Haber Detayı

ABD’nin Grönland’la; Grönland’ın ABD ile imtihanı -II-
Halil özsaraç aydinlik.com.tr
02/02/2026 00:00 (1 saat önce)

ABD’nin Grönland’la; Grönland’ın ABD ile imtihanı -II-

ABD’nin Grönland’la; Grönland’ın ABD ile imtihanı -II-

Geçen hafta, II.

Dünya Savaşı öncesinde Danimarka’nın, Grönland’ı, satılabilecek veya takas edilebilecek bir sömürge toprağı olarak gördüğünden; Soğuk Savaş döneminde ise jeopolitik güç alanına dönüşen Grönland’a sahip çıkma eğilimine girdiğinden bahsetmiş; nükleer silah menzillerinin artış eğiliminin baskısını yaşayan ABD’nin ilhak edemediği Grönland’da kısmî bir askerî yerleşim sağlayabildiğinden bahsetmiştik. 1972-1989: SOĞUK SAVAŞ’TA ABD VE DANİMARKA’DAN SOĞUYAN SOĞUK GRÖNLAND Soğuk Savaş yıllarında, Grönland’daki askerî üs, ABD’ye Rus nükleer saldırılarını erkenden tespit yeteneğini sağlarken Rusya’nın birincil nükleer hedefine dönüşen Grönlandlıların ABD askerî varlığından ve buna çanak tutan Danimarka’dan memnun kaldıkları pek söylenemez.

Grönland’da ilk huzursuzluk, Danimarka’nın AET’ye (günümüzde AB) katılmak istemesiyle yaşandı. 1972’de, Danimarka’da yapılan referandumda, Grönland’daki seçmenlerin çoğu AET’ye “hayır” derken, Danimarkalıların çoğu “evet” dediği için Grönland da, 1973’te, bir Danimarka toprağı olarak AET’ye katılmış oldu.

İklim şartları nedeniyle sanayi, tarım ve hayvancılıktan yoksun Grönland’ın güçlü Avrupa ekonomileri içinde ezileceğini bilerek AET’ye girilmiş olması, Grönland’da Danimarka’dan ayrılmanın tohumlarını attı.

Özetle, ABD üssü kurulmasına izin veren ve böylece Grönland’ı nükleer saldırı tehdidi altına sokan Danimarka’ya Grönlandlıların duyduğu öfke, AET’ye katılım nedeniyle zirve yaptı.

Nitekim, Ocak 1979’da yapılan bir referandumdan sonra Danimarka, Grönlandlıların %73,1’inin özerklik istediğini öğrenmiş oldu.

Aynı yıl Danimarka, Grönland’a içişlerinde özerklik tanımak zorunda kaldı.

Dahası, Şubat 1982’de, Özerk Grönland’da yapılan referandumda, Grönlandlıların %53’ü AET’den çekilme lehine oy kullanınca, şok yaşama sırası Danimarka’ya gelmiş oldu. 1 Ocak 1985’te Grönland, AET’den resmen çekildi.

Günümüzde AB pasaportu taşımakla beraber, Grönlandlılara AB Hukuku uygulanmaz ve AB’nin Grönland’dan ithal ettiği ürünler, Gümrük Birliği kurallarına veya niceliksel kısıtlamalarına da tabi değildir.

Grönland için, Danimarka ve AB’den özerk olmak da yeterli değildi.

Hedef, ABD askerî varlığından kurtulmak için bağımsızlığını kazanmaktı.

Grönland, öncelikle uluslararası görünürlüğünü artırmanın yollarını aramaya başladı.

Nitekim, 24 Eylül 1985’te, Grönland, eski bir Danimarka toprağı olan İzlanda ve Danimarka’nın diğer bir özerk yönetimi olan Faroe Adaları ile Batı İskandinav Parlamenter İşbirliği Konseyi’ni kurdu. 1997’de adı, Batı İskandinav Konseyi olarak değiştirilecek olan bu uluslararası kurumdan dışlanan Danimarka, “Grönland kuşunun kafesten uçmaya çalıştığını” anladı.

ABD’nin anavatanını savunmak için Grönland’a duyduğu ihtiyaç kadar; Danimarka’nın da Grönland’ın jeopolitiği üzerinden siyasi ve ekonomik kazanımları devam ettirmeye ihtiyacı vardı.

Bu nedenle Danimarka, Grönland’ı mümkün olduğunca “özerk” statüde tutmanın, yani “Grönland’ın bağımsızlığına giden yolda” zaman kazanmanın yollarını aramaya başladı.

Nitekim, 1989’da özerklik yetkileri genişletildikten sonra polis teşkilatı ve adli işler haricindeki içişleri yetkilerinin büyük kısmını elde etmek, Grönlandlıları 20 yıl daha oyalamış oldu. 1993-2009: GRÖNLAND, ABD İÇİN KENDİNİ FEDA ETMEK İSTEMİYOR! 1993’te, yeni yetenekler kazandırılan ve adı Pituffik Uzay Üssü olarak değiştirilen Thule Hava Üssü, ABD’nin en kritik kıtalararası balistik füze (ICBM) erken uyarı ve izleme tesisi olmasının yanında, ABD savunmasını destekleyen küresel uydu ağını kontrol merkezine de dönüştürülmüş oldu.

Burası, günümüzde de ABD füze savunma mimarisinin en kilit noktasıdır.

Uzmanlara göre, bir ABD-Rus nükleer düellosunda, Pituffik Uzay Üssü, Rusya’nın birincil hedefleri arasında bile birinci sırada olacaktır.

ABD, Danimarka ve Özerk Grönland ile 6 Ağustos 2004’te imzaladığı Igaliku Savunma İşbirliği Antlaşması ile Pituffik Uzay Üssü’nü askerî uçakları için bir “yakıt ikmal noktası” olarak da kullanım iznini aldı.

Bu antlaşma ile ABD, B-21 gibi nükleer bomba taşıyabilen uçakların uzun mesafeli uçuş görevlerinde Grönland’ı bir “ikmal” üssü olarak kullanmanın hesabını yapıyordu.

Fakat, ABD için bu da yeterli değildi ve Grönland’ı, Alaska’daki gibi, 7/24 kullanıma hazır yüzlerce balistik ve binlerce anti-balistik füze ile donatmak istiyordu.

Danimarka’nın kendilerini ABD belasından kurtaramayacağından emin olan 57.000 Grönlandlı ise, kademeli şekilde özerkleşmekten, nihayetinde ise tam bağımsız olmaktan başka çarenin kalmadığını anlamıştı.

Danimarka-Grönland Ortak Hükûmet Komisyonu’nun “daha fazla özerklik” baskısına direnemeyen Danimarka, Kasım 2008’de Grönland’da referandum yapılmasına izin vermek zorunda kaldı.

Referandumdan “geniş yetkilerle özerklik” lehine %75,5’lik bir sonuç çıkması üzerine Danimarka Parlamentosu, Haziran 2009’da Grönland’a “kendi kaderini tayin hakkı” da dâhil geniş ölçekli yetki devrini sağlayan bir yasayı çıkarmak zorunda kaldı.

Bu yasaya göre, Özerk Grönland; başta polis teşkilatı ve yargı yetkileri olmak üzere, eğitim, sağlık, doğal kaynaklar ve çevre dâhil toplam 32 alanda, genişletilmiş yetkilere sahip oldu.

Ayrıca, bu yasa ile Gröndland dili, resmî dil olurken, Grönlandlıların uluslararası hukukta ayrı bir halk olarak tanınmasını Danimarka kabul etmiş oldu.

Danimarka’nın, Grönland’a devretmemiş olduğu dışişleri, savunma, para birimi ve anayasal konular (Danimarka Yüksek Mahkemesi kararları) için ise Danimarka ile Grönland arasında “müzakere mekanizması” da oluşturuldu.

Bununla birlikte, Danimarka’nın veto yetkisi saklı kalmak kaydıyla, Grönland Yönetimi’ne uluslararası antlaşmalar müzakere ve imza yetkisi de tanınmış oldu.

Böylece “yarı bağımsızlaşmış” Özerk Grönland Devleti’nin önünde, Grönland’ın eşsiz jeopolitiğini -nükleer savaşın ortasında bırakma olasılığını göz ardı ederek- süreklilikle ABD’ye pazarlamakta olan Danimarka’dan kurtulmak için fazlaca bir “bürokratik” engel kalmamıştı; ama, ekonomik engel, çok büyüktü.

Grönland’ın artık “yarı özerk yarı bağımsız” olması, Grönland’daki askerî altyapısını daha fazla genişletmek isteyen ABD’yi elini çabuk tutmaya zorluyordu. 2009 sonrası yıllar, ABD’nin kendilerini istemeyen Gröndland’ı ve Grönland üzerinden jeopolitik çıkarcılık yapan Danimarka’yı Pituffik’e F-35 konuşlandırması ve Rus/Çin deniz faaliyetlerini izlemek için Grönland kıyılarına radar ağı donatması için baskı yaptığı dönem olacaktı. 2009: EMPERYALİZMDEN KURTULMAK İSTEYEN GRÖNLAND’IN AYAĞINA TAKILAN “EKONOMİ” PRANGASI 2009 Grönland Özerk Yönetim Yasası, Danimarka’nın Grönland’a yıllık 3,44 milyar Danimarka kronu hibe etmesini; bu hibenin de fiyat ve ücret endeksine göre yıllık olarak artırılmasını sağladı.

Aynı yasa, Grönland’da çıkarılan yer altı kaynaklarından elde edilecek gelirlerin de Grönland’da kalmasını öngörmekteydi.

Fakat, bu gelirin yıllık 75 milyon Danimarka kronunu aşması durumunda, Danimarka’nın ödeyeceği hibenin yarı yarıya azalması kuralı da konmuştu.

Bu kısıtlamanın, Grönlandlıların kendi yer altı kaynaklarını çıkarma motivasyonunun önünü kesmek için kurgulandığı açıktır.

Zira, dünyanın en büyük adası olan ve %85’i buzla kaplı olan Grönland’da yaşayan 57.000 kişinin geçim kaynağı büyük ölçüde balıkçılıktır (ihracatının %95’i).

Grönland’da kamu gelirlerinin yarısı Danimarka hibesi iken, kamu sektörü de ulusal istihdamın yaklaşık yarısını oluşturur.

Grönland’ın, ABD’den kurtulabilmek için, dış ticaretinin %50’sini gerçekleştirdiği Danimarka’dan koparak bağımsızlığını ilan etmesi; bağımsızlığını ilan edebilmek için de kendi ayaklarının üzerinde duran bir ekonomiye sahip olması; bunun için de, nadir toprak madenciliği ve turizm sektörlerine acilen dev bütçeli yatırımcılar bulması gerekiyordu. “ABD fedailiğinden kurtulmak” nihaî hedefi; “bağımsızlık” ana hedefi; “maden ve ulaştırma altyapısını hazırlamak” ara hedeflerine yönelen Grönland’ın, önüne çıkarılan emperyalist engellere de değineceğiz.

Haftaya…

İlgili Sitenin Haberleri