Haber Detayı

Avrupa Çin’e koşuyor
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
28/02/2026 00:00 (2 saat önce)

Avrupa Çin’e koşuyor

Avrupa Çin’e koşuyor

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in 25-26 Şubat günlerindeki Çin ziyareti, çok kutupluluk ortamında ABD-Avrupa ilişkileri, Avrupa’nın güvenliği ve küresel yeni düzen arayışları kapsamında önemli bir gelişme niteliği taşıyor.

Merz’in, Çin’e hareket ederken havaalanındaki basın toplantısındaki şu vurguları dikkat çekiciydi: “Artık kimse Çin’i görmezden gelemez.

Günümüzde, büyük küresel siyasi sorunlar Pekin dâhil edilmeden çözülemez”.

Merz, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmesinde de “Almanya’nın Çin ile ilişkilerine değer verdiğini ve tek Çin politikasını kararlılıkla savunduğunu” vurguladı.

Geleneksel dostluğu sürdürmek, karşılıklı saygı ve açık işbirliğine dayalı “çok yönlü stratejik ortaklığı derinleştirmek” için Çin ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti.

ÜÇ ÜLKEDEN ARDI ARDINA Merz’in Pekin’e gidişi, Avrupa’nın üç devlet liderinin son üç aydaki Çin ziyaretlerinden sonuncusu oldu.

Merz’den önce İngiltere Başbakanı 28-31 Ocak 2026’da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 3-5 Aralık 2025’te Çin’i ziyaret etti.

Starmer’ın ziyareti, 2018’den bu yana bir İngiliz başbakanının Çin’e yaptığı ilk seyahat oldu.

İngiliz Başbakanı’nın ziyaretinin amacı, önceki dönemde ABD’nin müdahalesiyle soğuyan iki ülke arasındaki ilişkileri onarmaktı.

Starmer’in konuşmalarında da Merz’e benzer şekilde sıcak mesajlar içeren vurgular dikkat çekti. “Dünyanın en büyük ekonomik aktörlerinden biri olarak, Çin ile stratejik ve tutarlı bir ilişki kurmak ulusal çıkarlarımız açısından büyük önem taşıyor.” diyen Starmer, İngiltere ile Çin’in “uzun vadeli, tutarlı ve kapsamlı stratejik ortaklıklarını sürdürmesi gerektiğini” belirtti.

Macron ise göreve geldiğinden bu yana Çin’e yaptığı dördüncü ziyaretinde “tek Çin politikasını kararlılıkla savunduğunu ve Fransa-Çin kapsamlı stratejik ortaklığını daha fazla derinleştirmeyi amaçladıklarını” vurguladı.

STRATEJİK ÖZERKLİK Her üç lider de ziyaretlerinde Çin ile önemli anlaşmalar imzaladı.

Fakat bundan daha önemlisi, ABD ile yaşlı kıta arasındaki makas açılırken, Avrupalı liderlerin yönlerini Çin’e çeviriyor olmaları.

AB’nin başa güreşen iki devleti Almanya ve Fransa ile birlikte NATO’da ortak oldukları İngiltere’nin liderlerinin Çin ziyaretleri Avrupa’nın “stratejik özerklik” yöneliminin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Burada kastedilen Avrupa’nın, geleneksel olarak bağlı olduğu Atlantik İttifakı’ndan, yani ABD’den stratejik düzlemde özerkleşmesi.

Trump’ın ilk başkanlık dönemi ve Biden yönetimi sırasında ABD Avrupa’ya, Rusya’nın yanı sıra Çin’in de “stratejik düşman” olduğu dayatmasını kabul ettirmek için birçok girişimde bulundu.

Biraz yumuşatılsa da Çin’i tehdit olarak gören vurgular, ABD baskısıyla NATO metinlerine de girdi.

Bu durum, Avrupa ile Çin ilişkilerinde geçen dönem içinde göreceli olarak gerilemeye yol açtı.

Avrupa’da, Çin ile ilişkilerde ABD’den bağımsız, Avrupa merkezli bir yaklaşımın izlenmesi yönünde bir eğilim geçmişten beri vardı.

Fakat bu eğilim, ABD’nin Avrupa üzerindeki baskılarıyla belli bir sınırın ötesine geçemiyordu.

Şimdi bu stratejinin Avrupa’da hâkim hale geldiği görülüyor.

İlgili Sitenin Haberleri