Haber Detayı
Mavi bölgelerden dersler
Mavi bölgelerden dersler
Dünya’nın beş farklı bölgesi: İkarya (Yunanistan), Sardinya (İtalya), Nikoya (Kosta Rika), Loma Linda (Kaliforniya), Okinawa (Japonya).
Ortak bir özellikleri var: 100 yaşına ulaşan insan sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla çok daha fazla. “Mavi bölgeler” olarak bilinen bu toprakların farklılığı sadece 100 yaşına ulaşmak değil, 100 yaşına daha sağlıkla ulaşmak.
Mavi bölgelerde obezite, diyabet, kalp hastalıkları gibi yaşlanan nüfusun temel problemleri olan kronik hastalıkların sıklığı çok daha az.
Haliyle bilim insanlarının odak noktası haline gelen bu beş bölgenin yaşam tarzı yirmi yılı aşkın bir süredir araştırılıyor.
ORTAK BESLENME DENKLEMİ YOK 100 yaşına ulaşan insanlar tabii fiziksel olarak aktifler, bedenleri doğal yaşamın bir parçası olarak çevreleriyle uyumlu bir hareket halinde.
Onları motive eden ve yaşam sevinci veren amaçları ve hayalleri var.
İnançlılar, sevdikleri insanlarla beraber yalnızlığa karşı koyuyorlar.
Peki ya beslenmeleri?
Beslenme konusuna gelince denklemi bu kadar rahat açıklayamıyoruz.
Elbette sağlıklı besleniyorlar, sofradan tıka basa dolu midelerle kalkmıyorlar ama yine de bu beş bölgenin hangi beslenme alışkanlığı ortak diye soracak olursanız günümüze kadar yapılan araştırma sonuçlarıyla ortak bir yanıtın halen bulunmadığını söylemek mümkün.
Günlük enerji alımları İkarya’da 1500 kkal’den az iken, Sardinya’da 2600 kkal.
Sebze ve meyve tüketim sıklıkları Sardinya’da haftada 5,5 kez iken, Nikoya’da 10,6 kez.
Belki bu etmenlerin her biri sağlıklı yaşam süresini uzatmada önemli, belki diyetin tüm bileşenleri topyekûn bir sinerjiyle sağlıklı yaşam sonuçları doğuruyor.
HANGİ BESİNLER DİYETLERİNDE YOK?
Ama belki de soruyu farklı bir şekilde sormak gerekiyor. “Mavi bölgelerde yaşayan insanlar hangi ortak besini tüketiyor ya da hangi ortak beslenme alışkanlığına sahip?” yerine “Mavi bölgelerin diyetlerinde hangi besinler yok?” sorusu üzerinde düşünülmeli.
Geçen hafta yayımlanan Amerika Beslenme Rehberi 2025-2030’un ilk sayfasındaki ilk öneriyi yüz yıllardır yaşam tarzı haline getirmiş topluluklar yaşıyor mavi bölgelerde.
Ultra işlenmiş besinleri tüketmiyorlar.
Aynı yeni rehberde önerdikleri gibi mavi bölgelerin geleneksel diyetlerinin merkezinde “gerçek besinler” var.
Doğal ya da doğal haline en yakın, paketlenmemiş, ilave şeker ya da ilave tuz içermeyen, endüstriyel yağların ve pişirme yöntemlerinin kullanılmadığı gerçek besinler.
Mavi bölgelerin konumundan dünyaya bakınca her şeyin hızlı ve paketli tüketildiği merkezlerden biraz izole olmak gerçek besin üretimini ve tüketimini kolaylaştırıyor elbet.
BELKİ BİR GÜN ÜLKEMİZDE… Aslında “ultra işlenmiş besinlerden uzak durun” önerisi yeni geliştirilen bir öneri değildi.
Bizim topraklarımızda da hep söylendi, hâlâ söyleniyor ve gelecekte de çok daha fazla söylenecek.
Türkiye Beslenme Rehberi 2022’de çokça vurgulandı.
Bu besinlerin marketlerde ekonomik ve ergonomik açıdan kolay ulaşılabilir özellikleri çocuklarımızın, gençlerimizin, hatta biz yetişkinlerin dahi kontrol edemediği bir beslenme çevresi içerisinde cazibelerine direnemediğimiz bir etki yaratıyor.
Ama bu etki enerji içeriği yoğun, diğer taraftan besin değeri bir o kadar “boş” olan sahte besinlerin vücudumuza girmesine neden oluyor.
Onun için gelin karbonhidratı, proteini, yağı tartışmadan önce ultra işlenmiş besinleri hayatımızdan çıkartalım, çocuklarımızın öğünlerinden, beslenme çantalarından uzak tutalım ve en önemlisi bu konudaki bilincimizi geliştirelim.
Belki bir gün bizim ülkemizde de mavi bölgeler keşfedilir.