Haber Detayı
Soma linyit kömürü
Soma linyit kömürü
Torku markası kimin?
Bu soruyu sormakta amacım şirketin sahibinin reklamını yapmak değil.
Bazı gerçeklerin, özelleştirmelerin özünü değiştiremediğini anlatmaktır.
Torku, şeker pancarı üreticilerinin ortak olduğu Konya Şeker fabrikasına ait bir kooperatif şirket.
Yani bir şahsın malı değil.
Bir üretim kooperatifinin markası.
Özelleştirmelerin çok yoğun tartışıldığı yıllarda bazı KİT’lerin kooperatiflere satıldığı dolayısıyla bu özelleştirmelerin tam anlamıyla özelleştirme sayılmayacağı söylenirdi.
Hatta özelleştirme değil de özerkleştirme gibi kulağı tersten tutan bir takım söylemler de geliştirilmişti.
Sonuç toplumu özelleştirmelere ısındırmak, oluşacak muhalefetin dikkatini dağıtmaktı.
Soma Termik Santrali 2015 yılında özelleştirilerek Torku’ya satıldı.
Özelleştirmelerin üzerinden 11 yıl geçtikten sonra santral zarar ettiği gerekçesi ile kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya.
Nedeni şirketin zarar etmesi.
Önce şunu belirtmekte fayda var.
Demek ki özelleştirilen KİT, bir kooperatife de satılsa sonuç değişmiyor.
Temelde kâr varsa, zarar eden bir şirketi kimse çalıştırmak istemiyor.
Santrali araştırırken, santralin bacalarına filtre takılması amacı ile teşvik verildiğini okudum.
Ancak filtreler tam olarak takılmamış.
Detay araştırılsa altından kim bilir neler çıkar.
Kâr amaçlı bir işletmenin gerekçeleri değişmiyor. “İşletme zarar ediyor nasıl devam etsin”.
İşe “özel sektör liderliğinde sanayileşme” diyerek başlarsanız sonuç kaçınılmaz olarak bir gün buraya geliyor.
Nedeni açık, bir işletmenin sürekliliği için yatırım şart.
Eğer sektörde kârlılık düşüyor ya da Atlantik sisteminin karbon ayak izi yalanıyla fosil yakıtlar gelişmeleri oluyorsa özel şirket bu risklerle yola devam edemez.
Bilir ki böyle işletmeleri kapatmaya devlet oy ve başka nedenlerden dolayı rıza gösteremez.
Santrali kapatıyorum diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışır.
Kimse de ağzını açıp bir şey söyleyemez.
İklim değişikliği yalanı bir tarafa, toplam olarak baktığımızda Soma Termik Santrali’nin makro olarak zarar etmesi imkansıza yakın bir olasılık.
Nedeni ise çok basit.
Soma Termik Santrali elektrik üretiyor. - Üretilen elektriğin alternatifi yok. - Ham maddesi kömürün alternatifi ise ithal hammadde.
İthal kömür, doğalgaz vs. - İşletmede bin 000 dolaylarında çalışan var.
Bunların toplumsal maliyeti önemli bir rakam. - Termik santral, Soma ilçesinin temel iş yeri özelliğine sahip.
Yöre esnafının ve iş dünyasının kaybı çok büyük boyutlar olur. - İthal edilecek malın ithalat maliyeti haricinde döviz açığını büyütmesinin de oluşturacağı döviz elde etme maliyeti var. - Ayrıca enerji elde etmek için ithal edeceğimiz kömür ile kendi işçimizin maaşını değil, yabancı işçinin maaşını ödemek zorunda kalırız.
Sonuçta Soma Termik Santralini kapatmanın maliyeti mikro işletmenin zararından kat kat fazla.
Yani böyle bir işletme makro düzeyde çok büyük kar eder.
Zarar ediyor cümlesi toplumsal olarak bakıldığında koca bir yalandır.
Bu maliyete ayrıca 2014 yılında büyük facia yaşanan Soma kömür işletmelerinin de büyük oranda kapanma riski ile karşı karşıya kalacağını düşünürseniz olayın boyutu tahmin edilenin üstünde olacaktır.
Cumhur ittifakının para bulma gerekçesi ile bu yıl başlattığı özelleştirme atağı önümüzdeki dönem yine bir çok fiyasko ile karşılaşmaya aday.
Türk Telekom’un başına gelen buna bir örnektir.
Soma Termik Santrali zaman geçirmeden kamulaştırılmalıdır.
Sadece işletme işçisinin değil koca bir ilçenin ekmek teknesi olan santral kâr amacı ile başıboş bırakılamaz.
En son olarak da özelleştirmeler sonuçta milli devletin yıkılması amacı ile yapılan eylemlerdir.
Özelleştirmelere son vererek, devletin ekonomiye yatırım yapmasına bir an önce başlanmalıdır.