Haber Detayı

KOSGEB’ten yeni strateji: Destekle ve dönüştür
Sektör haberleri dunya.com
16/10/2025 00:00 (2 ay önce)

KOSGEB’ten yeni strateji: Destekle ve dönüştür

 KOSGEB, destek mekanizmalarını, “destekle ve dönüştür” yaklaşımı ile yalnızca kuruluş aşamasında değil, işletmelerin büyüme ve küresel ölçekte gelişim süreçlerinde de yanlarında olacak şekilde tasarlayacak. KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, illerde düzenlenecek toplantılarda KOSGEB'in 2028 yılına kadar uzanan strateji ve hedeflerinin paylaşılacağını kaydetti.

Ferit PARLAKKüçük ve Orta Ölçekli İş­letmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) destek mekanizmalarını, “destekle ve dönüştür” yaklaşımı ile yalnız­ca kuruluş aşamasında değil, iş­letmelerin büyüme ve küresel ölçekte gelişim süreçlerinde de yanlarında olacak şekilde ta­sarlayacak.KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, yeni dö­nem KOSGEB stratejisi olarak belirlenen “destekle ve dönüş­tür” yaklaşımı doğrultusunda, desteklerin yeniden yapılandı­rıldığını, destek mekanizmala­rını yalnızca kuruluş aşamasın­da değil, işletmelerin büyüme ve küresel ölçekte gelişim sü­reçlerinde de yanlarında olacak şekilde tasarladıklarını söyledi.Ankara Sanayi Odası ile KOS­GEB iş birliğinde düzenlenen “KOBİ’ler İçin Destek ve Dönü­şüm Programları Bilgilendir­me Toplantısı”nda konuşan İb­rahimcioğlu, KOSGEB’in yeni dönem vizyonuna dikkat çeke­rek, sanayisi gelişmiş illerden başlayarak tüm ülke genelin­de “Destek ve Dönüşüm” bilgi­lendirme toplantılarını gerçek­leştirmeyi hedeflediklerini de söyledi.İllerde düzenlenecek toplantılara, üreticilerin da­vet edileceğine ve KOSGEB’in 2028 yılına kadar uzanan stra­tejik planı ve hedeflerinin pay­laşılacağını kaydeden İbrahim­cioğlu, bu toplantılarda ayrıca yeni dönem KOSGEB stratejisi olarak belirlenen “destekle ve dönüştür” yaklaşımı doğrultu­sunda yeniden yapılandırılan destek programlarına ilişkin detayların aktarılacağını dile getirdi. “KOSGEB olarak viz­yonumuzu ‘yalın, erişilebilir ve dijital bir kurum olmak’ üzerine inşa ettik” diyen İbrahimcioğ­lu, destek mekanizmalarını yal­nızca kuruluş aşamasında değil, işletmelerin büyüme ve küre­sel ölçekte gelişim süreçlerinde de yanlarında olacak şekilde ta­sarladıklarını vurguladı.“Teşvik sistemi verimlilik odaklı olmalı”Teşvik sisteminin yeniden düzenlenmesi ve verimlilik te­melinde ele alınması zorunlu­luğunu dile getiren Ankara Sa­nayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, bu kapsamda yapılması gere­kenleri sıralayarak, “Verimli­lik odaklı teşvik sistemine geç­memiz; KOBİ’lerimizin dijital dönüşümünü hızlandırmamız; Ar-Ge’ye dayalı üretimi yaygın­laştırmamız; Yüksek katma de­ğerli sanayi yatırımlarını önce­liklendirmemiz gerekiyor” de­di.

Türkiye’nin Dünya Rekabet Edebilirlik Endeksi’nde 2021 yılında 51. sırada iken 4 yılda 15 basamak gerileyerek 2025 yı­lında 69 ülke arasında 66. sıra­da yer aldığının altını çizen Baş­kan Ardıç, “Bu tablo, rekabet gücümüzde ciddi bir zayıflama yaşandığını ve yapısal bir reka­bet sorunumuzun bulunduğu­nu açıkça göstermektedir” diye konuştu.“Artık, sadece üretmek yetmiyor”Seyit Ardıç, artık sadece üret­menin yetmediğini, daha akıl­lı, temiz ve verimli üretmek ge­rektiğini vurguladı.

Veriye da­yalı, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu döngüsel üretim mo­dellerinin Türk sanayisinin re­kabet gücünü belirleyen en te­mel faktörler haline geldiğini dile getiren Başkan Ardıç, “Ar­tık sadece üretmek yetmiyor; daha akıllı, daha temiz ve da­ha verimli üretmek gerekiyor.

Dünya artık sadece ne kadar ürettiğimizle değil, nasıl üretti­ğimizle ilgileniyor.

Enerji tüke­timinden ham madde kullanı­mına, atık yönetiminden teda­rik zincirine kadar her adımda sürdürülebilirlik ölçülüyor” ifadelerini kullandı.“Dijitalleşme için kamu desteği şart”Dijitalleşmenin firmalar açı­sından, üretimde verimliliğin, rekabet gücünün ve sürdürü­lebilirliğin temel şartı olduğu­nu ifade eden Ardıç, küresel çe­tin rekabet koşullarında, diji­tal teknolojileri iş süreçlerine entegre eden işletmelerin hem maliyet avantajı elde ettikleri­ni hem de pazarlarını genişlet­me fırsatı bulduklarını söyledi.İkiz dönüşümün tüm dün­yayı etkisi altına aldığına dik­kat çeken Başkan Ardıç şunları söyledi: “Enerji izleme sistem­leri, akıllı üretim teknolojile­ri, atık geri kazanım çözümle­ri ve karbon izleme yazılımları gibi birçok temel altyapı unsu­runun sanayimize entegre edil­mesi, kritik önemdedir.

KOS­GEB başta olmak üzere destek kuruluşlarımızın ulusal politi­kalar doğrultusunda bu dönü­şümü etkin bir şekilde destek­lemesi ve yönlendirmesi, reel sektörün temel beklentisidir.” Verimliliğin artık sadece bir üretim kriteri değil; rekabetin, kârlılığın ve sürdürülebilir kal­kınmanın da anahtarı olduğu­nu söyleyen Başkan Ardıç, şöy­le devam etti:“Son dönemde yapılan bir çalışmaya göre, çalışan başına katma değer artışında Türki­ye’nin performansı, maalesef dünya ortalamasının gerisinde kalmıştır. 2003-2017 dönemin­de Türk sanayisinde çalışan ba­şına katma değer yıllık ortala­ma yüzde 3,25 artarken, 2017– 2023 döneminde yüzde 0,35 oranında bir verimlilik kaybı yaşanmıştır.” Ardıç, “Oysa bi­zimle aynı gelir grubundaki ül­kelerde bu oran 2003-2017 ara­sında yüzde 4,25, 2017–2023 döneminde ise yüzde 2,47 artış seviyesindedir.Dünya genelin­de bir yavaşlama var, ama Tür­kiye bu yavaşlamayı çok daha sert yaşıyor; verimlilik artışın­dan, verimlilik kaybına geçi­yoruz.

Yani üretim yapıyoruz, ama her geçen yıl daha az kat­ma değer üretiyoruz.

Artık ra­kiplerimizle fiyat üzerinden de­ğil, verimlilik üzerinden reka­bet etmemiz gerekiyor.

Üretim gücünü büyütmenin yolu, daha fazla kaynak harcamaktan de­ğil, aynı kaynakla daha fazla de­ğer yaratmaktan geçiyor” açık­laması yaptı.“Verimlilik için destekler yetersiz”Ekonomik büyümenin ve is­tihdamın temel direği olan KO­Bİ’lerin, ikiz dönüşüm ve ve­rimlilik yatırımlarında en çok finansman güçlüğü yaşadıkla­rını ifade eden Başkan Ardıç, “Özellikle makine-teçhizat, ya­zılım ve nitelikli personel gi­derlerinin destek üst limitle­rinin yetersiz kaldığı ifade edi­liyor.

Bu noktada, KOSGEB’in sunduğu destek modellerinin daha yüksek oranlı, daha esnek ve piyasa koşullarına duyar­lı hale getirilmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.Tür­kiye’de ilk olan ASO Model Fab­rika’nın, hem Ankara’daki hem de diğer illerdeki firmaların ve­rimliliğini artırmaya yönelik önemli bir işlev gördüğünü an­latan Başkan Ardıç, “Öğren dö­nüş programı başta olmak üze­re farklı ürünlerle işletmeleri­mize destek olmak için gayret sarf ediyoruz.

KOSGEB’in bu konuda sağlayacağı özel deste­ğin, bu sürecin daha fazla fir­mamıza yayılması ve verimli­lik odaklı yaklaşımların sanayi­mizin genelinde kabul görmesi açısından kritik önemde oldu­ğunu değerlendiriyorum” ifa­delerini kullandı.ASO olarak ikiz dönüşüm ve verimlilik ar­tışını birlikte yürütmeyi sana­yinin geleceği için stratejik bir öncelik olarak gördüklerini an­latan Başkan Ardıç, “Sanayici­lerimizin; dijital yetkinliklerini geliştirmek, karbon yönetimi konusunda bilgi sahibi olmala­rını sağlamak, yerli yeşil tekno­loji çözümlerine erişimini ko­laylaştırmak için kapsamlı ça­lışmalar yürütüyoruz.

Ayrıca üniversiteler, teknoparklar ve Ar-Ge merkezleriyle iş birliği içinde dijital ve yeşil dönüşüm farkındalığını artırmak için gi­rişimlerimizi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.“Dönüşümü izleyen değil, yönlendiren olmak”ASO olarak, bu dönüşümü sadece izleyen değil, aktif ola­rak yönlendiren bir pozisyonda olmayı önemsediklerini belir­ten Ardıç, “TÜBİTAK ve KOS­GEB iş birliği ile desteklenen Yeşil İnovasyon Mentorluk programıyla, firmalarımızın üretimlerinin çevreye duyar­lılığını ve yenilik yönetim ka­pasitesini ölçüyoruz; eksikleri noktasında öneriler sunan iki ayrı rapor hazırlıyoruz.

Üyele­rimizin KOSGEB ve TÜBİTAK gibi destek kuruluşlarımızın programlarından azami ölçüde yararlanabilmesi için, teknik bilgilendirme ve proje geliştir­me çalışmaları sürdürüyoruz, konusunda tecrübeli uzmanla­rımız aracılığıyla ücretsiz yön­lendirme ve danışmanlık hiz­meti veriyoruz” dedi.“Eğitim sistemi gençleri doğru yönlendirmeli”Başkan Ardıç, “Maalesef gençlerimiz evde oturuyor; on­ları ekonomik ve sosyal siste­me yeterince entegre edemi­yoruz.

Üniversite mezunu iş­sizliğinde Avrupa’da ilk sırada yer alıyoruz.

Ayrıca, üniversite mezunu işsizlik oranının genel işsizlik oranından daha yük­sek olduğu tek ülke konumun­dayız” açıklaması yaptı.

Ardıç sözlerini şöyle sürdürdü: “Mev­cut tablo, eğitim sistemimizde ciddi yapısal sorunlarla kar­şı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.

Son günlerde 2012 yılından beri uygulanan 4+4+4 zorunlu eğitim sistemi­nin kısaltılması ile ilgili tartış­malar gündemde.Bizim esas ihtiyacımız, öğrencilerimizin yeteneklerini ve potansiyelle­rini erken yaşlardan itibaren doğru şekilde yönlendirecek bir eğitim sistemi kurmaktır.

Eğer akademik başarı vaat et­meyen öğrenciyi mesleki eği­time yönlendiremezsek, sayı­sı 208’i bulan üniversitelerimi­zin kontenjanlarını doldurmak için gençlerimizi başarısız ola­cakları bölümlere yönlendir­miş oluruz.

Bu gençlerimiz bir şekilde mezun olduktan sonra da masa başı iş arayacak, bula­mayınca da ya diplomalı işsiz­ler ordusuna katılacak ya da ni­teliksiz işlerde çalışmak zorun­da kalacaktır.”“Yabancı işçi daha ucuz”ASO Başkanı Seyit Ardıç, üretim, ihracat yapan sanayicilerin çalışan bulmakta zorlandığını dile getirdi.

Ardıç, “Firmalarımız çözümü yabancı işçi getirmekte buluyor.

Özellikle mavi yaka çalışan ihtiyacının her geçen gün arttığı bir dönemdeyiz.

Bu durum, iş gücünün yokluğundan değil bizim talebimizle mevcut iş arayanların eşleşmemesinden yani beceri uyuşmazlığından kaynaklanıyor.

Sizlerle sahada gözlemlediğimiz çok dikkat çekici bir veriyi paylaşmak istiyorum.Sanayicilerimizin ülkemizde kurulu fabrikasında çalışan mavi yakalı personelin maliyeti doğu Avrupa ülkelerindeki fabrikalarında çalıştırdıkları mavi yakalıdan euro bazında yüzde 50’den daha fazladır hatta bazı firmalarda bu oran yüzde 100 düzeyindedir.

Eğitim, istihdam ile entegre bir müfredata kavuşmadıkça ve ekonominin ihtiyaçlarına göre hızlı bir şekilde adapte olmadıkça sanayimizin rekabet gücü artmayacaktır” şeklinde konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri