Haber Detayı

Arslanoğlu’nun dil savaşı
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
16/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Arslanoğlu’nun dil savaşı

Bir araştırmacımız gidiyor Kanada’ya Kızılderili köylerini geziyor, dillerde, kültürlerde, el işlerinde Türklerle birebir benzerlikleri buluyor, seriyor ortaya; karşısındaki gülüyor... İsveç’te tarih enstitüsünü kurmuş profesörün yazdığı İsveç – Türk dilleri benzerliği konulu kitabı gösteriyorsunuz.

Eskiden sabah kalkınca, çayı, kahveyi alıp gazetelere bakardım.

Şimdi ilk işim bilgisayarı ya da akıllı telefonumu açmak oluyor.

Facebook’tan ilk haberleri alıp daha sonra gazete, televizyon haberlerine bakıyorum.

Bu sabah gene daha yüzümü yıkamadan telefonu açtım.

Facebook’ta karşımda Kaan Arslanoğlu haykırıyor.

Sabah mahmurluğum kayboluverdi.

Bir süredir yakınıp duruyordu zaten, bu kez sesini iyice yükseltiyor: “Avrupa dillerinin kurucu dili Türkçe’dir.

Artık bu kısmen kabul görüyor, büyük kesim ise ‘Evet, Batı dillerinde Türkçe yoğun ama Türkçe kurucu dil olamaz’ diye itiraz etmeye çalışıyor.

Bu arada teze karşı çıkanlar sağcısı, solcusu, Marksisti, faşisti yekvücut birleşmiş durumda.

Topuna karşı uluslararası dil savaşları devam ediyor”.

Arslanoğlu, düş kırıklığını dile getiriyor: “Gönül isterdi ki bu emperyalist ırkçı dünya ‘bilimine’ karşı sol cephe aydınları, bilim insanları, Marksist yazarlar bize destek çıksınlar.

Ne gezer, bunu hayal etmem bile.” İlk elde, ‘genelleme yapmayalım lütfen’ diyesi geliyor insanın ama gerçekten her yönden öyle saldırılar var ki Arslanoğlu’na hak vermek zorunda kalıyorsunuz...

Ne ırkçılığınızı bırakıyorlar ne faşistliğinizi.

En hafifinden yalan, yanlış göstermeye, küçümsemeye, alay etmeye çalışıyorlar...

Yılışık yılışık sırıtıp, kırıtarak konuşuyorlar: ‘He he heee İskandinavları da Türk yaptınız, Kızılderilileri de, onları da, bunları da Türk yaptınız...’ Arslanoğlu’nun yaptığı da bunlara aynı hiddet ve şiddetle karşılık vermek.

Bir araştırmacımız gidiyor Kanada’ya Kızılderili köylerini geziyor, dillerde, kültürlerde, el işlerinde Türklerle birebir benzerlikleri buluyor, seriyor ortaya; karşısındaki gene pişmiş kelle gibi gülüyor, he he heeee...

İsveç’te tarih enstitüsünü kurmuş profesörün yazdığı İsveç – Türk dilleri benzerliği konulu kitabı gösteriyorsunuz, boşuna!

ARSLANOĞLU’NUN İSYANI Arslanoğlu da araştırmış, tuğla gibi iki kitap koymuş ortaya: Batı dillerinde Türkçe sözcükler var,  kökenlerinde Türkçe var, demiş.

Yandı ki ne yanmak...

Saldıran saldırana.

Sineceksiniz, rüzgara sırtınızı döneceksiniz. ‘Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına’ demenizi istiyorlar.

Tersini yaptınız, dik durdunuz; diyecekler ki ‘rüzgara karşı işiyorsun’.

Arslanoğlu da diyor ki “Lafta üstüne işedikleri kavunlara sarılacaklar.

Nasrettin Hoca gibi.

Buna ‘burjuva’ değmemiştir, ‘şuna da değmemiştir’… yut gitsin hepsini”.

Evet, hatta, ‘Zaten biz bunları çoktan keşfetmiştik, biliyorduk’ deyip zeytinyağı gibi suyun üstüne bile çıkacaklardır.

Türk dil, tarih, kültür çalışmaları Atatürk’ün bu alandaki atılımları, hemen ölümünden sonra  baltalanmaya başlandı.

Ne var ki O öldükten hemen sonra rafa kalkan ama unutturulamayan bilgi ve belgeler ışığında çalışanları durduramıyorlar, bıktırmaya, yıldırmaya çalışıyorlar.

Arslanoğlu’nun isyanına nasıl hak vermeyeceksiniz?

Örneğin Prof.

Dr.

Necati Demir, Baykal Gölü bölgesini incelemiş, pek çok araştırmacı çalışıyormuş ama tek Türk kendisiymiş.

Sibirya’yı, Kanada Kızılderililerini incelemiş.

Kendisi  bu işlerin az sayıdaki araştırmacılarından biri.

Fransa’da çok Türk ismi bulunduğunu görmüş ve bunları incelemek için proje yapmış ama yetkili ve etkililerimizce kabul edilmemiş.

Olacak iş değil.

YENİ KUŞAKLARIN GÖREVİ Artık dünyanın her yanında Türkler yaşıyorlar.

Çocukları okuyor, üniversitelere gidiyor.

Bence bu yeni kuşaklara kökenleriyle ilgili yeterli bilgi, bilinç ve Türk kimlik gururu, onuru verilirse, yaşadıkları ülke halkıyla Türklerin dil, tarih, kültür ve gen bağlarını araştıracak tez ve doktora tezlerine yönelebileceklerdir.

Örneğin Fransa’da yaşayan ve konuyla ilgili araştırma yapmak isteyen kişi, Necati Demir hocanın yapamadığı çalışmayı üstlenip, Fransızca’nın Türkçe’yle benzerliklerini, kültürel, tarihsel bağlarını inceleyip bir tez hazırlayabilir.

Almanya’da yaşayan bir Türk, Alman - Türk dil tarih kültür benzerliklerini inceleyebilir.

Kuzey İskandinavya’da yaşayan biri, Laponlarla, Eskimolarla ilgili araştırmalar yapabilir, ya da Uppsala Üniversitesi’nde Runoloji okuyup İskandinav – Türk yazılarının bağlarını inceleyebilir vb...

Kaan Arslanoğlu, Türk dili, tarihi ve kültürünün dünyadaki üstün yerini göstermesi açısından çok önemli çalışmalar yaptı. ‘Avrupa Dillerinin Gizlenen Kökü: Türkçe’ ve ‘Batı Dillerindeki Türkçe Kökler Sözlüğü’ kitapları ve 45 kadar makalesi ve çok sayıda köşe yazıları var.

Bu alanda çalışma yapanlar ve yapacak olanlar için önemli kaynaklar bunlar...

İlgili Sitenin Haberleri