Haber Detayı

Cemre kadına düştü
Selenga artar yağcı aydinlik.com.tr
28/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Cemre kadına düştü

Cemre kadına düştü

Kış uzun sürdü.

Üretimin zayıfladığı, emeğin değersizleştiği, kadınların evde ve işte iki kat yük altında bırakıldığı günler çok yordu.

Çiçekli mesajlarla geçiştirilen kadın günleri, derinleşen yoksulluk, artan işsizlik, geleceğe dair büyüyen kaygılar… Toprağın donduğu, umudun kabuğa çekildiği bir mevsim yaşandı.

Ama her kışın bir sonu vardır.

Baharın habercisi olan cemre, bu kez hava, su ve toprak kadar kadına da düştü.

EMEKÇİ KADINLARIN GÜNÜ GELİYOR Bu düşüş bir ısınmadan öte bir uyanıştır.

Emekçi kadının alın terinde, fabrikada, tarlada, atölyede, ofiste ve ev işlerinde görünmeyen emeğinin kıpırdanışıdır. 8 Mart’ın özündeki tarihsel bilinç, yeniden ortaya çıkmaktadır.

Bu gün bir nezaket günü değil örgütlü mücadelenin, eşitlik talebinin ve insan onuruna yakışır bir yaşam arayışının günüdür.

Türkiye’de emekçi kadınlar ayağa kalkıyor.

Biliyorlar ki üretmeden değer görülmez, değer görmeden eşitlik elde edilmez.

Ve yine üretim olmadan istihdam olmaz, istihdam olmadan bağımsız kalınmaz, bağımsızlık olmadan elde edilen eşitlik kalıcı olamaz.

Yıllardır üretimden koparılan, dışa bağımlı bir ekonomik modelin içine hapsedilen Türkiye’de en ağır bedeli kadınlar ödedi.

İşsizlik, güvencesizlik, yoksulluk… Bunlarla birlikte kadına şiddet, toplumsal çürüme, uyuşturucu, sanal kumar, değer erozyonu… Çocuk yetiştiren her annenin yüreğinde büyüyen gelecek kaygısı… MİLLÎ KADIN HAREKETİ YÜKSELİYOR Tam bu noktada cemre Millî Kadın Hareketi’ne de düşüyor.

Türkiye’de kadınlar, yalnızca hak talep eden değil; çözüm üreten, ülkenin kaderine omuz veren kurucu bir özne olarak tarih sahnesine çıkıyor.

Kadınlar biliyor ki kurtuluş; kutuplaşmayı derinleştirmekte değil, iç cepheyi güçlendirmektedir.

Siyasi görüşü ne olursa olsun vatansever kadınlar, ortak hedeflerde buluşmalıdır.

Üretim Devrimi’ni omuzlayacak, tarıma, sanayiye, eğitime ve kamusal yaşama taşıyacak öncüler esasen kadınlardır.

Tarih bunu defalarca göstermiştir.

Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan Anadolu kadını, Cumhuriyet’in kuruluşunda, eğitimde, hukukta, siyasette yerini alan Türk kadını… Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Devrimi, kadını toplumda asli kurucu güç olarak konumlandırmıştır.

Bu miras bugün yeniden hatırlanmakta, yeniden sahiplenilmektedir.

CUMHURİYET KADINI ÖRGÜTÜNÜ TAZELİYOR Ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), millî kadın hareketinin temsilcisi olarak emeği, vatandaşlık bilincini ve millî devleti esas alan bir çizgide örgütlerini ayağa kaldırıyor.

Genel kurul hazırlıklarıyla birlikte yükselen enerjisiyle yeni dönemin müjdesini veriyor.

CKD, örgütlenme atağını sahaya yansıtırken kadını erkekle karşı karşıya koyan değil ortak sorumlulukta buluşturan anlayışı savunuyor.

Çözümü yüzeysel düzenlemelerde değil, üretime dayalı, kamucu, paylaşımcı ve bağımsız Türkiye hedefinde geliştiriyor.

Kadını yalnızca mağduriyetle anılan bir figür değil, yönetimde, karar mekanizmalarında, üretimin merkezinde, kurucu iradede yer alan güçlü bir özne olarak görüyor.

Cemre düştüğünde toprak kabarır, filiz görünür, hayat hareketlenir.

Bugün de kadınların yüreğinde bir filiz kabarıyor.

Emekçi kadınların alın terinde, annelerin kaygısında, genç kızların umudunda, örgütlü mücadelenin kararlılığında bahar hazırlıkları yapılıyor.

Bu bahar, üretimin yeniden değer kazandığı, emeğin hak ettiği karşılığı bulduğu, kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit ve etkin olduğu bir Türkiye özlemidir.

Şimdi toprağı yarma, filizi büyütme, baharı kurma zamanıdır.

Ne mutlu o zamanı yakalayanlara!

İlgili Sitenin Haberleri