Haber Detayı
‘Dikkat dağınıklığını kendi kendine çözemez’
Dikkat dağınıklığı bir çocuk zaafı ya da disiplin sorunu değil, profesyonel destekle yönetilmesi gereken nörogelişimsel bir süreç. Birçok ebeveynin kendi kendine çözer diyerek ertelediği bu durumun ardında yatan bilimsel gerçekleri uzmanlar anlatıyor.
Ömür Kurt Dikkat dağınıklığı, bazı anne babalar tarafından çocuğun zaafıymış gibi algılanıyor.
Hatta çocuğun kendi kendine çözmesi gereken bir sorun olduğu bile düşünülebiliyor.
Oysa dikkat dağınıklığı veya eksikliği yardım alınması gereken bir konu.
Ne yapılması gerektiğini işin uzmanları, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Çocuk ve Ergen ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.
Dr.
Ali Evren Tufan ile Ege Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.
Dr.
Elif Ulu’ya sordum. - Çocuklardaki dikkat dağınıklığının nedeni nedir?
Ali Evren Tufan: Çocuklarda dikkat dağınıklığı uzun süreli olduğunda ve akran ilişkileri, ev, okul gibi farklı ortamlarda görüldüğünde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), otizm spektrum bozukluğu (OSB), özgül öğrenme bozukluğu (ÖÖB) gibi nörogelişimsel veya anksiyete, depresyon gibi ruhsal bozukluklar akla gelebilir.
Diğer yandan kısa süreli, tek bir ortamda gözlenen ve işlevi bozmayan dikkat dağınıklığı ise normal gelişim sürecinde gözlenebilir.
Bu tür durumlardan şüphelenildiğinde çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirme yapılmasıyla dikkat dağınıklığının nedeni belirlenerek tedavi uygulanabilir.
TEKNOLOJİ HIZLANDIRIYOR - Teknolojik yasaklar dikkat dağınıklığının önüne geçer mi?
Elif Ulu: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireyin dikkatini sürdürmesini, davranışlarını kontrol etmesini ve enerjisini düzenlemesini zorlaştıran nörogelişimsel bir bozukluktur.
Nörogelişimsel bir bozukluk olduğu için teknolojinin aşırı kullanılması nedeniyle gerçekleşmez.
Ancak teknoloji dikkatin dağılmasında hızlandırıcıdır.
Yapılan çalışmalar, günde üç saati aşan ekran süresinin DEHB semptomlarını 2.5 kat arttırdığını söylemektedir.
Örneğin hızlı ödül döngüsü sunan dijital içerikler çocuklarda ve ergenlerde henüz olgunlaşmamış dikkat sistemini buna alıştırır.
Çocuğun dikkat süresini de bu nedenle iyice kısaltır.
Ancak teknolojiyi yasaklamak çözüm değildir.
Yapılması gereken süre, içerik ve bağlamın düzenlenmesidir.
A.
E.
Tufan: Ekran karşısında fazla zaman geçirilmesi, uyku uyanıklık düzeninde sorunlar, ev ortamı ve aile etkileşimlerinin düzensiz, rutinlerden yoksun ve çatışmalı olması da çocukların dikkatlerinin dağılmasına neden olabilir.
Beslenme sorunları, fiziksel etkinlik düzeyinin kısıtlı olması ve artmış stres düzeyleri ise dikkat düzeyinin ötesinde çocukların genel olarak esenliği ve bilişsel işlevlerini olumsuz etkileyebilir.
Aşırı ekran süresi DEHB tanılı çocuklarda dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtilerini artırabilmektedir. - Peki, anne babalar ne yapmalı?
A.
E.
Tufan: Bu konuda yaygın olarak kabul edilen bir öneri “3-6-9-12 kuralı” olarak bilinmektedir ve üç yaş altı çocukların mümkün olduğunca ekran karşısında zaman geçirmemesini, altı yaş altında çocukların oyun odaklı konsollara maruz bırakılmamasını, dokuz yaş altının şahsi telefonlarının olmamasını, 12 yaş altındaki çocukların ise ebeveyn gözetimi olmadan bilgisayar, sosyal medya kullanmamalarını içermektedir.
E.
Ulu: Dikkatinin dağınık olması ya da dikkati toplamak çocuğun elinde olan bir durum değildir.
Bu tür düşünceler, suçlayıcıdır ve bu algı nedeniyle çocuk dikkatini yönetmeyi başaramadığında özgüven kaybı yaşayabilmektedir.
Özellikle kendini yetersiz görmeye başlayarak benlik saygısında düşüş olabilmekte ve bu durum çocukta ve ergende depresyon ile kaygı riskini arttırır.
Dikkat sorunları fark edildiğinde ise “İdare edelim!” denmemelidir.
Çevresel düzenlemelerle, ebeveyn rehberliğiyle ve gerektiğinde profesyonel destek alarak dikkat sorunları yönetilebilir.
Amaç çocuğu dünyadan koparmak değil, beynin ödül sistemini normalleştirmektir.
Tedavide önemli olan sırf ilaç veya psikolojik danışmanlık değildir.
Okul, aile ve uzmanın işbirliği yaptığı bütüncül bir yaklaşım en etkili olanıdır.
EVDE DENEYİN Toplumumuzda yemek yapmak yalnızca “annenin görevi”ymiş gibi algılanıyor.
Oysa bu doğru bir yaklaşım değil.
Kız çocukları ev işlerinde daha çok görevlendirilirken oğlan çocukları ev işlerine dahil edilmiyor.
Evde yaşayan herkes, cinsiyet ayırmaksızın, ev işlerinde görev üstlenmelidir.
Bunun için çocuklarınızla mutfağa girin, yemekleri birlikte hazırlayın.
Sonra da bunu yapmanın onlara kendilerini nasıl hissettirdiğini sorun.
HAFTANIN KİTABI Bursa’nın sırtlarında heybetlice yükselen Uludağ’a bu adı kim verdi acaba? “Dağın Kızı” bizi benzersiz bir maceraya sürüklüyor.
Yayınevi: 25m2 Kitap Yazar: Sinem Çelebioğlu Yaş: 9+ Sayfa: 96 HAFTANIN ETKİNLİĞİ Geçen hafta gösterime giren “Uzaylı Dostum Flik 4” bir çocuğun bir uzaylıyla tanıştıktan sonraki maceralarını anlatıyor.
Bu hafta ailece bu filmi izleyin.
Çocuklarınız çok sevecek.
HAFTANIN ŞARKISI Bu hafta Kayahan’ın “Ağaç ve Çocuk” şarkısını dinleyin ve bu şarkı hakkında sohbet edin.
Acaba Kayahan bir ağaca ve bir çocuğa neden şarkı yazmış olabilir?