Haber Detayı

Savaşın uzaması kimin işine yarar?
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
07/03/2026 00:00 (7 saat önce)

Savaşın uzaması kimin işine yarar?

Savaşın uzaması kimin işine yarar?

Başlıktaki soruya farklı yanıtlar verdiği görülüyor.

İran’ın savaşın uzamasına dayanan bir hesap yaptığı ve buna dayanmak üzerine bir strateji kurduğu anlaşılıyor.

Bu çerçevede İran’a yönelik saldırı, bir dayanıklılık savaşı olarak niteleniyor.

Bir yandan da İran’ın, ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerindeki üslere ve aynı zamanda bazı enerji altyapı tesislerine saldırmasının amacı tartışılıyor.

İran’ın bu eylemlerinin yanı sıra Hürmüz boğazını kapatmasının küresel enerji tedariğinde sıkıntılara şimdiden yol açtığı ortada.

KÖRFEZ ÜLKELERİNİN TUTUMU NE OLACAK?

İran’ın böylelikle, Körfez ülkelerini savaşın durdurulması için ABD üzerinde baskıya zorlamayı amaçladığı ileri sürülüyor.

George Washington Üniversitesi’nden Marc Lynch, savaş öncesi ve sonrasını karşılaştırarak ilginç bir noktaya dikkat çekiyor.

Lynch şöyle diyor: “(Körfez liderleri) İsrail’in İran devlet kurumlarının yıkımını içeren rejim değiştirme stratejisinden son derece rahatsızlar, çünkü (İsrail’in aksine) felaketin sonuçlarından muaf olamayacaklarını anlıyorlar.

ABD’nin petrol tesislerini ve gemi trafiğini korumadaki acizliğine ve azalan füze savunma sistemleri stoklarını hızla yenileme konusundaki yetersizliğine veya isteksizliğine inanamıyorlar.

ABD askeri üslerinin güvenlik kaynağı olmaktan ziyade bir tehdit kaynağı haline geldiği derin bir his var.” Lynch, bu durumu saptadıktan sonra İran’ın bütün Körfez ülkelerini hedef alan stratejisinin sonuçlarını tartışıyor: “Eğer İran sadece BAE ve Bahreyn’i hedef almış olsaydı, Suudi Arabistan ve yeni ortakları İbrahim Anlaşması devletlerini adeta kurtlara yem edebilirdi.

Bunun yerine, Körfez, varoluşsal bir tehdit altında yeniden birleşti ve farklılıkları kolektif güvenlik adına bir kenara bıraktı” (Foreign Policy, 5 Mart 2026).

Sonuç olarak, İran’ın bir haftalık yanıtları, planlaması çok önceden yapılmış olan bu uygulamanın, bahsedilen amaca yönelik bir taktikten ziyade, İran’ın “ben gidersem herkesi de beraber yakarım” stratejisine dayandığını gösteriyor.

ABD İÇİN ARTAN MALİYET Savaşın ABD açısından maliyetinin yüksekliği, başından beri en fazla üzerinde durulan konuların başında geliyor.

Pentagon’un açıkladığı ilk değerlendirmeler ışığında yapılan tahminler, İran’daki savaşın günde yaklaşık 1 milyar dolara mal olduğunu gösteriyor (Foreign Policy Situation Report, 5 Mart 2026).

Mesele sadece İran’ın füzelerine karşı ateşlenen önleyici mühimmatın çok daha pahalı olmasıyla ilgili değil.

Savaşın hedefleri konusundaki her gün birbiriyle çelişen açıklamalar, ABD yönetimi içindeki kargaşayı işaret ediyor.

Savaşın uzamasının, ABD ve Avrupa dahil bütün dünya ekonomisi üzerinde sarsıcı etkilerinin olacağı biliniyor.

Bunun yanında, ABD içinde ve uluslararası alanda ürettiği siyasal maliyetin de hesaba katılması gerekiyor.

ABD ve İsrail’in hava saldırılarıyla İran’a büyük zarar verdiği bir gerçek.

Belli bir zaman sonra İran’ın mühimmatı da tükenebilir.

Ama İran’ın bunu yaparken, ABD ve İsrail’e verdiği zarar, nitelik olarak kendi ülkesindeki kayıplarından daha fazla olabilir.

Bundan sonraki sürecin belirleyeni, İran’a boyun eğdirememiş olmanın dünya çapında dalga dalga büyüyen sonuçları olacak.

İlgili Sitenin Haberleri