Haber Detayı
Deri sektöründe konsolidasyon dalgası kapıda
Artan maliyetler, kur baskısı, finansmana erişim sorunları ve markalaşamama nedeniyle deri sektöründe küçülme hızlandı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, güçlü markaların ayakta kalacağı sert bir konsolidasyon sürecine girildiğini söyledi.
Özlem SARSINEge Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, ayakkabıdan saraciyeye, deri konfeksiyondan hammaddelere kadar sektörün tüm alt kırılımlarında ciddi bir daralma yaşandığını belirtti.
Artan maliyetler, kurun enflasyon kadar artmaması, teknolojiye uyum sağlanamaması ve finansmana erişimdeki zorlukların firmaları zorladığını vurgulayan Zandar, sektörde güçlü bir konsolidasyon dalgası beklediklerini ifade etti.250 bin doların üzerinde ihracat yapan firma sayısının hızla azaldığına dikkat çeken Zandar, “Küçülen firmalar birleşerek ayakta kalmaya çalışacak, aksi halde bu dalgada kaybolacaklar.
Global ölçekte tabana yayılabilen, erişilebilir fiyat sunan güçlü markalar ayakta kalacak” dedi.Tüketici davranışlarının da köklü biçimde değiştiğini kaydeden Zandar, keyfi alışveriş döneminin kapandığını, kalite ve sürdürülebilirliğin öne çıktığını söyledi.
Hibrit alışveriş modelinin kalıcı hale geldiğini belirten Zandar, sektörde otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarının geçmişte ihmal edildiğini dile getirerek, “Ucuz iş gücüne güvendik.
Öz kaynaklar tükendi, kredi pahalı.
Bu şartlarda teknolojiye uyum mucizeye kaldı” değerlendirmesinde bulundu.Önümüzdeki dönemde iki kutuplu bir üretim yapısına geçileceğini ifade eden Zandar, Türkiye’nin düşük maliyetli seri üretimde zorlandığını ancak butik, kaliteli ve katma değerli üretimde hâlâ şansı olduğunu söyledi. “Zincir mağazalar markalaşmayı olumsuz etkiledi”Markalaşmanın hayati bir önemi olduğuna da değinen Zandar, “Markalaşma hayatta kalmanın anahtarı.
Markalaşabilmek için çok ciddi anlamda kaynak lazım.
Kaynağın dışında ürüne olan bir talep lazım.
Zayıf üreticiler elenecek ve güçlü markalar ayakta kalacak.
Ülkemizde 2000’li yıllarda zincir mağaza furyası başlayınca ve kendi markaları ile satmak isteyince, üreticilerin markasını söndürdüler.
Bugün İtalya’da markaların kendi fabrikası var.
Üretici markadır, Türkiye’de ise zincir mağaza marka oldu.
Üretici kendi markasından vazgeçti.
Markalaşamamızın en büyük nedenlerinden biri bu oldu.” değerlendirmesinde bulundu. “Sektörün OSB’ye ihtiyacı var” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu da sektörün mutlaka OSB kümelenmesi altında bir araya gelmesi gerektiğini söyleyerek, “Bildiğiniz üzere İzmir, ülkemizin en önemli ihracat ve sanayi kalelerinden biri.
Bu potansiyeli korumak, rekabetçiliğimizi artırmak ve sürdürülebilir kılmak için Organize Sanayi Bölgelerinin önemi tartışılmazdır.Bugün sektörümüze baktığımızda; Deri Mamulleri özelinde bir OSB yer almamakta.
Türkiye’nin en büyük 3. ili olan İzmir’imizde ise bu eksiklik artık daha fazla hissedilmektedir.
Deri sektörümüzün kümelenememiş olması, dağınık yapıda kalması ne yazık ki sektörümüzü olumsuz etkilemektedir.
Emek yoğun bir sektörüz; yan sanayinin gelişmesi, nitelikli ara eleman devamlılığının sağlanması ve istihdamın artırılması ancak sektörün bir arada, omuz omuza hareket etmesiyle mümkündür.
Şu an bölgemizden gerçekleşen deri ve deri mamulleri ihracatının yarısını, 300 aktif firmamızın içerisinden sadece 40 firmamız sırtlamış durumdadır.
Bu sürdürülebilir değildir.
Sektörümüzün kümelenmesi ve güçlenmesi, ihracatın tabana yayılmasını sağlayacak, geriye kalan firmalarımızı da oyunun içine daha güçlü bir şekilde dahil edecektir” dedi. “Teşvikler sektörel olmalı”Ayrıca sanayicilere sağlanan devlet teşviklerinin de bölgesel değil sektörel olması gerektiğine de vurgu yapan Gündoğdu, “Devletin sağladığı pek çok destek var.
Desteklerimiz eksik değil ama kullanım şartları ve sektörel uyumu ile ilgi sıkıntılar var.
Teşvikler bölgesel değil sektörel olmalı.
Her sektörün kendi içindeki dinamizmi çok farklı.
Ona uygun şekilde verilecek devlet teşvikleri çok daha verimli ve sürdürülebilir olacaktır.
Öte yandan ihracatın tabana yayılması ile ilgili sıkıntılar var.
Türkiye’de ihracatı artıran sektör ve firma sayısı çok sınırlı.
Bu da sürdürülebilir değil.
İhracat mutlaka tabana yayılmalı, aktif ihracatçı sayısını artırıp ihracat rakamlarını daha ileri taşıyabilmek için ciddi çalışmalar yapmalıyız” dedi.