke konumunda.Dördüncü ve belki de en kıymetli fırsat ise ülkemizin kendi potansi­yeli.

Türkiye, 1.5 milyar nüfusa et­ki edebilen bir coğrafyada, lojistik üs olma avantajına sahip.

Bu, sade­ce ihracat açısından değil, bölgesel üretim ve ticaret dengeleri açısın­dan da stratejik bir konum.

Anado­lu, insanlık tarihinin en eski üretim merkezlerinden biri; biz bu coğraf­yanın sunduğu avantajları doğru de­ğerlendirirsek, sanayimizi çok daha güçlü bir geleceğe taşıyabiliriz.

İlgili Sitenin Haberleri