Haber Detayı
Küçükoğlu: İnşaat malzemeleri ihracatında 7’nci sıradayız
Türkiye inşaat malzemesi sektörü, pandemiden jeopolitik dalgalanmalara uzanan zorlu ve uzun süreçleri dayanıklı üretim yapısı ve yenilikçi çözümleriyle aşarak küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştı. Sektör, 2024 sonunda 29 milyar dolarlık ihracat hacmiyle küresel ölçekte 7’nci sırada yer alıyor.
Türkiye İnşaat Malzemecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun KÜÇÜKOĞLUTüm dünya için 2020-2024 dönemi, büyük bir sınavdı.
Pandemiyle birlikte başlayan küresel türbülans; hammadde tedarikinde yaşanan sorunlar, lojistik zincirindeki kopmalar, enerji krizi, bölgesel savaşlar ve finansal dalgalanmalarla birleşince pek çok sektör derinden sarsıldı.
Bu süreçte, değişime uyum sağlayamayan ülkeler ve sanayiler ciddi kayıplar yaşadı.
Biz ise inşaat malzemesi sanayicileri olarak; dayanıklı üretim yapımız, yenilikçi çözümlerimiz ve hızlı adaptasyon kabiliyetimiz sayesinde bu zorlu dönemi başarıyla yönettik.Pazar büyüklüğümüz 154 milyar dolarBugün geldiğimiz noktada, 2024 yılı sonunda inşaat malzemesi sanayimiz 154 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşmış durumda.
Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma hareketinin de etkisiyle sektörde yüzde 1.4 büyüme kaydettik.
Beş yıl önce 21 milyar doları gören yıllık ihracatımızı 29 milyar dolara yükselttik.
Bu rakamlar, sektörümüzün hem dayanıklılığını hem de küresel rekabet gücündeki başarısını açıkça gösteriyor.2025 yılı itibarıyla 200 ülkeye ihracat yapıyoruz ve dünyanın en büyük yedinci inşaat malzemesi ihracatçısı konumundayız.
Yaklaşık 2 milyon kişiyi istihdam eden sektörümüz, Türkiye’de toplam istihdamın yüzde 6.4’ünü karşılıyor.
Ülke ihracatı içindeki payımız ise yüzde 11.
Tüm bu göstergeler, sektörün Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. 2025 yılında ise hedefimiz, 31 milyar dolarlık ihracat ve 165 milyar dolarlık toplam pazar büyüklüğüne ulaşmak.Türkiye için tarihi fırsatlar söz konusuBugün dünya yeniden şekilleniyor.
Tedarik zincirleri kısalıyor, üretim coğrafyaları değişiyor, bölgeselleşme yeniden önem kazanıyor.
Bu dönüşüm, Türkiye için tarihi bir fırsat.
Biz bu sürecin, ülkemiz ve sanayimiz için dört önemli kapı açacağına inanıyoruz.
Birincisi, Amerika Birleşik Devletleri pazarı.
ABD, dünyanın en büyük inşaat malzemesi ithalatçısı.
Her yıl 152 milyar dolarlık ithalat yapıyor.
Türkiye’nin payı şu anda yalnızca 2 milyar dolar.
Yeni gümrük tarifelerinde Türkiye’ye uygulanan düşük vergi oranları, önümüzdeki dönemde bu pazar payını 3-4 kat artırma potansiyeli taşıyor.
ABD pazarı, katma değerli ihracat hedefimiz açısından büyük bir fırsat alanı.İkinci kapı Avrupa Birliği.
Yaşlanan nüfusu ve üretimde zorlanan yapısı nedeniyle AB, yakın dönemde tedarik sıkıntısı yaşayacak.
Üstelik AB’nin 2050 yılı karbon nötr kıta hedefi doğrultusunda 130 milyon konutun yüzde 97’si renovasyona ihtiyaç duyuyor.
Bu hedefe ulaşmak için her yıl 56 milyar euro tutarında inşaat malzemesi gerekecek.
Halihazırda ihracatımızın yüzde 26’sını, yani yaklaşık 8 milyar dolarlık kısmını Avrupa ülkeleri oluşturuyor.Eğer sanayimizi Yeşil Mutabakat koşullarına hızla adapte edebilirsek, bu rakamı 3 kata kadar artırmamız mümkün.
Avrupa’nın yeşil dönüşüm sürecinde Türk sanayisinin etkin rol alması, uzun vadeli rekabet avantajı yaratacak.
Üçüncü fırsat, yeniden yapılanma dönemine giren bölgesel ülkeler.
Suriye, Irak, Ukrayna gibi savaş sonrası yeniden inşa ihtiyacı doğan ülkelerde, önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon doların üzerinde inşaat malzemesi talebi oluşması bekleniyor.
Türkiye, coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve mühendislik gücüyle bu süreçte doğal bir lider ülke konumunda.Dördüncü ve belki de en kıymetli fırsat ise ülkemizin kendi potansiyeli.
Türkiye, 1.5 milyar nüfusa etki edebilen bir coğrafyada, lojistik üs olma avantajına sahip.
Bu, sadece ihracat açısından değil, bölgesel üretim ve ticaret dengeleri açısından da stratejik bir konum.
Anadolu, insanlık tarihinin en eski üretim merkezlerinden biri; biz bu coğrafyanın sunduğu avantajları doğru değerlendirirsek, sanayimizi çok daha güçlü bir geleceğe taşıyabiliriz.