Haber Detayı

İKSV’nin yeni Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak: Önceliğim bu köklü mirası geleceğe taşımak
Dünya+ dunya.com
23/01/2026 00:00 (2 saat önce)

İKSV’nin yeni Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak: Önceliğim bu köklü mirası geleceğe taşımak

İKSV’nin Genel Müdürlüğü görevini devralacak Yeşim Gürer Oymak, kurumun temsil ettiği köklü gelenek ve mirası devam ettirmeyi önceliğine alarak disiplinlerarası diyaloğu teşvik eden etkinliklerle, erişim ve kapsayıcılığı daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Meltem KERRARmeltemkerrar@gmail.com50 yılı geride bırakan İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) üst yönetiminde değişim gerçekleşti.

Genel müdürlük gö­revini temmuz başından itibaren Yeşim Gürer Oymak üstlenecek.Oymak bayrağı 2002’den bu yana bu görevi yürüten ve 2021 yılından bu yana İKSV Yöne­tim Kurulu üyeleri arasında yer alan Görgün Taner’den devralı­yor. 1983’ten bu yana İKSV eki­binde yer alan, 1994-2002 yılla­rı arasında İstanbul Caz Festi­vali direktörlüğünü de üstlenen Taner, vakıf yönetimindeki ye­ni dönemle ilgili “Uzun yıllar­dır birlikte çalıştığım değerli ekip arkadaşım Yeşim Gürer Oy­mak’ın İKSV Genel Müdürü ola­rak atanmasından büyük mutlu­luk ve gurur duyuyorum.

Sanatın farklı disiplinlerinde engin biri­kime sahip, kurum içinden yeti­şen, çalışkan ve vizyoner bir kül­tür yöneticisinin İKSV’nin bun­dan sonraki yolculuğuna liderlik edecek olması hepimiz için kı­vanç vesilesi” diyor.Taner, kurumda bundan böy­le Yürütme Kurulu Başkanı ola­rak görev yapmaya devam ede­cek.

Prof.

Dr.

Teoman Akünal, Zeynep Hamedi ve Görgün Ta­ner’den oluşacak İKSV Yürütme Kurulu, Bülent Eczacıbaşı’nın başkanlığındaki İKSV Yönetim Kurulu’na bağlı olarak çalışma­larını sürdürecek.2017 Eylül ayından bu yana Genel Müdür Yardımcısı olarak İKSV yönetiminde yer alan Ye­şim Gürer Oymak ile yeni döne­mi konuştuk.20 yıldır farklı konumlar­da hizmet verdiğiniz İstan­bul Kültür Sanat Vakfı’nda bu yıl genel müdürlük görevi­ni Görgün Taner’den devralı­yorsunuz.

Bu değişim süreci nasıl oldu anlatır mısınız?

İKSV ekibine 2006 yılında İs­tanbul Müzik Festivali Direk­törü olarak katıldım ve bu göre­vi 2018 yılına kadar sürdürdüm. 2017 Eylül ayından bu yana ise vakıfta genel müdür yardımcı­sı olarak görev alıyorum.

Eş za­manlı olarak Leyla Gencer Şan Yarışması eş-direktörlüğünü de sürdürüyorum. 20 yıl boyun­ca hem artistik hem de yönetsel alanlarda farklı roller üstlendik­ten sonra İKSV’nin genel mü­dürlüğü görevine atanmak bü­yük bir onur benim için.

Bu göre­vi, uzun yıllar birlikte çalıştığım Görgün Taner’den devralmak ve İKSV’nin köklü mirasını ekip ar­kadaşlarımla birlikte geleceğe taşımak için büyük heyecan du­yuyorum.Uzun vadeli bakış önemli Sinemadan müziğe, plastik sanatlardan tiyatroya Türki­ye kültür-sanat ortamına bel­ki de en önemli katkıları sağla­yan bir kurum İKSV.

Bunun bir parçası ve şimdi ‘yön gösterici­si’ olmak nasıl bir sorumluluk ve bakış açısı getiriyor sizce?

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, elli yılı aşkın süredir kültür-sa­natın birçok farklı disiplinine katkı sağlayan önemli bir aktör.

Nitelikli içerikler sunarak klasik ve güncel müzik, sinema, tiyat­ro, güncel sanat gibi birçok farklı alanda ilgi ve beğeninin gelişme­sinde öncü rol oynayan İKSV, sa­natçıların üretimlerini destekle­yen, izleyicilerle buluşmalarını sağlayan, kültür-sanat ekosiste­mini farklı yönleriyle ve tüm pay­daşlarıyla destekleyen bir ku­rum.

Son yirmi yılda bu yapının içinde yer almak, yıllar boyunca bu üretim sürecine katkı sunmak benim için başlı başına bir övünç kaynağı.

Bir kurumun yönünü belirlerken yalnızca yapısal işle­yişi değil, temsil ettiği değerleri de gözetmek; kararları daha kap­sayıcı ve uzun vadeli bir bakışla ele almak gerekiyor.

Bu da tabii ki büyük bir sorumluluk.Uzun bir deneyim yaşadığı­nız kültür-sanat dünyasında, projeler üretirken yaşadığı­nız en büyük zorluklar neler oldu?

Kültür-sanat son derece kı­rılgan bir alan.

Bazen teknik ya da lojistik nedenler, bazen mad­di kaynakların sınırlılığı, bazen de toplumsal gelişmeler projele­rin seyrini kolaylıkla etkileyebi­liyor.

Ama bana göre asıl zorluk, tüm bu değişkenler içinde uzun vadeli bir vizyonu istikrarla sür­dürebilmek.

Yalnızca bugünü de­ğil, geleceği de düşünerek prog­ramlar geliştirmek; farklı izleyi­ci profillerine ulaşmak, gençlere alan açmak, tüm bunları dengeli ve sürdürülebilir bir yapıyla ha­yata geçirmek.

Öte yandan, bu dönüştürücü, besleyici ve ilham verici bir süreç aynı zamanda.Yıl boyunca yaşayan bir kültür-sanat ekosistemiTemmuz ayında başlayacağı­nız yolculuğunuzda İKSV için yeni ve farklı program ve pro­jeler düşünüyor musunuz?

Bu anlamda hayalleriniz neler?

İKSV, 50 yıl önce güçlü bir viz­yonla kurulmuş ve geçen yarım yüzyıl boyunca değişen dünyayı dikkatle izleyerek kendini yenile­meyi, dönüşmeyi ve bu sayede et­kinliklerini sürdürülebilir kılma­yı başarmış bir kurum.

En önemli önceliğim bu köklü mirası ve ruhu koruyarak geleceğe taşımak ola­cak.

Sanatsal seviyesi yüksek, di­siplinlerarası diyaloğu teşvik eden etkinlikler düzenlemek, erişim ve kapsayıcılığı daha da güçlendir­mek, genç sanatçıların üretim sü­reçlerine uzun vadeli destek sun­mak, gençlerin daha çok etkinliğe katılabilmeleri için alan açmak ve yürüttüğümüz çalışmaların kül­tür politikaları alanına yansıma­sını sağlamak her zaman öncelik­lerimiz arasında olacak. 2026’da gerçekleştirdiğimiz tüm etkinlik­lerde de bu başlıklara odaklanma­yı sürdüreceğiz.

İKSV’nin yalnız­ca festivallerle sınırlı olmayan, yıl boyunca yaşayan bir kültür-sanat ekosistemi olarak farklı coğrafya­lara, farklı yaş gruplarına ve top­luluklara daha fazla temas etmesi­ni hayal ediyorum.

Temmuz ayın­da başlayacak bu yolculuğu, İKSV ekibi, sanatçılar, izleyiciler ve tüm paydaşlarla birlikte, dayanışma içerisinde şekillendirmeyi hedef­liyorum.Kimdir?Saint Benoît Fransız Lisesi'nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nden mezun olan Yeşim Gürer Oymak, müzikoloji dalında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlamış.1996-2016 arasında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda öğretim üyesi olarak görev alan Oymak, bu dönemde Müzikoloji Bölümü Başkanlığı ve Osmanlı Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (OMAR) yönetim kurulu üyeliği görevlerini de üstleniyor.İş Sanat Kültür Merkezi’nin Kurucu Direktörü olarak kurumun 2006’ya dek yıla yayılan sanatsal içeriklerini oluşturan Oymak, 2006-2018 arasında İstanbul Müzik Festivali’nin direktörlüğünü üstleniyor. 2009- 2010 arasında Fransa’da gerçekleştirilen “Fransa’da Türkiye Mevsimi” çerçevesinde düzenlenen klasik müzik etkinliklerinin koordinatörlüğünün ardından 2014’de Polonya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından “Bene Merito” nişanına ve Fransa Kültür Bakanlığı tarafından verilen Sanat ve Edebiyat Şövalyesi (Chevalier des Arts et des Lettres) nişanına layık görülmüş. 2017’den bu yana İKSV Genel Müdür Yardımcısı olan Oymak, eş zamanlı olarak Leyla Gencer Şan Yarışması eş direktörlüğü görevini de sürdürüyor.SANATIN 'ARTI'SIUluslararası Spor Filmleri Festivali yeniden İstanbul’da İlk kez geçen yıl düzenlenen ve spor ve sinemayı aynı çatı altında buluşturan İstanbul Uluslararası Spor Filmleri Festivali, bu yıl ikinci kez izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.Belgesel sinemacı Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde hayata geçirilen festival, sporu yalnızca rekabetin değil; insan hikayelerinin, toplumsal dönüşümün ve güçlü anlatıların merkezine yerleştiriyor.26–27–28–29 Mart tarihlerinde, İstanbul’un farklı mekanlarında gerçekleşecek festival kapsamında kurmaca kısa film ve belgesel film yarışmaları düzenlenecek.

Filmler, Beyoğlu Atlas Sineması başta olmak üzere çeşitli sinema salonlarında gösterilecek.“Kayada Büyüdüm Ben” sergisi Galerist’te açıldı Melike Abasıyanık Kurtiç’in sanatsal pratiğini merkezine yerleştiren “Kayada Büyüdüm Ben” isimli sergi, Galeri Nev iş birliğiyle ve Galerist ev sahipliğinde, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin desteğiyle açıldı.2024 yılında Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde gerçekleşen “Bir Denizkestanesinin Anıları”nın ardından kurgulanan sergi, Abasıyanık Kurtiç’in üretimini, onun düşünme biçimi, form anlayışı ve malzemeyle kurduğu ilişkiyle kesişen sanatçıların üretimleriyle bir arada sunuyor.Sergi, seramiklerini, sayısız desen, suluboya, fotoğraf ve yerleştirme ile besleyen ve bu malzemelerin birinden diğerine sürekli tercümeler yapan Abasıyanık ile pratiklerinde farklı kanallarda derinleşen Deniz Aktaş, Ece Bal, Gökhun Baltacı, İlhan Berk, Zeynep Kayan, Thiago Rocha Pitta, Anıl Saldıran, Johanna Seidel, Elif Uras, Burcu Yağcıoğlu ve Masao Yamamoto’nun eserlerini bir araya getiriyor.

Sergi, 21 Şubat 2026 tarihine dek, salıdan cumartesiye, 11.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.Bagjan Oktyabr turneye Türkiye’den başlıyor Uluslararası viyolonsel sanatçısı ve Soul Therapy konser serisinin yaratıcısı Bagjan Oktyabr, yeni programıyla 2026 dünya turnesine Türkiye’den başlıyor.

World Tour 2026 kapsamında sunulan yenilenmiş Soul Therapy programı, bu bahar Türkiye’nin farklı şehirlerinde dinleyiciyle buluşacak.Türk izleyiciler tarafından yakından tanınan Bagjan Oktyabr, bugüne dek İzmir ve Ankara’dan Gaziantep ve İstanbul’a uzanan pek çok şehirde kapalı gişe konserler verdi.Soul Therapy, klasik müzikten çağdaş eserlere, dünya hitlerinden ulusal motiflere uzanan repertuvarıyla viyolonsel merkezli özel bir canlı performans projesi.

Programda ayrıca popüler Türk dizilerinden ikonik melodiler ve şarkılar, Bagjan Oktyabr’ın imza düzenlemeleriyle yer alıyor.Turnenin ilk adımı, 22 Mart’ta Diyarbakır’da atılıyor.

Ardından Gaziantep, Adana ve Ankara konserleriyle Türkiye turnesi devam ediyor.

Sanatçı, 29 Mart’ta İstanbul konseriyle Türkiye ayağını tamamlayacak.

İlgili Sitenin Haberleri