Haber Detayı

Grönland: ABD’nin saldırganlığı, Avrupa’nın acizliği
Ali rıza taşdelen aydinlik.com.tr
19/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Grönland: ABD’nin saldırganlığı, Avrupa’nın acizliği

Grönland: ABD’nin saldırganlığı, Avrupa’nın acizliği

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı “ele geçirme” isteğini ve bunu “ya müzakere yoluyla ya da gerekirse askeri yöntemlerle” yapma konusundaki kararlılığını sürdürüyor.

Trump’ın bu çıkışı karşısında Avrupalılar şaşkın durumda.

Ne yapacaklarını nasıl bir yol izleyeceklerini bilmiyorlar.

Atlantik kampında stratejik bir kırılma yaşanıyor.

Söz konusu olan Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka’ya bağlı özerk bir adanın ele geçirilmesi.

Atlantik sisteminde ilk defa bir NATO ülkesi diğer bir NATO ülkesi topraklarını işgal edeceğini ve ele geçireceğini söylüyor.

Trump, Atlantik kampına yani NATO’ya bir bomba atmıştır.

Uzmanlar bu durumu jeopolitik bir değişim olarak değerlendiriyor ve birçok Avrupalı lider ve diplomat bu olayın NATO’nun sonunu getireceğini söylüyor.

Dört bir yana yumruk sallayan Trump Hitler’in çizmelerini giymiş ve Biden’laşmıştır.

Trump, Grönland’ı anlaşarak ele geçirirse Atlantik kampında ve NATO’da büyük bir yara açacaktır.

Eğer askeri olarak işgal ederse NATO diye bir şey kalmaz.

Kalsa bile üye ülkelerin birbirlerine olan güveni sarsılır ve NATO’nun 5.

Maddesi anlamını yitirir. 5. maddede, NATO’ya üye bir ülkeye yapılan saldırının tüm üye ülkelere yapılmış sayılacağı ve kolektif yanıt verileceği belirtilir.

Görüşlerine değer verdiğim Avrasyacı analist Pierre Duval durumu şöyle özetliyor: “ABD artık Avrupalıların sadık dostu değil.

Avrupalılar, Ukrayna’ya destek vererek son kozlarını da kaybetti.

Jeopolitik bir tsunami yaşanıyor ve bu tsunami, Avrupa’yı mevcut siyasi liderlerinden arındıracak.” Evet, Avrupa ancak bu küreselci liderleri sırtından atar ve milliyetçi güçler iktidara getirirse belki o zaman ABD’ye kafa tutar, yıkılan Rusya ilişkilerini onarır ve yüzünü Asya’ya döner.

Ama ne yazık ki bugün durum Avrupalılar açısında hiç de iyi görünmüyor.

VENEZUELA’DA SUTULAR, GRÖNLAND’DA TESLİM OLDULAR Avrupalı liderler, ABD’nin egemen bir ülke olan Venezuela’ya saldırısına ve Cumhurbaşkanı Maduro’yu kaçırmasına ses çıkarmadı.

Trump’ı değil Maduro’yu suçladılar.

Ses çıkarmadıkları ve destekledikleri eşkıya Trump, şimdi de onların toprağına saldırıyor.

Şaşkınlıkları bundan.

Kararlı bir tutum alacak ve kendi topraklarını savunacak güçleri yok.

Sadece kuru ve havada kalan açıklamalarda bulunuyorlar.

O KADAR!

Örneğin Fransa Cumhurbaşkanı geçen çarşamba günü “Donald Trump’ın Grönland hakkındaki açıklamalarını hafife almıyoruz” eğer “Avrupa’daki bir müttefik ülkenin egemenliği etkilenirse, bunun sonuçları daha önce görülmemiş bir domino etkisi yaratır” diyor.

Elbette “Danimarka ile tam bir dayanışma içinde hareket edeceğini” de sözlerine ekliyor.

O kadar!

Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve İngiltere de ortak bir açıklama yapmışlar: “Danimarka ve Grönland ile ilgili konularda karar verme yetkisi yalnızca Danimarka ve Grönland’a aittir” demişler.

O kadar!

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, NATO içinde “karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm” bulunacağını umduğunu, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius “Berlin’in, ABD’nin adayı kontrol altına almak için bir operasyon başlatması durumunda Avrupa’nın kullanabileceği seçenekleri Kopenhag ile görüştüğünü” söylemiş.

O kadar!

Haydi, Danimarka ve Grönland’ın yöneticilerinin feryadı anlaşılabilir; toprağını ellerinden almak istiyorlar.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, “ABD’nin Grönland’ı ilhak etmesi halinde NATO’nun sonunun geleceğini” öngörüyor ve “ABD böyle bir saldırı kararı alırsa her şey biter” diyor.

Grönland ve Danimarka dışişleri bakanları, geçen hafta çarşamba günü Beyaz Saray’da Marco Rubio ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile konuyu görüşmek üzere bir araya geldi.

Ama bu görüşmeden bir uzlaşma çıkmadı.

TRUMP’I YATIŞTIRMA POLİTİKASI İZLİYORLAR Herkes, “Avrupa Trump’ın bu saldırganlığına karşı ne yapacak” diye soruyor.

Liderler, içi boş lafların dışında bu saldırıyı nasıl göğüsleyecekleri ve ABD’yi nasıl durduracakları konusunda ortaya bir çözüm atamıyor.

Medyada, uzmanların ve adını vermeyen diplomatların düşünce ve önerilerini görüyoruz: Politico’ya göre bir AB’li diplomat, “Avrupa ülkeleri, Kuzey Kutbu’nun güvenliğine daha fazla yatırım yapabilir ve ABD’nin Grönland’ın maden zenginliklerinden yararlanabileceğini vadedebilir” diyormuş.

Yine birçok diplomat “Trump’ın Grönland üzerindeki baskısının Çin ve Rusya ile ilgisi varsa, Danimarka’dan adadaki Amerikan askerlerinin varlığını artırmasını kolayca talep edebilirmiş.” Yine basına göre AB liderleri ABD Başkanı ile çatışmak yerine uzlaşmaya yöneliyorlarmış.

ABD’YE KARŞI KOYACAK BİR AVRUPA YOK Eğer Trump kafasına koymuşsa Avrupalılar onu durduramayacak.

Yapacakları her şey sembolik ve dostlar alışverişte görsün misali olacak.

Çünkü Avrupa derin bir ekonomik krizin ve çöküşün eşiğinde: Bir taraftan Rusya düşmanlığının bedelini, ucuz gazın kesilmesiyle ortaya çıkan enerji kriziyle ödüyorlar.

Diğer taraftan, ABD’nin gümrük tarifelerini artırması krizi daha da derinleştiriyor.

Başta otomotiv sanayi olmak üzere birçok sektörde rekabet gücünü yitiriyor ve fabrikaların kapanmasına yol açıyor, işçiler sokağa atılıyor ve yoksulluk giderek artıyor.

Aynı zamanda, askeri olarak da ABD’ye bağımlı olmaları ve Ukrayna’ya destek için mühimmat depolarının boşalması ellerini kollarını bağlıyor.

Grönland’a göndereceği asker sayısının komikliğini belirtmeye bile gerek yok.

Politico gazetesi “Brüksel’in ılımlı tepkisi, Avrupa’nın içinde bulunduğu ikilemi gösteriyor.

Trump’ın, Amerikan çıkarlarına zarar verildiğini düşünürse ticaret veya Ukrayna konusunda misilleme yapmasından korkan AB, çoğunlukla onun tehditlerine karşı çekingen bir tavır sergiledi” diye uyarıyor.

İlgili Sitenin Haberleri