Haber Detayı

Anadolu
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
04/01/2026 04:00 (1 gün önce)

Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi” yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü geçmiş ve gelecek şimdinin içindedir. “Geçmiş” i şimdi anlayıp değerlendiririz, “Gelecek” i şimdi tasarlayıp planlayabiliriz.

Geçmiş ve gelecek, “şimdi” nin içindedir.

Şimdi, şu anda, şu günde, şu haftada, şu ay ve yılda, olayları anlamak, olguları kavramak için, hayal dünyasından çıkıp gerçeklerle yüzleşmek için Türkiye’nin üzerine oturduğu Anadolu’yu bilmek zorundayız.

O halde Google’da bulunan ansiklopedik kaynaktan öğrenelim: Anadolu, Anadolu Yarımadası veya coğrafi olarak Asya Kıtası’nın tüm özelliklerini içerdiğinden Küçük Asya , Asya kıtasının en batısında Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi arasında kalan yaklaşık 537 bin kilometrekarelik bir alanı kaplayan dağlık bir yarımadadır.

Batıdan doğuya olan uzunluk 1000 km’den fazla, genişlik ise 400 km’den 600 km’ye kadardır.

Osmanlı döneminde “Anadolu”nun geleneksel doğu sınırı olarak Fırat Nehri kabul edilirken Cumhuriyetle birlikte Birinci Türk Coğrafya Kongresi’nden sonra Türkiye’nin Asya’da kalan kısmının tümü aynı coğrafi terime dahil edilmiştir.

Günümüzde yaygın olarak Türkiye’nin Asya kıtasında kalan topraklarının adı olarak kullanılır.

Anadolu, Asya ve Avrupa’nın birleşim noktasındaki stratejik konumu nedeniyle tarih öncesi çağlardan beri birçok uygarlığın beşiği olmuştur.

Yeryüzünün en eski yerleşkelerinden bazıları Cilalı Taş Devri’nde Anadolu’da kurulmuştur.

Çatalhöyük, Çayönü, Nevali Çori, Hacılar, Göbekli Tepe ve Mersin (Yumuktepe) yerleşkeleri Cilalı Taş Devri’nden kalmadır.

Truva yerleşkesi de Cilalı Taş Devri’nde kurulmuş ve Demir Çağı’na doğru uzanmıştır.

Sümer, Asur, Hitit, Yunan, Lidya, Kelt, Pers, Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu, Moğol ve Osmanlı gibi onlarca medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Yüzlerce dil ve lehçeyi barındırır.

Anadolu, Hıristiyanlığın ilk doğduğu ve geliştiği topraklardan biridir.

Uzun yıllar bu topraklar Doğu Roma olarak anılmaktadır. 11. yüzyıldan itibaren Türkler tarafından iskân edilmiş ve yönetilmiştir.

Özellikle 1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesi’nden itibaren Müslüman Oğuz Türkleri Anadolu’ya akın etmiştir.

Etimoloji : Anadolu sözcüğü Yunanca doğu veya gündoğumu anlamındaki sözcükten türemiştir.

Bizans İmparatorluğu döneminde orta Anadolu’nun bir kısmı imparatorluğun merkezine doğuda olmasından kaynaklı doğu askeri idari birimi ya da Anatolikon Themas olarak adlandırılmaktaydı.

Anatolikon Theması Afyon, Isparta, Konya, Kayseri ve Mersin yörelerini kapsamaktaydı.

Osmanlı döneminde ise Anatoli, merkezi önce Ankara (1393-1451), sonra Kütahya (1451-1827) olan kuruluş tarihi ve protokol olarak ikinci beylerbeyliğinin adıdır.

Beylerbeyliği’nin (daha sonraki ismiyle eyalet) doğu sınırlarını Antalya, Isparta, Afyonkarahisar, Ankara, Çankırı ve Sinop oluşturmaktaydı.

Beylerbeyliği’nin komşuları (kuzeyden güneye) Rum Eyaleti, Karaman Eyaleti, Adana Eyaleti’dir. 19. yüzyılda genel anlamda imparatorluğun Asya Kıtası’nda kalan ve Türklerle meskûn olan bölgesini tanımlamak için kullanılmıştır.

Coğrafya : Yarımada hâkim dağlık arazidedir.

Büyük kısmı, doğuda yarı çöl Anadolu Yaylaları ve Ermeni Yaylası tarafından işgal edilmiştir.

Anadolu Platosu’nun içi, marjinal Kuzey Anadolu Dağları (kuzeyde) ve Toros Dağları (güneyde) ile sınırlanan Anadolu Yaylası tarafından işgal edilmiştir.

Ege, Akdeniz ve Marmara Denizi kıyıları boyunca Akdeniz bitki örtüsü ile dar ovalar vardır.

Tanımlama : Anadolu; kuzeyde Karadeniz, güneyde Akdeniz, batıda Ege denizi, kuzeybatıda Marmara Denizi ile sınırlanmış bölgedir.

Doğuda ise tarihsel olarak İskenderun Körfezi’nin güneyindeki Akdeniz kıyılarından sonra 40. meridyen ile Van Gölü arasında bir çizgi olarak kabul edilir ve kuzeyde sınır, Çoruh Nehri’nin alçak seyri ile kabaca çakışır.

Cumhuriyetin ilanından itibaren ise Anadolu Türkiye’nin Asya’da kalan kısmıyla eşanlamlı olarak kullanılmıştır.

Yarımada, Asya’nın diğer tüm bölgelerine kıyasla batıdadır.

Anadolu coğrafi olarak daha çok Avrupa’ya benzemektedir.

Çünkü bütün Akdeniz’in kuzeyi Avrupa kabul edilmektedir.

Anadolu da coğrafi olarak kendisinden çok farklı özellikler barındıran Asya ülkelerinden (Çin, Hindistan, İran vb.) çok, Akdeniz’in kuzeyindeki Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi Avrupa ülkelerine benzemektedir.

Doğal sebepler siyasi olayları da etkilediği için Anadolu’nun, tarihte Asya’dan çok Avrupa ile münasebetleri olmuştur.

Bütün bunlara rağmen Anadolu’nun Asya içinde düşünülmesi, onun güçlü bir Asya kültürüne sahip olmasındandır.

Tarih boyunca Asya kültürü, kendisinin batısındaki Anadolu’ya akmıştır.

Asya kökenli Türklerin, eski Yunan-Roma coğrafyası olan Anadolu ’daki (ki Diyarı Rum tabiri tam da bunu anlatır) varlığı bunun maddi bir göstergesidir.

İlgili Sitenin Haberleri