Haber Detayı

Güneş vurdukça zehir saçıyor
Sürdürülebilir dünya dunya.com
02/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Güneş vurdukça zehir saçıyor

Yapılan yeni araştırmalar, mikroplastiklerin güneş ışığıyla etkileşime girerek suya görünmez ve son derece karmaşık kimyasal bulutlar saldığını ortaya koydu. Bu çözünmüş kimyasallar, su ekosistemlerinin dengesini değiştiriyor ve plastik kirliliğinin tahmin edilenden çok daha derin etkileri olduğunu gösteriyor.

Başak Nur GÖKÇAMMikroplastikler uzun süredir nehirleri, gölleri ve okyanus­ları kirleten görünür parça­cıklar olarak biliniyor.

Ancak yeni bilimsel bulgular, bu kir­liliğin çok daha derin ve gö­rünmez bir boyutu olduğunu ortaya koydu.

Buna göre mik­roplastikler, güneş ışığıyla et­kileşime girdiklerinde suya sürekli olarak karmaşık ve di­namik kimyasal bulutlar salı­yor.

Bu da su ekosistemlerinin kimyasını ve biyolojik denge­sini sessizce değiştiriyor.New Contaminants dergi­sinde yayımlanan araştırma­ya göre, mikroplastikler yal­nızca fiziksel atıklar değil.

Ay­nı zamanda zamanla evrilen çözünmüş organik kimyasal karışımların aktif bir kaynağı.

Araştırmacılar, nehirler, göller ve okyanuslar boyunca sürüklenen mikroplastikle­rin, suya sürekli olarak ‘mik­roplastik kaynaklı çözünmüş organik madde’ (MPS DOM) saldığını belirledi.

Bu salınım, plastikler güneş ışığına ma­ruz kaldığında belirgin biçim­de hızlanıyor ve yoğunlaşıyor.Dört plastik türü incelendiÇalışma kapsamında polietilen (PE), polietilen te­reftalat (PET), polilaktik asit (PLA) ve polibütilen adipat ko-tereftalat (PBAT) olmak üzere dört yaygın plastik türü incelendi.

Bu plastiklerin ka­ranlık ve ultraviyole ışık koşul­ları altında suya bıraktıkları kimyasallar, doğal sularda bu­lunan çözünmüş organik mad­deyle karşılaştırıldı.

Floresans spektroskopisi, yüksek çözü­nürlüklü kütle spektrometri­si ve kızılötesi analiz gibi ileri tekniklerle yapılan ölçümler, her plastik türünün kendine özgü bir kimyasal “imza” oluş­turduğunu gösterdi.Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, mikrop­lastiklerin saldığı bu kimya­sal karışımların, doğal orga­nik maddeden daha zengin ve biyolojik olarak daha ak­tif olması.

Katkı maddele­ri, kopmuş polimer parçala­rı, monomerler, oligomerler ve foto-oksidasyonla olu­şan moleküller bu görünmez bulutun temel bileşenlerini oluşturuyor.

Özellikle PET ve PBAT gibi aromatik yapı­ya sahip plastikler, daha kar­maşık ve çeşitli kimyasal ka­rışımlar üretiyor.Güneş ışığı karbon salımını artırıyorÇalışmanın baş yazarı Jiu­nian Guan, mikroplastiklerin etkisinin yalnızca gözle görü­len kirlilikle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Mikroplastik­ler, su ortamlarında zamanla değişen görünmez bir kimya­sal bulut oluşturuyor.

Bulgu­larımız, güneş ışığının bu sü­recin ana itici gücü olduğunu ve plastiklerden salınan mole­küllerin, nehirlerde ve toprak­larda doğal olarak üretilenler­den belirgin biçimde farklılaş­tığını gösteriyor” dedi.Deneyler, güneş ışığına ma­ruz kalmanın tüm plastik tür­lerinde çözünmüş organik karbon salımını ciddi ölçüde artırdığını ortaya koydu.

Özel­likle ‘biyolojik olarak parça­lanabilir’ olarak etiketlenen PLA ve PBAT gibi plastikler, daha az kararlı kimyasal ya­pıları nedeniyle en yüksek sa­lımı gerçekleştirdi.

Bu bulgu, çevre dostu olarak sunulan bazı plastik türlerinin, su or­tamlarında beklenenden da­ha karmaşık kimyasal etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.Salım hızını kimyasal sınırlama belirliyorAnalizler, mikroplastiklerin suya kimyasal salımının belirli ritimde ilerlediğini ortaya koydu.

Bu süreç, sudaki madde miktarından çok plastiklerin yüzey yapısı ve maruz kaldığı koşullarla şekilleniyor.

Özellikle güneşten gelen ultraviyole ışık altında, kimyasal geçiş yavaş ama sürekli devam ediyor.

Zamanla plastiğin yapısı değişiyor; alkol ve asit türevleri artarken, ftalat gibi katkı maddeleri de suya daha kolay karışıyor.

Su ekosistemleri için ciddi riskBilim insanları, mikroplastiklerin oluşturduğu görünmez kimyasal kirliliğin su ekosistemlerini ciddi boyutta tehdit ettiği uyarısında bulundu.

Suda çözünen bu maddeler, mikroorganizmaların faaliyetlerini etkileyerek besin döngüsünü bozabiliyor.

Ayrıca metaller ve diğer kirleticilerle etkileşime girerek su kalitesini düşürüyor.

İlgili Sitenin Haberleri