Haber Detayı
Neden TRÇİ ?
Tek kutuplu dünya sisteminin sona erdiğini ifade eden Prof. Dr. Topsakal, ‘Karışık bir dünyada, güçlü ülkelerle güvenli alan kurmak zorundayız.’ dedi. Doğu Akdeniz’in önemine ve Türkiye, Rusya, Çin ve İran’ın ortak kaderine işaret etti
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof.
Dr.
İlyas Topsakal, Ulusal Kanal’a özel açıklamalarda bulundu.
Topsakal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türkiye-Rusya-Çin ittifakı önerisine ilişkin, “Bölgemizde güvenli alanı nasıl kuracağız?
Kimler kurabilir güvenli alanı?
Güçlü ülkeler.
Bunu yapacak olan Türkiye, Rusya, Çin.” dedi.
Topsakal, İran ile ilgili de “Türkiye’nin varlığında İran’ın varlığı çok önemli.
İran’ın varlığında da Türkiye’nin varlığı çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
Topsakal, Türkiye ve bölgeyle ilgili gelişmeler için şu değerlendirmeleri yaptı: ‘GENEL BAŞKAN’IN TESPİTİ TARİHSEL GERÇEKLİK’ “Sayın Genel Başkanımızın (Devlet Bahçeli) tespiti tarihsel gerçeklik.
Çünkü Sovyet sonrası düzende Varşova Paktı yıkıldığı zaman Amerika tek güç kaldı.
Günceli de tespit etmek lazım.
Amerika eski gücünde değil, kaybettiği gücünü ve kontrolü kaybettikten sonra yeni bir düzen kurulması gerekiyor.
Bu düzeni nasıl kurarımın karşılığı bu. ‘İNSANLAR SAVAŞTAN KURTULAMADI’ “İki kutupluyken çok basitti dünya.
Batı ve Doğu bloklarının konseptleri belli, yapacakları faaliyetler belli.
Ama Amerika, hegemon olduktan sonra 2010’lu yılların başına kadar dünyayı hunharca kullandı.
Mutluluk getireceğini söyledi, insanlara vaatler verildi, liberal düzenin iyi bir düzen olduğu söylendi ama baktığınız zaman Doğu Avrupa başta olmak üzere Rusya, Hindistan, Çin, Güney Amerika, Afrika -bakın dünyanın 4’te 3’ünü saydık- buradaki insanların hiçbirisi ölümden kurtulamadı.
Hastalıktan kurtulamadı.
Savaşlardan kurtulamadı.
Yani emperyalist zihniyetin sömürü düzeninin geçmişini anlatmıyorum. ‘RUSLARIN KIRMIZI ÇİZGİLERİ VAR’ “2010’dan itibaren siyaset belgeleri görmeye başladık.
Bu böyle gitmiyordu yani.
İlk önce bu uyarının Rusya’dan geldiğini görüyoruz.
Rusya o belgelerde diyordu ki dünya eskisi gibi olmayacak, Doğu Avrupa çok tehlikeli, biz işte Malta’da bir anlaşma yaptık ama anlaşma şartlarını hiçbir şekilde ne Avrupa Birliği ne ne NATO konsepti ne de Amerika, tabi Amerika asıl; bizi dinlemiyorlar, iş çok tehlikeli boyuta gidiyor.
Niye?
İşte Doğu Avrupa’da istikrarsız alanlar oluşuyor.
Birincisi Ukrayna, ikincisi aslında gözden kaçtı.
Beyaz Rusya, oradaki olayları biliyorsunuz.
Bakın Ukrayna’da o dönemde bir sürü bilimsel çalışmalar yaptık.
Bakın burada savaş kapıda, Rusların kırmızı çizgileri var, çiğnemeyin.
Nedir?
Rusya’nın bu alanına girmeyin.
Ukrayna’daki Rus azınlıklara, özellikle Rus Ortodoks azınlığa dokunmayın.
Rus diline dokunmayın.
Bu bölge kırmızı hat bölgesi. ‘SAVAŞIN SEBEBİ RUSLAR DEĞİL’ “Anlaşma ne yazıyor, anlaşmanın içerisinde ne var?
Doğu Avrupa’daki ülkeler NATO konseptine girmeyecekler.
Tehdit olan silahlar bu bölgede konuşlandırılmayacak.
Nükleer kısıtlamalar getirilecek.
Rusya’ya bir alan sağlanacak orada.
Kendi güvenlik alanı.
Ama onu çiğnediler.
Savaşın sebebi bu.
Savaşın sebebi Ruslar değil.
Defalarca bu açıklandı.
Ama nihayetinde istenmeyen hadiseler ve bugün milyonlarca insanın öldürüldüğü bir alan.
İkincisi sadece burada Gürcistan olaylarını hatırlıyor musunuz?
Önce Gürcistan sonra Ermenistan karıştı değil mi?
Karabağ Operasyonu’nu biliyorsunuz; orada Rusya, Türkiye hatta Pakistan değil mi?
Çin dayanışması oldu değil mi? ‘ABD ÇİN’İN POTANSİYEL RAKİP OLDUĞUNU GÖRDÜ’ “Biden seçildiği zaman, ‘Dünya düzeni işlemiyor.
O zaman yeniden dünyaya bir şekil vermek gerekiyor.’ dedi.
Yani diyor ki dünyayı Amerika artık yönetemiyor.
O zaman yönetecek şekilde yeniden bir düzen kurmak lazım.
O zaman ne yapacak?
Amerika güçlü bölgesel devletler, gri alanlar ve güvenli alan ister mi?
İstemez.
O zaman bütün bölgesel alanların güvensiz hale gelmesi gerekir.
O yüzden şimdi Amerika’nın gözünde Çin gerçek.
Amerika askeri güvenlik belgesi de bu hafta yayınlandı.
Şimdi Çin’in gerçekten potansiyel bir rakip olduğunu görüyor.
Yani bunu hem ekonomik olarak, ekonomik olarak kesinlikle görüyor.
Sadece askeri alanda Rusya kadar kapasitesinin olmadığını biliyor.
O zaman ‘Rusya ile Çin’in bir araya gelmemesi lazım’ konsepti değil mi?
Gelirse birisi ekonomiyi tamamlıyor, öbürü de eksik olan askeri kapasiteyi sağlıyor.
O zaman dünyada bir denge kuruluyor aslında. ‘DÜNYA BİR TARAFA DOĞRU GİDİYOR’ “Avrupa Birliği kendi kendine karar veremiyor.
Askeri olarak da zaten hiçbir şey yok.
Gücü yok.
Demek ki dünya bir tarafa doğru gidiyor.
En avantajlı ülkeler; bir Rusya, çok erken fark etti siyaset belgesinde.
İki Çin, zaten bir sistem var orada.
Dolayısıyla otomatik yeniliyor risk alanlarını.
Üç Hindistan.
Dört Türkiye.
Çok önemli bir ülke Türkiye.
Bazen çok hayır var olumsuz işlerde.
O FETÖ darbesi, o hain darbenin olumlu yansıması; devlet nasıl kendini revize etti.
Milli güçler nasıl bir araya geldi.
Bunlar çok olumlu.
Beşinci ülke aslında Brezilya’ydı.
Brezilya çok ilerlemişti ama siyaset işte bak tehlikeli.
Bizde de aynı tehlikeler var.
Siyasette kaybettiğiniz zaman bütün projeleriniz boşa çıkabiliyor. ‘ÇİN’İN DE OLMASI GEREKİR’ “Rusya ve Türkiye çok benzeyen iki ülke.
İnsan kapasitesi olarak, insan olarak çok benziyor.
Kesiştiğimiz kümenin en ortak noktası Türk Cumhuriyetleri. 200-300 yıl bunlar beraber yaşadılar.
Genetik olarak oralardan göç eden insanlarız ve akrabayız yani ister istemez.
Genel Başkanımızın da dediği şey, Türkiye-Rusya ve bu tabii yetmez, bir de Çin’in burada olması gerekiyor.
Peki Türkiye’nin çeperi neresi?
Türkiye’nin tarihsel çeperi Afrika’nın kuzeyi.
Filistin de biziz aslında. 100 yıl evvel biz de oradaydık.
Bu coğrafyada zaten Suriye, Lübnan, Irak, İran.
Bu coğrafya bizim tarihsel kardeşlerimiz.
Bu coğrafyanın savaşta olması otomatik olarak Türkiye’nin istikrarsızlık halidir.
Peki, bakın somut şeyleri sormak lazım.
Neden önemli Türkiye, Rusya, İran?
Beraber hareket etmeleri neden önemli?
Suriye’de kan akıyordu, oluk oluk kan akıyordu.
Milyonlarca insanın kanını kim durdurdu?
Astana Süreci değil mi?
Çok basit.
Astana Süreci’nde karar alındı. ‘İRAN, IRAK BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ’ Büyüklerimize iyi kulak vermek lazım.
Irak’a müdahale oldu.
Demokrasi yokmuş falan.
Kaç sene oldu?
Tam 25 senedir insanlar, çocuklar, kadınlar tecavüze uğradı.
Öldürüldüler. 2 milyona yakın çocuk, kadın öldürüldü bu bölgede.
Ve herkes yerinden oldu.
Hiç kimsenin malı mülkü kalmadı.
Sistem kalmadı.
Kim kaybetti?
Irak, İran çok önemli bizim için.
Suriye’de de aynı olmadı mı?
Kim kaybetti?
Herkes kaybetti.
Buraya bunlar demokrasi için gelmiyor.
Yani insanlar birbirini öldürsün diye geliyor.
Türkiye’nin varlığında İran’ın varlığı çok önemli.
İran’ın varlığında da Türkiye’nin varlığı çok önemli.
İkisinin varlığı da Rusya’nın varlığında çok önemli.
Türkiye güvende ise Rusya güvende.
Rusya güvende ise Türkiye güvende. ‘GÜVENLİ ALAN KURMAK ZORUNDAYIZ’ “Şimdi güvenli alan kurmak zorundayız, bu dünya karışık.
Güvenli alanı biz nasıl kuracağız?
Kimler kurabilir güvenli alanı?
Güçlü ülkeler.
Bunu yapacak olan Türkiye, Rusya, Çin.
Genel Başkanımızın dediği gibi.
Mantıklısı bu.
Türkiye ne yaptı son dönem?
Türk Devletleri Teşkilatı.
Hatta Macaristan.
Türkiye de konseptini ona göre güvenli alana çevirdi.
Ama bu güvenli alana Rusya’nın da Çin’in de İran’ın da hizmet etmesi gerekiyor.” ‘EN ÖNEMLİ MERKEZ DOĞU AKDENİZ’ “Şimdi bu liberal sistem 2.
Dünya Savaşı’ndan sonra kim tarafından kuruldu?
Amerika.
Saldıran kim aslında?
İsrail, Amerika değil mi?
Birleşmiş Milletler’in yaptığı her şeyi boşa çıkardılar ve savaşı başlattılar.
Kime karşı?
Herkese karşı.
Demek ki dünyanın en önemli merkezi Doğu Akdeniz ve üçüncü alan oluştu mu?
Bir ara hatırlayın Hindistan’la Pakistan arasında da Keşmir meselesi oldu.
Bakın dördüncü alan.
Beşinci alan Tayvan’la Çin’in anlaşmazlıkları değil mi?
En nihayetinde en kötüsünü gördü dünya.
Bir devlet başkanını kaçırdılar yatağından.
Bir de bütün dünyaya öyle bir algı operasyonu ki biz bunu yargılayacağız.
Sanki hukuk kendi hukuku.
Venezuela’nın hukuku var.
Seçilmiş devlet başkanı değil mi?
İran’da da demokratik değilmiş insanlar.
Kararlarını kendi vermiyormuş.
Senin verdiğin kararlar belli.
Irak’ta milyonlarca ölü.
Libya’da arkanda enkaz.
Suriye’de perişan bir halk değil mi?
Bütün Afrika’yı mahvetmişsin.
Doğu Avrupa’yı mahvetmişsin.
Hristiyanları mahvetmişsin.
O zaman iddia demokrasi mi?”