Haber Detayı

Halının altına süpürülen ‘marina’ sorunu
Halil özsaraç aydinlik.com.tr
16/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Halının altına süpürülen ‘marina’ sorunu

Halının altına süpürülen ‘marina’ sorunu

Geçmiş yüzyıllarda savaş gemilerini emniyetle barındıran koylar, 19. yüzyılın sonundan itibaren rekreasyonel denizcilik alanlarına dönüştü.

Anlayacağınız günümüzün yatlarına bağlama, bakım, ikmal ve barınma işlevi sunan, sosyal ve turistik amaçlara da hizmet eden bütüncül tesislerin “marina” olarak adlandırılmasının yaklaşık 150 yıllık bir mazisi var. 1,5 yüzyıllık bu dönemde, marina (yat limanı) sayısı, ivmeli olarak artmıştır, artmaya devam etmektedir ve denizciliğe ilgi yükseldikçe de bu artış devam edecektir. 21 Ekim 2024’te, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız, marinalarımızın sayısı 2002’de 41 iken 63’e; toplam yat bağlama kapasitemiz de 2002’de 8 bin 500 iken 25 bin 38’e çıktığı için gururluydu ve bu “başarı(!)” haberi, çok sayıda yayın organında yankılanmıştı.

Bakanımızın aynı açıklamasında, marina sayısının 74’e ve toplam yat bağlama kapasitesinin de 29 bin 29’a ulaşacağı müjdesini vermişti.

Aradan geçen 16 ayda inşa hâlindeki tesislerin tamamlandığını, marina sayısının 74’e ve yat kapasitesinin ise 29 bin 29’a eriştiğini varsayalım.

Bu gibi “gururla anlatılan” ve “rakam” içeren açıklamalarla karşılaştığımda, “sorgulamak” gibi bir huyum var, ne yazık ki.

Açıklamaların “gurur”a layık olup olmadığını anlamanın en güzel yolu, Türkiye’nin performansını dünyanın performansı ile karşılaştırmaktır.

Hadi bunu yapalım… GURUR DUYABİLECEK SAYIDA MARİNAMIZ VAR MI?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının altı ayda bir yayımladığı “Ulaştırma ve Altyapı Dergisi”nin son sayısında (2025 sonu ve 3.

Sayı); dünyada, yaklaşık 30 bin marina olduğu ve bunların toplam yat bağlama kapasitesinin de 2 milyondan fazla olduğu yazılıdır. “İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası”nın 2025 başında yayınladığı Denizcilik Sektör Raporu’nda ise, dünyada 25 bin, Avrupa’da 10 bin civarında marina bulunduğu; Türkiye’deki marina sayısının 87 olduğu, yani Bakan’ın hedeflediği 74’ten bile yüksek olduğu yazılmıştır.

Rakamlar farklı bile olsa, iyimser olalım ve günümüz Türkiye’sindeki marina sayısının 87 olduğunu kabul edelim… Buna göre dünyadaki marinaların binde 3-3,5’i; dünyadaki yat barındırma kapasitesinin yüzde 1,5’i ve Avrupa’daki marinaların da yüzde 1’inden azı Türkiye’dedir… Turistlerin dünyada en çok ziyaret ettiği 4’üncü ülke olan Türkiye’nin kurup işletebildiği marina, sadece bu kadarmış… Yine İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın 2025 başında yayınladığı Denizcilik Sektör Raporu’na göre 8 bin 333 km kıyı uzunluğuna sahip Türkiye’nin yalnızca 87 marinasına karşılık; - 7 bin 500 km, yani Türkiye’nin yüzde 90’ı kadar kıyı uzunluğu olan İtalya’da 53, yani Türkiye’nin 6 katı, - 4 bin 964 km, yani Türkiye’nin yüzde 60’ı kadar kıyı uzunluğu olan İspanya’da 467, yani Türkiye’nin 5 katı kadar marina mevcut imiş… 2026 New York basımlı Port Economic, Management and Policy adlı dokümana göre ise, 2023’te Türkiye’nin turizmde Akdeniz’deki en iddialı 3 rakibi olan İspanya, Fransa ve İtalya’nın toplam yat barındırma kapasitesi, Türkiye’nin yat barındırma kapasitesinin 27,6 katı imiş… Emin olmak için diğer bir kaynağa daha bakalım… Uluslararası Denizcilik Endüstrileri Birliği’nin (International Maritime Industries Association) 2023’te yayınladığı istatistiklere göre Avrupa’nın en denizci 10 ülkesinin toplam 1,43 milyon yatı barındırma kapasitesi varmış ve bunun; - yüzde 35’i İsveç’te (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin yüzde 38’i), - yüzde 18’i Fransa’da (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin yüzde 58’i), - yüzde 13’ü İtalya’da (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin yüzde 90’ı), - yüzde 11,5’i Hollanda’da (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin yüzde 5’i), - yüzde 9’u İspanya’da (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin yüzde 60’ı), - yüzde 7’si İngiltere’de (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin 1,5 katı), - yüzde 3,4’ü Polonya’da (Kıyı uzunluğu, Türkiye’ninkinin yüzde 5’i), - yüzde 1,4’ü ise Türkiye’de imiş.

Rakamlara göre “geride kalmışlık” hâli çok bariz… Her şeyden önce, en az 1,43 milyon yatın dolaştığı Akdeniz’de, yalnızca 29 bin 29 yata yetecek kadar bir marina kapasitesini, turizmde dünya 4’üncüsü bir ülkeye yakıştırmak oldukça güç… MARİNA ARTIŞ HIZIMIZ VE TURİZMDE YARIŞTIĞIMIZ RAKİPLERİMİZ Peki, marina artış hızımız, rakiplerimiz ile arayı kapatabilecek seviyede mi?

Dönemsel bir karşılaştırma yaparak cevabı bulmaya çalışalım… 2019-2025 arasındaki 6 yıllık dönemde; - Dünyadaki marina sayısı, yüzde 32’lik artışla, 19 binden 25 bine, - Avrupa’daki marina sayısı, yüzde 100’lük artışla 5 binden 10 bine, - Turizmde yakın rakibimiz İtalya’daki marina sayısı, yüzde 42’lik artışla 379’dan 537’ye, - Turizmde diğer bir yakın rakibimiz olan İspanya’daki marina sayısı, yüzde 31’lik artışla 356’dan 467’ye artarken, - Türkiye’deki marina sayısı ise yüzde 5’lik artışla 83’ten 87’ye çıkabilmiş… Yukarıdaki rakamların tamamı, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın 2019 ve 2025 yılları Denizcilik Sektör Raporları’ndan alınmıştır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza göre ortada çok büyük bir başarı öyküsü var; ama, yukarıdaki rakamlar, sayın bakanımızla aynı fikirde olmamı güçleştiriyor.

Bence Kültür ve Turizm Bakanlığının “10 yılda 850 milyon turist” hedefi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının -gururla anlattığı- marina inşa hızında ciddi bir çelişki var.

Turizmde “10 yılda en az 850 milyon turist” gibi görkemli bir hedefi olan bir ülkenin, -turizmin de bir altyapısı olan- marina inşa yarışında; dünyadaki, Avrupa’daki ve Akdeniz Havzası’ndaki rakiplerinden geriye düşmek gibi bir lüksü olamaz… Marina inşa hızımız, gelecekte, ayağımıza dolanacak bir soruna dönüşecek gibi duruyor… Mevcut performans ile geleceğin süreğen sorununa dönüşeceğini düşündüğüm “marina” ihtiyaçlarımıza gerçekçi yaklaşımlar bulmak istiyorsa; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın, öncelikle 2002 Türkiyesi ile yarışmak yerine, günümüzdeki ve gelecekteki dünya ile yarışmaya niyetlenmesi ile işe başlaması gerekiyor.

Ne dersiniz?

ZİNCİRLEME SORUNLARA KAYNAKLIK EDEN MARİNA YETERSİZLİĞİNE ÇÖZÜM Ne yazık ki, günümüzde bile marina yetersizliği sorunu, hissedilir hâle gelmiştir.

Arzı az olanın, fiyatı da yüksek olur.

Türkiye’deki marinalarda tekne bağlama ücretleri o kadar “uçtu” ki, yat almak isteyenler, astronomik marina ödemeleri nedeniyle “yat, hatta küçük tekne” sahibi olma hayallerini ertelemeye başladılar.

Dahası, yat sahiplerinin de artık, yatlarını marinalar yerine, kaza ve ceza risklerini göze alarak “yarı-korunaklı” koylarda muhafaza etme eğilimine girdikleri de gözlenmektedir.

Özellikle geçen yıl, yayın organlarında, çok sayıda koyun, toplamı binler ile ifade edilen yata barınak olduğunu da haber yapmıştı.

Konuyu uzatmamak için girmeyeceğim, ama benzer sıkıntılar amatör balıkçı tekneleri için de var.

Anlayacağınız marina sorunu, daha şimdiden Türkiye’de “rastgele ve kaçak bağlama” sorununu tetiklemişe benziyor… Dikkat!

Toplam kapasitesi az, yani arzı düşük olduğu için ortaya çıkan “pahalı marina ücretleri” meselesine el atılmadığı ve kalıcı çözümler bulunmadığı takdirde, denizcileşmesi gereken Türkiye’de “insanların denizcilikten soğuması” gibi bir risk ile burun burunayız… Sorun, marina yatırımlarını büyük ölçüde özel sektörün keyfine bırakmaktan kaynaklanıyor… Kıyı tahsisinden ÇED raporuna kadar bir ton bürokratik sorunları aştıktan sonra, 100 tekne kapasiteli minicik bir marinanın altyapısının hazırlanması ve inşası bile, 20-30 milyon avroluk bir maliyete sahip.

Üstelik bu kadar pahalı bir yatırım, ancak 8-15 yıl içinde kendini amorti edebiliyor… Doğal olarak, özel sektör, marinaya yatırım konusunda, o kadar da hevesli değil; ağır yatırım maliyetine katlananlar da “yüksek fiyat” politikası ile pahalı yatırımın acısını çıkarıyor… Sorunun çözümü, aslında ufukta göründü… Madem, özel sektör, pahalı marina yatırımlarından kaçınıyor; yatırım yapan da fiyatları yükseltiyor; öyleyse, kooperatif marinacılığı ve belediye marinacılığının daha fazla önü açılmalı, -ki bu da yetmez- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bizzat devreye girip Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yüzlerce yeni marinayı bizzat ve bir an önce inşa edip işletmek için kolları sıvamalı…

İlgili Sitenin Haberleri