Haber Detayı
‘Stok yok’ ile e-ticarette satışlar yüzde 40 düştü
E-ticarette kampanya dönemlerinde yaşanan satış kayıplarının önemli bir bölümü stok sıkıntısından kaynaklandı. 2025’te kampanya sırasında stokta kalmayan ürünlerde potansiyel satış kaybı yüzde 25 ile yüzde 40 arasında gerçekleşti. Bu durum sadece satışları değil, marka güvenini de olumsuz etkiledi.
Nurdoğan A.
ERGÜNE-ticarette ‘stok yok’ uyarısı, sadece o anki satışı değil, markanın geleceğini de vuruyor. 2025’te e-ticaret savaşlarında kazananı, fiyat ya da kampanyalar değil stok yönetimi belirledi. 2025’te kampanya dönemlerinde yaşanan satış kayıplarının önemli bir bölümü stok problemlerinden kaynaklandı.Kampanya sırasında stokta kalmayan ürünlerde potansiyel satış kaybı yüzde 25 ile yüzde 40 arasında gerçekleşti. 4Bu durum yalnızca satış performansını değil, marka güvenini de olumsuz etkiledi.
Anlık stok takibi yapan markalar, satış kaybı yaşanmadan önce aksiyon alma avantajı elde etti.30’dan fazla ülkede binin üzerinde markaya hizmet veren e-ticaret ve perakende analitiği şirketi BrandZone, 2025 e-ticaret kampanyalarını mercek altına aldı. 82 kategoride, 200’den fazla marka ve 200 binin üzerinde ürünü kapsayan analiz, yıl boyunca kampanya sayısının artmasına rağmen kampanya başına elde edilen satış performansının birçok kategoride gerilediğini ortaya koydu.Kampanya trafiği satın almaya yansımadı2025’te kampanya sıklığının tarihi seviyelere ulaştığını belirten BrandZone kurucu ortağı Cem Köz, “Verilere göre birçok marka yıl içinde 8-12 ana kampanya dönemine girerken, elektronik ve gıda kategorilerinde bu sayı 15’e kadar çıktı.
Kampanya yoğunluğunda elektronik kategorisi açık ara lider oldu.
Ancak bu yoğunluk, tüketici algısında kritik bir kırılma yarattı.
Kampanyalar artık ‘kaçırılmaması gereken fırsatlar’ olmaktan çıktı ve beklenirse yeniden karşılaşılabilecek sıradan bir duruma dönüştü.
Sonuç olarak kampanya trafiği artarken, satın alma dönüşümleri aynı hızda yükselmedi” dedi.Tercihler ‘tekil’ yerine ‘paketli’ ürüne kaydıSektörel trendlere bakıldığında ise, FMCG, kozmetik ve gıda kategorilerinde 2025 yılı boyunca belirgin bir yön değişimi yaşandı.
Fiyat indirimi odaklı kampanyaların yerini çoklu alım, set ve paket kurguları almaya başladı.
Özellikle kozmetik kategorisinde paket kampanyaları, tekil ürün indirimlerine kıyasla daha yüksek sepet tutarı ve daha düşük iade oranı sağladı.
Tüketici, ucuz üründen ziyade “mantıklı fırsatı” tercih etti.Sürekli indirim, güven kaybı getiriyorTüketici, 2025’te kampanyalara daha temkinli yaklaşmaya başladı.
Sürekli indirim algısı, özellikle FMCG ve kozmetik kategorilerinde güven kaybına yol açtı.
Yorum, puanlama ve duygu analizleri, fiyat mesajının tek başına yeterli olmadığını net biçimde ortaya koydu.
Tüketici, insert’te gördüğü kampanyanın online kanallardaki fiyat ve stok karşılığını daha yakından takip etmeye başladı.
Gıda kategorisinde sağlıklı yaşam ve içerik bilgisi, kozmetikte ise cilt sağlığı vurgusu satın alma kararlarında daha belirleyici oldu. ‘Güven veren’ kampanyaların satış performansının belirgin şekilde daha güçlü olduğu görüldü.2025’te karar alma biçimleri değişti2025, yalnızca bir kampanya yılı değil, e-ticarette karar alma biçimlerinin değiştiği bir kırılma yılı olarak öne çıktı.
Fiyatın tek başına yeterli olmadığı, görünürlük, stok sürekliliği ve tüketici algısının satış performansını doğrudan etkilediği bir dönem yaşandı.
Aynı indirim oranına sahip ürünler arasında, stok devamlılığı, içerik kalitesi ve influencer etkisine bağlı olarak ciddi satış farkları oluştu.Elektronik kategorisinde fiyat hala güçlü bir kaldıraç olmaya devam etti.
Ancak Buy Box’ını (sepete ekle) kaybeden ürünlerde kampanya dönemlerinde satışların ortalama yüzde 25 düştüğü gözlemlendi.
Buy Box fiyat, stok durumu, teslimat süresi ve satıcı performansına bağlı olarak “Satın Al” butonu kimin kazandığını belirleyen kritik bir alan olarak öne çıktı.İndirim yapan değil, analiz eden kazandıAnalize göre, 2025’te başarılı olan markaların ortak noktası, kampanyaya yalnızca fiyat indirimiyle değil, hazırlık yaparak girmeleri oldu.
Kampanyadan haftalar önce ürün içeriklerini güncelleyen, görsellerini optimize eden ve stok planlamasını yapan markalar daha yüksek dönüşüm oranları yakaladı.
Insert kampanyalarını dijital kampanyalarla senkron planlayan markalar, kampanya süresince daha güçlü performans sergiledi.
Aynı indirim oranına sahip iki üründen, içerik puanı daha yüksek olan ürün daha fazla satış yaptı.Kampanyanın sıklığı değil, planlısı kazandırdıYıl sonu analizleri, daha az ama planlı kampanya yapan markaların kampanya başına satış performansının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Sürekli kampanya yapan markalarda “kampanya yorgunluğu” belirginleşirken, nadir kampanya yapan markalar kampanya dönemlerinde daha güçlü satış performansı yakaladı.
Kampanyanın sıklığı değil, anlamı satış yarattı.2025, yapay zekanın e-ticarette destekleyici bir araç olmaktan çıkıp karar mekanizmalarının merkezine yerleştiği yıl oldu.
Yapay zeka, fiyat, stok, Buy Box ve görünürlük verilerini birlikte analiz ederek yalnızca ‘ne oldu’yu değil, ‘neden oldu’yu ve ‘ne yapılmalı’yı da ortaya koydu.
Aynı zamanda stok riski ve görünürlük kaybını satış düşüşü yaşanmadan önce işaretleyen bir erken uyarı mekanizması olarak çalıştı. “E-ticarette oyunun kuralları yeniden yazılacak”Türkiye e-ticaret sektörü 2025 yılını güçlü bir büyümeyle kapatmaya hazırlanıyor.
Yıl sonu itibarıyla sektörün yaklaşık 5 trilyon TL işlem hacmine ulaşması, yıllık büyümenin ise yüzde 45–50 bandında gerçekleşmesi bekleniyor.Türkiye’nin genç ve teknolojiyi hızla benimseyen tüketici profili, e-ticaretin büyümesini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Online alışveriş yapan kullanıcı sayısı artarken, dijital kanallardan satış yapan işletmelerin sayısında da her yıl istikrarlı bir yükseliş yaşanıyor. ikas Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Namoğlu’na göre, e-ticaretin GSYH içindeki payının yüzde 7.5 seviyesine ulaşması, bu dönüşümün ekonomik ölçekteki etkisini de ortaya koyuyor.Namoğlu, “Bugün e-ticaret, Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarından biri haline geldi. 2026’da rekabet artacak, tüketici beklentileri daha da yükselecek.
Bu dönemde altyapısı güçlü, operasyonu sade ve ölçeklenebilir yapılar kuran markalar öne çıkacak.
Önümüzdeki yıl, e-ticaretin daha geniş kitlelere yayıldığı ve oyunun kurallarının yeniden yazıldığı bir dönem olacak” dedi.Kampanyayı akıllı yönetenler, 2026’da kazanacakYapılan analizden çıkan net mesaja göre, kampanyalar artık yalnızca kısa vadeli satış araçları değil, marka güvenini ve uzun vadeli performansı yöneten stratejik kaldıraçlar olarak ele alınmalı.
Veriye bakıp sonradan reaksiyon veren değil, veriyle önceden planlama yapan markalar öne çıkacak. 2026’da kazananlar, daha çok indirim yapanlar değil, kampanyayı daha akıllı yönetenler olacak.