Haber Detayı
‘Terörsüz Batı Asya’ için İran’la dayanışmaya
ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonucu savaş Batı Asya’nın kalbinde yoğunlaştı. Küresel sermayenin çelik çekirdeği Yahudi-Siyonist finans çetesi, dünyayı ateşe atmaktan çekinmediğini ortaya koydu
“Büyük Amerika” sloganıyla iktidar olan emperyalist çete, bütün dünyaya meydan okuyor.
Seksen yıldır ABD ile birlikte yürüyen Batı Avrupa devletleri bile ABD’nin tehditlerine bir biçimde itiraz ediyor.
Kanada, ABD’nin isteklerini reddetti.
Avrupa ülkeleri Grönland'ı ABD’ye kaptırmamak için Danimarka etrafında birleşti.
Seksen yıl sonra ABD ile Avrupa karşı karşıya kaldı.
ABD; Venezuela, Küba ve İran üzerinden kolay zaferlerle bütün dünyayı elimine etmek istedi.
İran’a saldırı ve aldığı ağır karşılık, ABD ve İsrail’in saldırganlığına güçlü bir yanıt oldu.
Bütün dünya İran etrafında birleşti.
İran’ı desteklemekte tereddüt eden, yalpalayan devletlerin İran’ın yanında yer alması kaçınılmaz.
EKONOMİK VE ASKERİ DENGE Emperyalist ABD devletinin önünde iki seçenek var: 1-Askerî gücünü ekonomiye göre çıpalama sürdürülebilir olsa da bu takdirde ABD çok yönlü krizlerle karşı karşıya kalır. 2-Ekonomisini askeri hegemonyaya göre çıpalaması, öncelikle ekonomik krizlerini derinleştirir.
Ekonomik krizleri bastırmak için askeri seçenekleri kullanır.
Her iki seçenek de ABD’yi saldırgan olmaya zorluyor.
Münih Güvenlik Konferansı'nda ABD yeni bir dünya düzeni kuracaklarını, gerekirse tek başlarına kuracaklarını açıklamıştı.
Emperyalist süper devlet ABD “Üretim Devrimi” yapamayacağına göre, dağınık durumdaki dünyayı kontrol altına alma denemelerine kalkışması tek seçenek.
Saldırganlık ABD’nin vazgeçemeyeceği bir devlet sendromudur. “ABD içe kapanıyor!” söyleminin yanıltıcılığı kısa zamanda anlaşıldı.
ABD’nin seksen yıl boyunca büyüyen askeri gücüne karşılık, ekonomik gücü gerileyiş içinde.
ABD “içe kapanıyor” olsaydı, askeri gücünü ekonomik kapasitesine göre çıpalaması gerekirdi.
Bu durumda “Büyük Amerika” söylemi havada kalırdı.
ABD’NİN İRAN’A SALDIRISI VE SONUÇLARI İkinci Dünya Savaşı'nın ardından dünya liderliğini devralan ABD, ekonomik, siyasi ve askeri örgütler aracılığıyla egemenliğini tahkim etmeye yöneldi. 1950’den sonra önüne çıkan bütün engelleri askeri şiddetle aşmaya çalıştı.
Bütün ulusal devletleri boyun eğmeye zorlayan şiddet politikası izledi.
Ulusal devletlere karşı sayısız saldırı, tertip ve baskılar uyguladı.
ABD’nin Venezuela ve İran’a saldırısı arasında kopmaz bir benzerlik var.
Venezuela, enerji zengini bir ülke.
İran da enerji zenginliğinin yanı sıra ABD ve İsrail siyonizmine karşı doğrudan mücadele yürüten bir devlet.
ABD ve İsrail siyonizmine karşı direniş, İran’ı 21. yüzyılın yüz akı ulusal devleti haline getirdi.
İran’ın askeri güce boyun eğmeyeceği görüldü.
Emperyalist-siyonist planlar daha ilk günden boşa çıktı.
Vatan savaşı yürüten ulusların yenildiğine dünya henüz tanık olmadı.
ABD ve İsrail yeni bir dünyanın başlayacağı eşikte İran’a saldırdı.
İran’ın ufukta görünen zaferi, yeni bir dünyanın önünü açacak. ‘TERÖRSÜZ BATI ASYA’ İran, aynı zamanda teröre karşı Batı Asya’nın önderliğini yapıyor.
ABD ve İsrail saldırganları terör örgütlerini İran üzerine sürmeye çalışıyor.
ABD-İsrail savaş makinesinin ayrılıkçı Kürt terör gruplarını İran'da kullanmaya çalıştığı görülüyor.
Bir hafta dolmadan İran’ı yenemeyecekleri anlayan ABD ve İsrail, İran’ı iç savaşla karşı karşıya bırakmak istiyor.
Siyonistleşen “Kürt” terör gruplarının da İran üzerine sürülmeye hazır oldukları görülüyor.
Batı Asya yeniden hızla 2002 koşullarına sürükleniyor.
Saldırganlar, onlarca yıl sürecek etnik çatışmaları İran ve bölge üzerinde denemeye çalıştıkları klasik emperyalist stratejinin parçaları.
Batı İran'da PJAK, güneydoğu İran'da Beluciler ve diğer etnik gruplar, yeni bir iç savaşa hazırlanıyor.
İçinde yaşadığımız coğrafyada Türkiye enflasyonla baş edemez.
Emekli ve işçilere daha iyi ücret veremez.
Bütün bunlar bir yana, “Terörsüz Türkiye” planlarının şimdiden kadük olduğu söylenebilir.
ABD-İsrail siyonizminin terörü yeniden kullanma girişimlerine karşı İran ile aktif dayanışma kararı alınmalı.
İran toprakları üzerinde terör örgütlerine alan açılmasının gündemde olduğu koşullarda, Türkiye'nin kendisini aldatmaya hakkı yok.
Terörün yeniden güçlenip yayılmasına olanak verilmemeli.
TBMM geçici bir süre için “Terörsüz Türkiye” çalışmalarını derhal askıya almalı!
Kardeş İran İslâm Cumhuriyeti’yle birlikte terör örgütlerini Batı Asya'dan süpürmek için birlikte hareket etmeli.
ABD ve İsrail siyonizmi İran'a saldırmakla kardeşlik zeminini yok etti!
Yaşadığımız coğrafyada, terör bir ahtapot halini almıştır.
Bu nedenle hedef “Terörsüz Ortadoğu” coğrafyası olmalı.
Terörsüz “Batı Asya” için, ABD ve İsrail saldırganlığına karşı bölge ülkeleriyle aktif dayanışma içinde olmalıyız!