Haber Detayı
Türk operasının usta sanatçısı Mesut İktu'yu yitirdik: Bir ışık söndü...
Türkiye’de opera geleneğinin oluşmasına ve Türk eserlerinin dünyada tanınmasına önemli katkılar sunan usta sanatçı Mesut İktu hayatını kaybetti. İktu için bugün AKM Türk Telekom Opera Sahnesi’nde tören düzenlenecek.
Türkiye’deki opera geleneğinin oluşmasına ve ülkenin klasik müzik alanında dünyada tanınmasına katkıları ile bilinen usta opera sanatçısı Mesut İktu yaşamını yitirdi.
İktu için bugün saat 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Sahnesi’nde tören düzenlenecek.
Usta sanatçı Üsküdar Şakirin Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından, Ümraniye Ihlamurköy Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Yurtdışında; Almanya, Romanya, Amerika Birleşik Devletleri, Eski Yugoslavya, Bulgaristan, Etiyopya, Kenya, İtalya, Belçika, Rusya Federasyonu, Slovakya, Azerbaycan, Gürcistan, Polonya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Yunanistan, Brezilya, Norveç, Avusturya, Hollanda, Macaristan ve Belarus’ta çeşitli opera eserlerinde rol alan, orkestra eşlikli konserler veren, sayısız resitaller sunan ve çok sayıda ödülü bulunan Mesut İktu Türk eserlerinin yurtdışında tanıtılması amacıyla konser programlarına bestecilerimizin eserlerini almayı ilke edinmiş bir ustaydı. ‘ÇOK ÖNEMLİ YAPI TAŞLARINDANDI’ - RENGİM GÖKMEN (Orkestra şefi) Mesut İktu Türk operasının çok önemli yapı taşlarından birisiydi.
Kendisi ile ilk sahne deneyimimiz 1982 yılında erken yaşta yitirdiğimiz abisi, benim de çok sevdiğim, saydığım opera sanatçısı Mustafa İktu’un genç yaşta kaybından sonra İDSO ile Gustav Mahler’in “Toprağın Şarkısı” isimli eserinden “Veda” bölümüyle başlamıştı.
Daha sonra birçok konserde sahneyi paylaştık.
Onun hem sanatçı yeteneğini hem de yöneticilik becerisini her zaman takdirle izlerdim.
Türk opera ve Türk bale sanatlarına büyük hizmetler yapmış son derece dirayetli yönetim tarzıyla opera tarihimizde önemli bir yer edinmiş olan Mesut İktu’nun anısı önünde saygı ile eğiliyorum. ‘BİZİM NESİL OPERAYI TUTKUYLA YAPTI’ - YEKTA KARA (Opera sanatçısı/ Rejisör) Opera sanatçılığı her şeyden önce tutku anlamına gelir.
Tutkulu olmak.
Nedir bu tutkulu olmak?
Yaptığı işe, çalıştığı kuruma, hizmet sunduğu o kurumdaki idarecilik görevlerine yönelik eğer bir sanatçı tutkuluysa o zaman onun hizmeti sonsuzdur.
Mesut İktu benim için çok değerliydi. 80’li 90’lı yıllarda o tutkuyu birlikte yaşamış insanlarız.
Aynı sahneyi paylaştık ve bu bizim için çok önemliydi.
Bizim nesil için çok çok önemliydi.
Sonra aynı kuruma hizmet ettik.
İdarecilik anlamında pek çok şeyi paylaştık.
Ve de şunu söyleyebilirim.
Mesut İktu gibi her şeyi kendi benliğinin önüne koyan, o tutkuyu yaşayan, yaşatan bir tavır ne yazık ki sonra ben çok görmedim.
Bu anlamda o tutku meselesini çok önemsiyorum. 80’li 90’lı yıllardan itibaren her şeyi paylaştığım, o ortak tutkuyu sahneye taşıdığımız, birlikte oyunculuk yaptığımız, sonra aynı kuruma hizmet ettiğimiz ve de idarecilik anlamında da çok şey paylaştığımız bir arkadaşımızdı.
Benim çok sevgili bir dostumdu.
Kaybı çok büyüktür.
Bana ne olursa olsun ama ben sanatımla, onu en iyi biçimde icra etmekle, hizmet sunduğum kurumla, oradaki görevlerimle, idarecilik görevlerimle bunu başarmak istiyorum diyor.
Ama bugüne baktığınızda “Olursa olur” var.
Hayır bunu kabul etmez.
Opera sanatı bunu affetmez.
Tutku yoksa hiçbir şey olmaz.
Bizim nesil böyle bir nesildi.
Dilerim o tutku inşallah miras olarak bir örnek olur ve yeni nesillere de geçer. ‘MİNNET BORÇLUYUZ’ - TAN SAĞTÜRK (Devlet Opera ve Balesi genel müdürü/Bale sanatçısı) Türk operasının öncü isimlerinden, değerli sanatçımız, önceki dönem müdür ve sanat yönetmenlerimizden Mesut İktu’yu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Mesut İktu, Türkiye’de güçlü bir opera geleneğinin oluşmasına ve ülkemizin klasik müzik alanında uluslararası düzeyde tanınırlığına çok kıymetli katkılar sunmuş; sanatı, emeği ve yetiştirdiği öğrencilerle iz bırakmış bir isimdir.
Birlikte Milli Kültür Şurasında çalışma fırsatı bulmuş, Genel Müdürlük sürecimde de değerli fikirlerine sık sık danışıyordum.
Türk operasına verdiği tüm emekler ve özverili çalışmaları için kendisine minnet ve şükranlarımı sunuyor; başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine, öğrencilerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. 'ESERLERİ BİZE EMANET' - CANER AKGÜN (İDOB müdürü/Opera sanatçısı) İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde solist sanatçı olarak birçok esere can vermiş, sanat yönetmeni ve Müdür olarak ise önemli bir vizyonla çalışmalara yön vermiş Mesut İktu aynı zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yöneticilik ve akademisyenlik görevlerini başarıyla sürdürmüş ve profesör unvanıyla birçok gencin sanat yaşamına ışık olmuştur.
Çok büyük bir kayıp.
Opera yaşamımızın geçmişi ve günümüz arasında köprü niteliğinde bir değerimizi kaybettik.
Emanetini geleceğe taşımak için var gücümüzle çalışacağız. ‘KALICI BİR İZ BIRAKTI’ - MURAT CEM ORHAN (Orkestra şefi/Besteci) Mesut İktu’nun vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Opera sanatına uzun yıllar boyunca verdiği emek; kurumlara ve sanatçılara sunduğu katkı, çalışkanlığı ve zarafetiyle hafızalarda saygın bir yer edindi.
Özellikle Türk eserlerinin doğru yorumla, özenle ve hakkıyla seslendirilmesi konusundaki hassasiyeti; yerli repertuvarın görünürlüğünü ve niteliğini artırmaya yönelik titiz yaklaşımı, sanat hayatımıza kalıcı bir iz bırakmıştır. ‘MİRASI YAŞAYACAK’ - REMZİ BUHARALI (AKM sanat yönetmeni) Opera sanatının ülkemizdeki gelişimine ve sahne performanslarına etkin katkı sağlayan Mesut İktu abimizin vefatıyla Türk opera sahnesi çok kıymetli bir duayenini kaybetti.
Sahneye adanmış bir ömür, sayısız genç sanatçıya yol gösteren bir usta...
Hatırası, sanatı ve bıraktığı miras yaşamaya devam edecek.
Sanata ve genç kuşaklara bıraktığı iz, daima hatırlanacaktır.
Her dönemin kendi ışığı vardır; o ışık sönünce geriye sadece yankısı kalır.
Mesut İktu ustamızın yetiştirdiği seslerin yankıları adını yaşatmaya yetecektir.